• 27 Nisan 2026
  • 0
  • 7 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Antalya’da Serinlemek İçin Kaçılan Yaylalar Isınacak!

Yapılan bilimsel araştırma, COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanan Antalya’nın iklim değişikliğinden en sert etkilenecek alanlardan biri olduğunu ortaya koyuyor. Kıyısı-ovası, dağı-taşı betonlaşan Antalya’da ortalama sıcaklıkların yaklaşık iki kat artacağı öngörülüyor… Yusuf Yavuz

Bu haberi dinleyin
27 Nisan 2026 Antalya’da Serinlemek İçin Kaçılan Yaylalar Isınacak!

Antalya Havzası’na ilişkin yeni bir bilimsel çalışma, COP31'e ev sahipliği yapacak bölgenin, iklim değişikliğinden en sert etkilenecek alanlardan biri olacağına işaret ediyor. Kastamonu ve Hiroşima üniversitelerinden bilim insanlarının ortak çalışmasına dayanan araştırmada, Antalya için acil uyum politikalarının geliştirilmesi gerekliliği vurgulanıyor. Araştırmanın dikkat çeken bulguları arasında, emisyon artışının önlenemediği senaryoya göre yüzyılın sonunda ortalama sıcaklıkların 10-12°C’den 18-20°C’ye kadar çıkabileceği öngörülüyor. Nem oranında yaşanacak düşüş de tarım ve su kaynakları üzerindeki baskıyı artıracak. İklim konforunda da ciddi düşüş beklenirken, Antalya’nın iki ana ekonomik sektörü olan turizm ve tarımın doğrudan etkileneceği belirtiliyor. Çalışmanın bulguları arasında, bugün bölge halkı için bunaltıcı yazı sıcaklarında kaçış noktaları olan Korkuteli, Akseki ve Isparta’daki Davraz dağı gibi bölgelerin ‘sıcak alan’ kategorilerine geçebileceği öngörüsü de yer alıyor.

Kasım 2026’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlanan Antalya’nın, yüzyılın sonlarına doğru daha kurak ve yaşam koşullarının zorlaşacağı bir iklime sürüklendiği belirtildi. Kastamonu Üniversitesi ile Japonya’daki Hiroşima Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı ortak çalışmanın sonuçlarını İklim Haber için analiz eden araştırma ekibinden Doç. Dr. Kaan Işınkaralar, Antalya Havzası’nda sıcaklık ve kuraklığın artacağı uyarısında bulundu.

ANTALYA HAVZASINDA TARIM VE TURİZM İKLİM RİSKİ ALTINDA

İklim Değişikliği, Çevre Kimyası ve Hava Kalitesi gibi konularda çalışmalar yürüten Işınkaralar, konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Bilimsel çalışmalar, yüzyıl sonuna kadar bölgede sıcaklıkların belirgin biçimde artacağını ve özellikle kıyı kesimlerinde iklim konforunun -yani insanların rahat hissettiği sıcaklık, nem ve rüzgâr gibi iklimsel parametrelerin- ciddi şekilde azalacağını gösteriyor. Turizm ve tarım gibi Antalya ekonomisinin önde gelen sektörlerini doğrudan etkileyecek bu değişimler, acil uyum politikaları geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Çalışmalara göre yüzyıl sonuna kadar bölgede hem sıcaklıklar hem de nem ve iklim konforu açısından önemli değişimler yaşanacak. Kıyı bölgelerinin bu değişimlerden en fazla etkilenecek alanlar arasında bulunduğuna dikkat çeken uzmanlar, önümüzdeki yıllarda daha sıcak ve daha kuru iklim koşullarının oluşabileceği uyarısında bulunuyor” ifadelerini kullandı.

YAZ AYLARINDA SERİNLEMEK İÇİN KAÇILAN YAYLALAR ISINACAK

Bugün için daha serin özellik gösteren iç bölgelerin dahi yüzyılın sonuna doğru daha sıcak iklim koşullarına sahip olacağının hesaplandığını vurgulayan Işınkaralar, şunları dile getirdi: “Tahminlere göre, şu anda ‘soğuk’ kabul edilen birçok iç bölge, 2100 yılına gelindiğinde ‘sıcak alanlar’ kategorisine girecek. Bu yönde değişim gösteren bölgeler arasında Korkuteli ve Akseki bölgelerinin yanı sıra,  kış turizmi ile bilinen Davraz sayılabilir. Bu değişikliklerin, bu bölgelerdeki su kaynakları, tarım faaliyetleri ve yerel yaşam biçimleri üzerinde önemli etkiler yaratacağı söylenebilir.10-12 derecelik ortalama sıcaklıklar 18-20 dereceye ulaşabilir.

Antalya’da beklenen sıcaklık artışları, araştırmanın en çarpıcı bulguları arasında yer alıyor. Günümüzde Antalya Havzası’nın yaklaşık yüzde 30’unda yıllık ortalama sıcaklıklar 10-12 derece arasında. Ancak emisyonların 2020’den itibaren azalmaya başladığı - dolayısıyla şartlarını henüz karşılayamadığımız - iyimser senaryoda dahi yüzyıl sonunda bu sıcaklıklar 14-16 dereceye ulaşacak. Emisyonların artmaya devam ettiği daha olumsuz senaryoda ise aynı bölgenin 18-20 derece gibi çok daha yüksek bir sıcaklık ortalamasına ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu düzeyde ciddi bir ısınma; doğal ekosistemler, su kaynakları ve insan yaşamı üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilir. Ortalama sıcaklıkların 2-4 derece yükselmesi, yerel ölçekte büyük bir kaymaya işaret eder. Bu gibi artışlar, küresel ısınma kapsamında ‘yüksek etki’ kategorisinde değerlendiriliyor.”

