• 04 Eylül 2011 16:33
  • 0
  • 3 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Nemrut

Bu yazıyı dinleyin
Bener E. Kavukçuoğlu 04 Eylül 2011 Nemrut


Bener E. Kavukçuoğlu

“Böyle bir yer olmadığını ben ispat ettim. ...Belgesini gönderin dedim, gösteremediler .”

Bu sözleri anımsıyor musunuz? Çok değil, daha 1  yıl  öncesinde söylenmiş sözler. Geçen hükümetin Çevre ve Orman Bakanı  Veysel  Eroğlu’nun Alliaoni antik kenti ile ilgili savunması.    Çabuk unutuyoruz; Alliaoni sular altında kaldı .

Sırada Nemrut varmış.

Buradaki Kommagene krallığı döneminden kalan 2000 yıllık  heykellerin durumu Sn. Günay’ın uykularını kaçırıyormuş. Ve buyurmuşlar :

“2 bin  yıllık heykeller Nemrut Dağı’nda yıpranıyorlar, aşağıya indireceğiz.”

 2000 yıldır yerlerinde duran heykeller 2011 yılında neden birden yerlerinden sökülmek  isteniyor , neden yerlerine replikaları konulmak isteniyor , arkasında neler vardır bilmemiz zor  ama eski Kahta Kültür ve Turizm Müdürü Sn. Mahmut Arslan ‘ın iddiası hiç de yabana atılacak gibi değil.

“ İmitasyon projesi Almanya’dan bir firmaya yaptırılmak isteniyor. Bunun perde arkasında siyasi bir isim var.”

Sn. Günay bölgedeki doğa  koşullarının heykeller üzerindeki olumsuz etkisini gösteriyor ki , ilk bakışta olumlu bir yaklaşım olmadığını söylemek zor.  Sn. Günay bu heykeller nedeni ile sadece uykusuz kalsa iyi , bir de uykusuz gecelerini yorgansız geçirmeyi bile göze almış:  “elimde olsa yorganımı üstlerine örterim”

Halbuki ODTÜ Kommagene Nemrut Koruma Geliştirme Programı Ekibi başkanı Prof.Dr. Neriman Şahin Güçhan  konuya farklı bakıyor.

"Heykellerin taşınması diye bir şey yok. Birkaç tane stelin taşınması söz konusu. Projemiz tamamlandı ve bakanlığa teslim edildi. Koruma kuruluna girecekti, o bekleniyordu ama kurullar lağvedildi. Tekrar onları kurana kadar görüşülemeyecek. Böyle bir şeyin olması için bilimsel açıdan bir gereklilik yok. Yaptığımız araştırmaların hepsi yerinde korumaya yönelik. Orada 400 tane taş varsa 30 tane stel (mezar taşı) var. Bunun 5'inin taşınmasını öneriyoruz.

Diğer blokları yerinde korumaya yönelik özel karışımlar ürettik. Kireç bazlı heykellere hiç zarar vermeyecek karışımlar üretildi. Bunlar alanda denendi. İyi sonuçlar verdi. Proje Günay'ın emriyle oluşturulan Bilimsel Danışma Kurulu'na sunuldu. Onlar da onayladı, beğeni ve takdirle karşıladı."
Sn Günay ise bunun tam aksini iddia ediyor.

“Korumaya yönelik öneriler arasında heykellerin iklim koşullarına daha dayanıklı hale gelmesi için kimyasallar ile kaplanması da var ama getirin o kimyasalları diyorum,  ortada yok”

Sanki Veysel Eroğlu konuşuyor.

Sn. Günay’ın bir diğer savunusu da  bölgedeki ısının eksi 40 dereceye kadar düştüğü. Prof. Güçhan bu konudaki çalışmalarının bölgedeki ısının en fazla eksi 18 dereceye indiğini gösterdiğini  ve  bu konu hakkındaki raporun da Bakana verildiğini söylüyor.

Devlet Meteroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün istatistiklerinde de Adıyaman’da 1975 ile 2010 yılları arasında yapılan ölçümlerde de  böylesine düşük bir sıcaklık gözükmediği gibi uzun yıllar içerisinde ölçülen en düşük sıcaklık 1972 senesinde eksi 14.4 derece  olarak verilmekte.

Bilimsel bir çalışma grubunun çalışmalarını, bu çalışmaları onaylayan Bilimsel Danışma Kurulu’nu, devletin resmi sıcaklık istatistiklerini yok sayan Sn. Günay’ın  uykusuz gecelerini neden yorgansız geçirmeyi göze aldığını anlamak zor.

Kendisinin söylediği gibi 10 yılda kendi yüzünde birşeyler olduğu gibi, 2000 yıldır bu heykellerin yüzlerinde birşeyler olmaması olanaksız. Kendisinin yüzünde olanları hepimiz yakınen biliyoruz ama bu heykellerin yüzlerinde neler yapılmak istendiğini anlamakta zorlanıyoruz.

 

Diğer Yazılar

Stockholm sendromu 28 Mayıs 2020

Turizm yalanları 17 Mart 2020

Boş senaryo 13 Ocak 2020

Yok eden turizm 28 Ağustos 2019

Ateş bacayı sarmadan 13 Kasım 2011

İzindeyiz 29 Ekim 2011

'turkey ' siz turkey 16 Ekim 2011