Akdeniz Havzasında Birden Fazla Ülkeli Paketler Neden İlgi Görmüyor?
8-10 saat mesafeli uçuşlarla seyahat edilen ülkelerden Akdeniz havzasına gelen turistlere birden fazla ülkeli paketler sunmak, seyahat acenteleri ve tur operatörlerinin yıllardır gündemde tuttuğu bir pazarlama girişimi.
2000'li yılların başına kadar geçerli olan bu paketleme çabası, son yıllarda artık fazla konuşulmuyor.
Özellikle Akdeniz havzası ülkeleri, ortak temalı birden fazla ülkeli paketler için son derece cazip seçenekler sunarken, günümüzün turistleri uzun kalışlar yerine, tek ülkede, hatta kimi zaman tek şehirde daha sık ama daha kısa süreli tatilleri tercih ediyor.
Bir zamanlar seyahat acentelerimiz tarafından Türkiye'yi Yunanistan, Mısır, hatta İtalya gibi Akdeniz ülkeleri ile ortak pazarlama çalışmaları yapılırdı ama sanki gündemden düştü. Dini turizm kapsamında birden fazla ülkeli kombinasyonlar, örneğin Türkiye-İsrail-Ürdün ya da Türkiye-Yunanistan paketleri uzun uçuşlarla bölgeye gelen turistler için hala güncel olsa da, büyük kapasiteler oluşamıyor. Kuşkusuz bunda, bölgede süregiden gerilimlerin, sıcak çatışmaların etkisi de büyük.
Akdeniz Havzası algısı zayıf
Bugün ttgitlia'da yayınlanan bir araştırma da, uzun mesafeli uçuşlarla seyahat edenler için Akdeniz Havzası algısının zayıflığını gösterir nitelikte.
Araştırma şöyle:
Akdeniz Hâlâ “İnşa Edilecek” Bir Destinasyon
Uluslararası buyer’lara göre referans noktası Akdeniz değil, Avrupa
Uluslararası turizm alıcılarına (buyer) göre Akdeniz, henüz tek ve bütüncül bir destinasyon olarak algılanmıyor. Güney Amerika ve Asya gibi long haul pazarlardan gelen yolcular için – hatta Avrupalılar açısından dahi – referans noktası “Akdeniz” değil, doğrudan “Avrupa” olarak öne çıkıyor.
ABD merkezli Alta Travel’ın CEO ve Başkanı Maria Khury’ye göre, “Akdeniz ülkelerinden birine ulaşıldığında ülkeler arasında ciddi farklılıklar görülüyor. İşleyiş biçimleri neredeyse her alanda farklı ve aralarında yeterli bağlantı bulunmuyor.”
Bu değerlendirme, yalnızca İtalya’yı değil tüm Avrupa’yı satan uluslararası buyer’ların ortak görüşü olarak öne çıkıyor. Talep genellikle birden fazla ülkeyi kapsayan kombinasyonlar şeklinde geliyor; ancak bu tercihler coğrafi bir “Akdeniz havzası” kavramından ziyade seyahat motivasyonlarına dayanıyor.
Referans Avrupa, Deneyim Ülke Bazlı
Avrupa Tur Operatörleri Birliği’nin (ETOA) CEO’su European Tourism Association Tom Jenkins, referansın Avrupa olduğunu vurgularken şunları söylüyor: “Müşteriler tek bir motivasyon için seyahat etmiyor; bir ülkeyi görmek ve deneyimlemek istiyorlar. İtalya söz konusu olduğunda ise turistlerin en çok aradığı unsur kültür, mimari ya da sanat değil; İtalyanların kendisi.”
Bu yaklaşım, destinasyon pazarlamasında insan faktörünün ve yerel yaşam deneyiminin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
İkonik Şehirler Ülke Algısının Önünde
Talep her zaman ülke bazlı da gelmiyor. Özellikle alışveriş turizmi açısından öne çıkan destinasyonlar daha belirleyici olabiliyor.
McArthurGlen Group Turizm Kıdemli Yöneticisi Daniele Rutigliano’ya göre talepler üç ikonik şehirde yoğunlaşıyor:
Londra
Paris
Milano
Bu şehirler, alışveriş ve yaşam tarzı turizminin merkezleri olarak öne çıkıyor.
Hindistan merkezli The Curateur’un Kurucusu ve CEO’su Sanjay Chinai ise özellikle genç gezginler için “Instagram’a uygunluk” kriterinin belirleyici olduğunu belirtiyor. Deneyim odaklı seyahat anlayışı, destinasyon seçiminde önemli rol oynuyor.
Güney Avrupa Kombinasyonları Talep Görüyor
İtalya, kombinasyon programlarında en güçlü merkez olmaya devam ediyor. Hintli turistler İtalya’yı ziyaret ederken aynı seyahate:
Malta
Yunanistan
İspanya
gibi destinasyonları da ekliyor.
Arjantinli tur operatörü Strada Viajes’in sahibi Juan Carlos Scartascini’ye göre ise İtalya ile en popüler kombinasyonlar İspanya ve Fransa olurken; Yunanistan ve Türkiye yükselen destinasyonlar arasında yer alıyor.
Sardinya Ayrı Bir Marka Olarak Algılanıyor
Buyer’ların dikkat çekici bir diğer değerlendirmesi ise Sardinya hakkında. Sardinya’nın çoğu pazarda İtalya’nın bir parçası olarak değil, başlı başına ayrı bir destinasyon gibi algılandığı belirtiliyor.
Sonuç
Uluslararası buyer’ların bakış açısı, Akdeniz’in henüz ortak bir marka kimliği oluşturamadığını gösteriyor. Seyahat kararları coğrafi havza kavramından çok; deneyim, ikon şehirler ve ülke bazlı algılar üzerinden şekilleniyor.
Bu tablo, Akdeniz ülkeleri için ortak tanıtım ve bağlantı stratejilerinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.








Lütfen Bekleyin.