NEM ORANI AZALACAK, TARIM VE SU KAYNAKLARI BASKILANACAK

Bölgenin coğrafi özelliklerinin de iklim değişikliğinin etkilerini artırdığını belirten Doç. Dr. Kaan Işınkaralar, şu bilgileri aktardı: “Batı Toros Dağlarının kıyıya paralel uzanması, kıyı kesimleri ile iç kesimler arasında doğal bir bariyer oluşturuyor. Bu bariyer, nem ve sıcaklık geçişlerini sınırlandırıyor. Bu nedenle kısa mesafelerde bile belirgin iklim farklılıkları oluşabiliyor. Antalya Havzası’ndaki nem değerleri ise bugün yüzde 60 ile 66 arasında değişiyor. Bölgenin yaklaşık üçte birinde nem oranları yüzde 64-66 arasında seyrediyor. Ancak geleceğe yönelik tahminler, bu tablonun değişeceğine işaret ediyor. Küresel emisyonların yüzyıl ortasına kadar artmaya devam ettiği ortalama iyimserlikte bir iklim senaryosuna göre, yüzyıl sonuna kadar bölgenin neredeyse yüzde 40’ında nem oranının yüzde 62-64 aralığına gerilemesi bekleniyor. Böyle bir azalma, tarımsal üretim ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturacak daha kuru bir iklim anlamına geliyor.

KIYI TURİZMİ İÇİN İKLİM ALARMI: YÜZDE 97 DARALACAK

Turizme uygun alanlar belirgin biçimde daralacak İklim konforuna ilişkin göstergeler, Antalya kıyıları için kaygı verici bir tablo ortaya koyuyor. Günümüzde bölgenin kıyı bandı turizm için uygun iklim koşulları sunarken, yüzyıl sonuna doğru bu alanın yüzde 97’sinin belirgin biçimde daralması bekleniyor. Günümüzde, Antalya'nın çeşitli bölgeleri 'konforlu', 'serin' ve 'soğuk' olarak sınıflandırılıyor. Bölgede 'konforsuz' olarak sınıflandırılan hiçbir alan bulunmuyor. Ancak emisyonların artmaya devam ettiği kötümser senaryoda, yüzyıl sonunda Antalya Havzası’nın dörtte biri ‘sıcak ve konforsuz’ iklim kategorisine girecek. Bu yeni durum, özellikle kıyı turizmi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Değişen iklim koşullarına karşı stratejiler geliştirilmeli.”

HAVZANIN GELECEĞİ PLANLAMA VE POLİTİKALAR HAYATİ ÖNEMDE

Bilimsel çalışmanın ortaya koyduğu bu tablonun, Antalya Havzası için acil uyum politikalarını zorunlu hâle getirdiğinin altını çizen Işınkaralar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Su kaynaklarının daha verimli kullanılması, tarımda kuraklığa dayanıklı yöntemlerin geliştirilmesi ve turizm sektörünün değişen iklim koşullarına göre yeniden planlanması büyük önem taşıyor. Çalışmanın araştırma ekibinde yer alan şehir plancısı Doç. Dr. Öznur Işınkaralar, bugün alınmayan önlemlerin gelecekte çok daha ağır ekonomik ve çevresel sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunuyor. İklim değişikliğinin etkilerini tamamen engellemek mümkün değilse de, doğru stratejilerle azaltmak ve hafifletmek mümkün. Antalya Havzası’na yönelik uzun vadeli planlamalar ve sürdürülebilirlik politikaları, bölgenin geleceği açısından hayati önem taşıyor.”

*Kaynak Makale: Isinkaralar, Oznur, Sharifi, Ayyoob., & Isinkaralar, Kaan (2024). Assessing spatial thermal comfort and adaptation measures for the Antalya basin under climate change scenarios.Climatic Change,177(8), 118. https://link.springer.com/article/10.1007/s10584-024-03781-8

 Fotoğraflar: (Yusuf Yavuz arşivi)

Görseller

Akdağ Subaşı Yaylası(Kaş)

Antalya kent merkezindeki yapılaşma iklim krizinin etkisini artıracak boyutta.

Antalya kıyılarındaki mevcut iklim konfor alanları giderek yok olacak

Antalya'nın yaylaları ısınacak, yaylacılık kültürü bundan etkilenecek (Gündoğmuş)

Araştırmaya göre Antalya Havzası'nda yüzyılın sonuna doğru yayllar ısınacak, kıyılarda ise daha kuru hava hakim olacak

İklim değişikliğinden kaynaklı sıcaklık artışları Antalya yaylaları için tehdit oluşturacak. (Elmalı Ovası)

İklim zirvesine hazırlanan Antalya'da betonlaşma yeni ısı adaları oluşturuyor. (Kepez Masa Dağı)

Kaş, Kalkan'daki betonlaşma

Kıyı ovasının üzerinde kurulu Finike'den görünüm.

Korkuteli bölgesinde ısı artışının etkisiyle bu görüntüler yalnızca fotoğraflarda kalacak

Korkuteli yaylaları ısınacak bölgeler arasında yer alıyor

Korkuteli Yaylaları kluraklık ve sıcaklık artışından etkilenecek bölgeler arasında (2)

Korkuteli Yaylaları kluraklık ve sıcaklık artışından etkilenecek bölgeler arasında

Yapılan bilimsel çalışmanın sonuçlarına göre Antalya'nın iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden biri olduğu belirtildi. Bu zenginlik fotoğraflarda kalabilr.

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz