• 18 Temmuz 2020 22:39
  • 0
  • 2 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Nerdesiniz, neden sesiniz çıkmıyor

Bu yazıyı dinleyin
Fehmi Köfteoğlu 18 Temmuz 2020 Nerdesiniz, neden sesiniz çıkmıyor

Almanya’nın Türkiye'ye uyguladığı seyahat uyarısını 15 Temmuz’da kaldırması umudu gerçekleşmedi.

Seyahat uyarısının kaldırmamasına gerekçe gösterilen nedenlerin bahane olduğu, esas nedenin siyasi olduğu ortada.

Son olarak AB’nin Türkiye’yi koronavirüs salgını nedeniyle güvenli ülkeler listesine almayışı da, Almanya’nın seyahat uyarısını kaldırmaması konusunda elini güçlendirdi.

Seyahat uyarısının kaldırılmamasının nedeni öne sürülen seyahat güvenliği, sağlık, koronavirüs önlemleri vs. olmadığı açıkça ortada.

Zira bu açılardan Türkiye listeye alınan bütün ülkelerden daha iyi durumda.

Durum bu iken tur operatörleri en kolay satabilecekleri ve en kârlı destinasyona konulan seyahat yasağının kaldırılması konusunda ne düşünüyor?

TUI, İspanya Mayorka’ya kendi deyimiyle test niteliğinde 10.900 kişilik bir operasyon gerçekleştirdi.

Ama bu Almanya’da pazarda tüketici nezdinde hareket yaratmadı. 

İspanya’da sorunlara yolaçtı, otelcilerin pişman olduk demelerine neden oldu.

Yunanistan’da benzer durum var.

Dolayısıyla Almanya’nın hava trafiğini açtığı ülkelerden en önemli iki destinasyonda durum bu iken Türkiye’ye uygulanan seyahat uyarısının kaldırılması tur operatörlerinin de yararınadır. 

Buna gereksinimleri de var.

Peki neden sesleri çıkmıyor?

Bunlardan TUI, hükümetten 1.8 milyar Avro kredi desteği aldığı için ses çıkarmıyor, ya diğerleri?

Denebilir ki TUI’nin Mayorka’da çok oteli olduğu için önceliği İspanya’ya veriyor. 

Doğru TUI’nin İspanya’da RIU ile ortak çok sayıda oteli var.

Ama TUI’nin Türkiye’de de mülkiyeti tümü kendisine ait olanlar yanında ortak ve işletmecisi olduğu 20’nin üzerinde oteli var.

FTI’ın Meeting Point’inin bünyesindeki otelcilik biriminin 

20’ye yakın oteli var.

Almanya’nın Türkiye’ye seyahat uyarısını kaldırmamasının nedeni sektörel değil siyasal olduğu artık açıkça görülüyor. 

Bu arada, Barolar yasası, Ayasofya’nın statüsünün değiştirildiği, daha önce iki devlet arasında siyasal bir sorun haline gelen Die Welt Gazetesi’nin muhabiri Deniz Yücel’in hapse mahkum edildiği ortamda, Almanya’da  liberal, muhafazakar, solcu, radikal hiçbir siyasetçi Türkiye’yi seyahat uyarısının kaldırılması gerektiğini söylemez.

Zira Türkiye’de olduğu gibi orada da bu tür kararlar siyasidir.

Cumhurbaşkanı’nın Başbakan (Şansölye) Merkel ile telefon görüşmesi, Sözcüsünü Almanya’ya göndermesi, Dışişleri Bakanı’nın Kültür ve Turizm Bakanı ile Sağlık Bakan Yardımcısı’yla Berlin’e gidip yüz yüze görüşme ve sunum yapmasına rağmen seyahat uyarısı kalkmıyorsa sorunun yalnız sonucuna değil nedenine de bakılması gerekir.

Bu arada Alman tur operatörlerinin de ülkelerinde bu yönde çalışması gerekir.

Buna Türkiye kadar kendilerinin de gereksinimi var.