• 06 Temmuz 2026
  • 0
  • 3 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Coface Araştırması: Belirsizlik Döneminde Hızlı Karar Alma, Büyümenin Yeni Belirleyicisi Oldu

Bu haberi dinleyin
06 Temmuz 2026 Coface Araştırması: Belirsizlik Döneminde Hızlı Karar Alma, Büyümenin Yeni Belirleyicisi Oldu

Coface’ın 13 ülkede 1.250 iş lideriyle gerçekleştirdiği son araştırma, şirketlerin büyüme performansında en kritik faktörün artık yalnızca pazar koşulları değil, karar alma hızı ve kurumsal çeviklik olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 68’i yavaş karar alma süreçlerini büyümenin önünde önemli bir engel olarak görüyor. Şirketler, yüksek belirsizlik ortamında yalnızca riskten kaçınmaya değil, aynı zamanda daha hızlı ve veri odaklı karar alma becerisi geliştirmeye yöneliyor.

Yavaş karar alma büyümenin önündeki en büyük engel

Coface verilerine göre iş dünyasında karar süreçleri, büyümenin önündeki yeni “görünmez risk” haline gelmiş durumda. Katılımcıların yüzde 62’si ticari büyüme hedefleri ile risk disiplini arasında hâlâ temel bir çelişki bulunduğunu belirtirken, yüzde 77’si daha proaktif kararlar için dış iş ortaklarından öngörüye dayalı analizler bekliyor.

Araştırma, şirketlerin yüzde 52’sinin pazarlar arasında veri bütünlüğü sağlayamadığını ve bu nedenle kararların çoğunlukla kişisel değerlendirmelere dayandığını da ortaya koyuyor.

Risk yönetiminde paradigma değişimi

Raporda öne çıkan bir diğer bulgu ise risk yönetimine bakıştaki dönüşüm. Yöneticilerin yüzde 50’si, fırsatların belirli çerçevelerde değerlendirildiği durumlarda “evet” demek yerine “hayır” demenin daha güvenli olduğunu düşünüyor.

Buna karşın, risk ekiplerinin gelecekte stratejik büyüme ortaklarına dönüşeceğine yönelik beklenti artıyor. Katılımcıların yüzde 44’ü önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde risk ve finans ekiplerinin şirketlerin büyüme stratejisinde daha aktif rol üstleneceğini öngörüyor.

“Büyüme avantajı liderleri” öne çıkıyor

Araştırmada şirketlerin yalnızca yüzde 12,6’sı “Büyüme Avantajı Liderleri” olarak tanımlanıyor. Bu şirketler, belirsizliği daha hızlı karara dönüştürebilen yapılarıyla dikkat çekiyor.

Bu gruptaki şirketlerin:

  • Yüzde 70’i risk ekiplerini karar süreçlerine en erken aşamada dahil ediyor (ortalama yüzde 58),
  • Yüzde 29’u riski doğrudan rekabet avantajı olarak görüyor (ortalama yüzde 19),
  • Yüzde 38’i ise yapıcı sorgulamayı teşvik eden kurum kültürü oluşturuyor (ortalama yüzde 23).

Veri ve yapay zekâ karar süreçlerini dönüştürüyor

Rapora göre şirketlerin yalnızca yüzde 20’si farklı pazarlarda tutarlı veriye sahip. Bu durum, öngörü kabiliyetini ve karşılaştırmalı analizleri sınırlandırıyor.

Yöneticilerin yüzde 54’ü yapay zekâ destekli risk analiz çözümlerinin hızla devreye alınmasını isterken, yüzde 59’u risk ekiplerinin senaryo simülasyonlarında daha fazla öngörü odaklı analiz kullanmasını talep ediyor.

İş ortaklarında beklenti değişiyor

Şirketler artık dış iş ortaklarından yalnızca riskten koruma değil, aynı zamanda öngörü ve fırsat yaratma kapasitesi bekliyor. Katılımcıların:

  • Yüzde 77’si pazar gelişmelerini tahmin edebilen analizler,
  • Yüzde 71’i daha fazla fırsatı değerlendirmeye imkân tanıyacak güven,
  • Yüzde 65’i ise koruma, veri ve öngörünün birlikte sunulduğu entegre çözümler talep ediyor.

“Belirsizlikten bilgiye dönüşüm” dönemi

Coface CEO’su Xavier Durand, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, şirketlerin artık temel sorununun riskten kaçınmak değil, belirsizliği bilgiye dönüştürmek olduğunu belirtiyor. Durand’a göre başarılı şirketler, daha az risk alanlar değil, daha güçlü veri ve öngörüye sahip oldukları için daha hızlı karar verebilenler olacak.

Araştırma, iş dünyasında rekabetin giderek hız, veri kullanımı ve karar alma kapasitesi üzerinden şekilleneceğine işaret ediyor.

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz