• 20 Mart 2020 02:14
  • 0
  • 4 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Tatilinizi kendi ülkenizde yapınız !

Bu yazıyı dinleyin
Yavuz Ataç 20 Mart 2020 Tatilinizi kendi ülkenizde yapınız !
 
Tüm dünyayı etkisi altına alan Corona virüsünün farkında bile olmayıp, insanları nereye sürükleyebileceğini düşünmeyen bir acenteci. “Çok şanslıyız. Çünkü Türkiye, turizmi çok iyi bilen iki kişinin yönetiminde Corona virüsü krizini mümkün olan en az kayıpla atlatılacaktır” diyor.
 
Şanslı mı, şanssız mıyız ve o ikinci kişi kim bilmiyorum ama inşallah Corona virüsü krizinin nasıl çözüleceğine kafa yormaktan çok, krizden nasıl kaçabiliriz derdine düşmüş birisi değildir.
 
Turizmde ne iş yaptığı bilinmeyen ancak sosyal medya nüfusunun duayen olarak gördüğü üçüncü kişi. Hiçbir kriz sonsuz değildir. Artık rakip ülkeler düşünsün. Biz sektör olarak, 20 senede 10 kriz atlatmışız. Gerekirse haziran ayı sonuna kadar otellerimizin açılışını erteleriz diyor? 
 
Bekara karı boşamak kolay diye söylüyor, Antalyalı bir otelcimiz..  Ama krizi yönetemeyeni kriz yönetmek zorunda kalırmış. Dua edelim ki, bu üçüncü kişi o ikinci kişi değildir. Eğer bu muhterem ise vah halimize.
 
Yürüyüşünden zaten bir zamanlar çantacı olduğu anlaşılıyor. Açık olan tüm otellerimiz kapanıp. Nisan ayı sonunda açılacak tesislerimiz de açılmaz ise sektörde çalışan insanlar, aileleri ne yiyecek ne içecek? diye düşündüğünü hiç sanmıyorum.
 
Türkiye’nin turizminde yeni bir vizyon oluşturması gerekir diye sürekli açıklamalar yapan dördüncü kişi ise “Kusura bakma yanlışlıkla aradım, neyse neler yapıyorsun" diyerek. 
 
TÜRSAB Başkanının “Eğer korona virüs salgını devam ederse her şey dahil sistemi değişebilir, belki de insanlar artık o ortama girmek istemeyecektir” diye söylediği anlatıyor.
 
Koyun can derdinde, kasap et derdinde diye düşünebilirsiniz ama öyle olmadığını biliyorum. “Olabilir” dedim. “Farklı bir yaklaşım. Ancak hangi babayiğit cesaret edip ilk adımı atacak?”
 
Neyse, bu sözler gerçekten ‘her şey dahil’ uygulaması için söylenmiş ise tabir-i caizse ortak akıl veya yuvarlak masa toplantısı sonucunda yazılmış bir not kağıdından alıntı olduğunu düşünüyorum. 
 
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), halkın virüs için kendi kendilerine bağışıklık kazanması bekleyen Avrupa’nın, seyahat yasağı kaldırsa bile turistlerin ‘her şey dahil uygulaması’ yüzünden ülkemize artık gelmez diye düşünüyor olabilir mi?
 
Eğer Cumhurbaşkanına ‘her şey dahil’ uygulamasının değişmesi için bir fırsat doğdu şekilde bir sunum yapıldı ise hiç kimse 19. maddelik önlemler paketinde turizm niye geçmiyor diye söylenmesin.
 
Şimdiden anlatayım. Avrupa ülkelerin yapacağını şu olacaktır. Olağanüstü bir durum yaşandığı için dayanışma amacıyla. Tatilini kendi ülkende yap ve paranı kendi ülkenin ekonomisi için harca! 
 
Bu yüzden TURSAB’ın boş işlerle uğraşmayıp, farklı şekilde sloganlar ile tatilinizi Türkiye’de yapın diye bir kampanya başlatması gerekiyor.
 
Bu şekilde Türkiye sevdalısı Avrupalı, Rus, eski Doğu Bloku ülkeleri, Yerli turistler, Avrupalı gurbetçiler ve Arap turistler ile birlikte yaz sezonunu bir şekilde geçiririz. Biliyorum bazı otelcilerimiz “Yahu, zaten son dört sezondur farklı bir şey olmuyor” diyecekler ama olsun.
 
Ayrıca bana sormuş olsalardı şunuda söylerdim. Corona virüsü sadece ‘her şey dahil’ sistemini değil. Açık büfe kahvaltı ve yarım pansiyon olarak çalışan, dünyadaki tüm otellerin daha değişik bir uygulama şekline geçmesini de sağlayabilir!
 
Türkiye için ise kimse endişelenmesin. Çünkü bizim otelcilerimizde bu bilgi ve birikim fazlasıyla bulunmaktadır.