• 17 Ağustos 2020
  • 0
  • 9 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Fest’in 35. Yılında Faruk Pekin ile kültür turizmi

Bu haberi dinleyin
17 Ağustos 2020 Fest’in 35. Yılında Faruk Pekin ile kültür turizmi

 

  • Kültür turizmi, tarihin en eski etkinliği, turizm türlerinin anasıdır. Kültür turu shopping değildir.
  • İstanbullulara İstanbul’u gezdirmekle başlayan Türkiye’de çoğu ilk kez gidilen 160 parkura, 44 kişi ile Mısır’a yapılan ilk geziden, 80 ülkeye çoğu ilk kez gidilen 110 farklı yere yapılan gezilere
  • Öğrenci derneği başkanlığından sendikacılığa cezaevinden turizme, rehberlikten “Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı” ile gönüllü kültür elçiliğine işte kültür turizmi ile özdeşleşmiş 25. Yılında Fest Travel ve Faruk Pekin.

Siz okuldan sonra sendikacılık alanında faaliyet gösteriyordunuz. Turizme ilginiz ne zaman başladı, nasıl oldu?

Robert  Kolej Yüksek Okulu’nda okurken biraz “turizm” ve “kültür turizmi” alanlarına giren  işlerle ilgilenmiştim. 

1965 ve 66 yıllarında Teoman Ermete arkadaşımla Sultanahmet’te ücret karşılığında turist gezdirdiğimizi hatırlıyorum. 1967, 1968 ve 1969 yıllarında  Robert  Kolej’de gerçekleştirilen üç kültür  haftasında Robert  Kolej Öğrenci Birliği’nin  II. Başkanı ve Genel  Başkanı  olarak yönlendirici görev  yapmıştım.  Bunlar bana ciddi deneyimler kazandırmıştı.

Üniversitede ayrıca tüm seçmeli derslerim tarih,  sanat tarihi üzerineydi. Daha sonra değişik nedenlerle Türkiye’nin birkaç yeri dışında  tamamını  gezmiştim neredeyse. Sendikacılık yaptığım  yıllarda da yurtiçinde ve yurtdışında çok fazla yer dolaştım, sendikacı arkadaşları dolaştırdım. 

Bir ara DİSK-Genel-İş’in Ören’deki Artemis tesislerinin yurtdışındaki sendikal kuruluşların turizm kurumlarına pazarlanması işiyle de ilgilendim. Yıllar sonra  beklenmedik bir  biçimde   değişmeyen hobim  profesyonel mesleğim  oldu.

1960’lı yıllardan 1985’e kadar edindiğim kültürü, kültür  turizmi alanında kullanmak için yoğun çaba harcadım.

Acenteyi ne zaman kurdunuz Fest adı nereden geliyor? 

Fest’i 25 yıl önce, 13 Ağustos 1985’te kurdum. Bu, Turizm Bakanlığı’nın 1410 nolu A Grubu Seyahat Acentesi Belgesi’nin tarihidir. 

‘Fest’ adı ‘Şölen’den kaynaklanıyor. Kültürel  Şölen.Kültür Gezileri Şöleni ya da ‘Festival’ Benim Robert  Kolej Yüksek Okulu’nda okurken kurduğum fikir kulübünün de adı ‘Şölen’di Fest değişik dillerde şenlik, bayram, kutlama, sağlam, dayanıklı, sağlıklı, katı anlamlarına da geliyor.

İlk işinizi ne zaman yaptınız? 

12 Kasım 1988 Cumartesi günü  Adım Adım İstanbul kültür  gezileribaşladı: İlk gezimizi Murat Belge gerçekleştirdi: Köşe Bucak Haliç. İkinci gezimizi 19 Kasım 1988 tarihinde İlber Ortaylı  yaptı: Sultanahmet -  Divanyolu  - Süleymaniye.

İstanbul ile başladınız yurtiçi turları ne zaman başladı?

Yurtiçine ilk kültür gezimiz 1989’da Fest gezginleri  arasında “I. Doğu  Gezisi” diye bilinen turumuz oldu.

Ardından 1990 Ağustosu’nda Fest’li gezginler arasında “II. Doğu  Gezisi” diye bilinen bir başka gezi yaptık. 

2018’de Tunceli’yi açtım bir yılda  60 grup gitti. 40’ı bizim

Türkiye’de tanıtmadığım bir Muş kalmıştı 2021 de yapacaktık Korona nedeniyle ertelendi

Ben hep yeni yerler keşfetme rota oluşturma peşinde oldum.

Benden önce Efes, Nemrut, Pamukkale, Kapadokya Truva, Sümela dışında bir yer bilinmiyordu. Şimdi kültür turları rotasındaki yerlerin hepsini biz açtık.Çok yer açtım çok yer tanıttım.

Meke Gölünü kimse bilmezdi, Biz götürdük.Ben rotalarımı ‘Çok satar’a göre değil değil, yeni olmasına göre seçtim.

Bu alana giren herkes bizden birşeyler öğrendi. Bu anlamda hepsinin bize borcu var.

Türkiye’de bir kültür turları pazarı oluştu.

Kuzey Kutbu’na kişi başına 25 bin dolara tur yaptım 7 kişi katıldı.

Yurtdışı ne zaman başladı?

Bizimle gezenler ısrarla“Bizi neden yurtdışına götürmüyorsunuz?” diyordu.

İlk yurtdışı gezimiz 1991 yılı sonunda Mısır’a oldu. 1992’ye girişi yılbaşını Mısır’da, Nil’de bir teknedekutladık.  Bunu Budapeşte Prag-Viyana, Rodos, Girit, Endülüs ve Hindistan-Katmandu gezileri izledi. 

Hindistan’a 13 ayrı tur yaptım 8-9 tanesi Hindistan’da benim adımla anılıyor Onlara güzergahlar öğrettim.

9 Mayıs 1992’de ProfesörFaik Yaltırık ile flora gezilerine başladık. Ağaçlar, bitkiler, çiçekler,  böcekler… Flora gezileri de ilklerdendi. 1993  Ekimi’nde Doğa Yürüyüşleri’ni başlattık. Yeşil Rotalar olarak sürüyor.

Fest, diğerlerinden farklı ne yapıyor

Yurtdışı gezilerinin bir formatı vardı.Ekstra tur satıp para kazanılıyordu. Hâla öyle. Fest olarak ekstra tur satmadık. Turlar pakete dahildir.Rehbere bahşiş toplamak yasak.Bazı müşteriler ‘Biz bahşiş vermek istiyoruz’ dediklerinde  ‘Ben de o zaman bu rehberle çalışmam’ derdim bunu üzerine vazgeçiyorlardı. Ben rehberi ücretini satacağı tur, toplayacağı bahşişe bırakmayıp kendim ödüyorum. 

Biz gezi programımıza ‘Bu tur kesinlikle shopping (alışveriş) turu değildir’ diye yazıyoruz. Bunu herkes  yazamıyor.

Bu gezilerinizde çok anılarınız olmuştur. Bunlardan size ilginç gelen hangisidir?

Nüfusu  1 milyon olan  ve krallıkla yönetilen Bengal Körfezi’ndeki Bhutan’a 33 kişilik bir grup götürdüm.  Bizi, Butan kraliyet ailesi ve bazı üst düzey yetkililer karşılayınca çok şaşırdık. Bu yakın ilginin nedenini araştırmaya başladık.

Meğer, o güne  kadar  oraya hiç bu kadar  ‘kalabalık’ turist  grubu gitmemiş. Öğrendiğimize göre, Butan’a  bizden  önceen fazla 15 kişilik bir grup gitmiş. Farkında olmadan en fazla turist götüren kişi oldum. 

Turlarınız insanları nasıl etkiliyor?

Yurtdışı gezilerde yarım gün panoramik gezi, öğleden sonra alışveriş yapılırdı. Kültür turları, yurtdışı gezi alışkanlığını değiştirdi;  insanlara keşfetmeyi, gittiği yeri fark etmeyi öğretti. Bakmakönemli değildir, görmek, görmekten de önemli olan algılamaktır. 

İşin kültürel tarafını iyi yapıyordum bu konuda birikimin deneyimin vardı. Ama acenteyi kurduktan sonra işin bir de işletmecilik yönü var. Onu nasıl hallediyordun?

Evet, en basiti ama önemli bir konu bir tur nasıl hesaplanır bilmiyordum. Sağolsun o zaman Bahattin Yücel bir kişiyi gönderdi. Bize anlatı. Ondan çok şey öğrendik

Kendine özgü bir müşteri kitlen var. O müşterileri biraz anlatır mısın

Entelektüel  kesimle çalıştım. Müşterilere tur öncesi bilgilendirme toplantısı yapıyoruz.

Acente içinde kültür gezginleri için kültür merkezi kurduk.

Döndükten sonra fotoğraf çekenler saydam gösterisi yapıyor Sergi açtılar Sergiye konulan fotoğrafları hepsini sattılar.

Bizimle gezenler bizi tercih edenler bizi başkalarını fiyatlarıyla karşılaştırmıyor. Aldığı hizmeti esas alıyor onu ölçüyor. Bizi kopyalarımızla karşılaştırmıyorlar.

Müşterilerimizle bir sadakat oluştu.

Orhan Pamuk’un teyzesi Gülgün  Üstündağ hanım yurtdışında yaşıyordu. Orada gezmeyi alışmış gezilerini Kuoni ile yapıyordu. Türkiye’ye döndükten sonra da Kuoni’den tur alp geziye gidiyordu. Bize geldi bizimle gezmeye başladı.

Fazıl Say’ın halası Ülker Erginsoy da öyle

Ben hiç ‘Bu tur satmaz’ diye tur geliştirmedim. Geliştirdiğim her tur sattı. Bu konuda cesur oldum.

Ben bu işe başladığımda Türkiye’de örnek yoktu. Ama diğer ülkelerde örnekler vardı. Fuarlara gider  onlarla konuşurdum, birşeyler öğrendim ama hiç kopyalamadım. Hep kendim yarattım.

Koronavirüs salgını  öncesi ilerideki turlar için para yatıran müşterilerimizin hiçbiri parasını çekmedi. Bize güveniyorlar. Müşterinin bize güveni var.

Koronavirüs salgınının kültür turlarına yansıması ne olacak?

Ben salgının her alanda olduğu gibi turizm için de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına inananlardanım.

Turizm dünya çapında küçülecek. Mass kitle turizmi daralacak. Koronavirüs musibeti çok şeyi değiştirecek.

Online geziler olacak. Biz şimdiden online turlar satıyoruz.

Fiziken gezemeyenleri online gezdireceğiz.

Kültür gezginleri gelir düzeyi yüksek kültürlü seçici kitledir.Kültür gezgini her halukarda gezmeye devam edecek.

Koronavirüstenr bağımsız olarak  son yıllarda kültür turizmine selfi turizmi gelişti. Yurtdışında müzelerde eserlerin önünde selfi çektirmiyorlar. Blogerlık çıktı

Kendi ağzından Faruk Pekin

1947 yılında İzmir Menemen’de doğdum. 

1969’da Robert  Kolej Yüksek Okulu’nu bitirdim.

1968-69’da Robert Kolej Yüksek Okulu’nu bugünkü Boğaziçi Üniversitesi’nin Öğrenci Birliği başkanlığını yaptım. 1967,  68, 69 yıllarında yapılan “Robert Kolej RK Kültür Haftası” (tiyatro, klasik müzik, folklor, kültürel etkinlikler) organizasyonlarında yönetici olarak görev yaptım.

Gazetecilik ve sendikacılık yaptım. 12 Eylül 1980 öncesi dönemin Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Abdullah Baştürk’ün Başdanışmanı ve DİSK Eğitim Daire Başkanlığını yaptım.

12 Eylül 1980’de DİSK davasından tutuklandım.

Cezaevinden çıktıktan sonra daha önce yaptığım işlerde çalışacak iş aradım, bulamayınca öğrencilik yıllarında yaptığım kültürel etkinliklerin   organizasyonlardaki deneyimlerimle turizm ile ilgilenmeye başladım. Turizm Bakanlığı’nın açtığı rehberlik sınavına girdim Profesyonel rehber oldum.1985’te Fest Travel’i kurdum.

Uluslararası Sosyal Turizm Örgütü ISTO’nun (International Social Tourism Organisation) Yönetim Kurulu üyeliği Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Kültür Turizmi Komitesi Başkanlığı, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Girişim Grubu ve Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulundum. Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı Onursal Başkanı. Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD), Turizm  Gazeteci ve Yazarları Derneği (TUYED) üyesiyim.

Kitapları

Artı-Değer Nedir? (1975)

Demokrasi, Sendika Özgürlüğü ve Sosyal Haklar (1985)

Kapadokya: Kayalardaki Şiirsellik (1996)  Cappadocia:Poetry  in the Rocks

Efsanevi Başkent İstanbul (2004)

100 Kale (2008)

100 Köprü (2008)

Çözüm: Kültür Turizmi (2011)

Gezilerimin Fıkraları (2014)

Kapadokya Gezi Rehberi (2014)

Gezmek Yaşamaktır (2017)

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz