Diyanet’in Hac kura çekimi tartışılıyor. iddiaları için DİB ne diyor
Her gün yeni bir konu ile gündeme gelen Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) bu kez de Hac’a gitmek isteyenler için düzenlediği kura çekimleri ile gündemde.
DİB’in Hac ibadetini ticarete çevirdiğini, kura sisteminin istismar edildiğini belirtiliyor.
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu üyesi emekli Mülkiye Başmüfettişi Recep Sanal, 2013 de hac kurası için başvurmuş, o günden bu yana kura çıkmadığını belirterek "Hac ibadetini rant ticaretine çeviren Diyanet; kendi imkanıyla umreye giderek orada hac görevini de tamamlamak isteyen ahaliyi, durduk yere Suudi devletine ihbar etmiş! Tekeline aldığı bu ibadeti yapmak isteyen hacı adaylarını yolunacak kaz' gibi görme ısrarından vazgeçmiyor” diyor.
Saygı Öztürk, DİB’in Hac kura çekimi sorununu Sözcü Gazetesi’ndeki köşesine taşıdı. İslamın beş şartından biri olarak bu görevi yerine getirmek isteyenler ve konuyla ilgili düzenlemeleri anlatan Öztürk, Hac kuralarında neler dönüyor? başlıklı yazısında, emekli Mülkiye Başmüfettişi Recep Sanal’ın görevde iken Diyanet’i denetlediği bilgisini aktardığı ve konuyla ilgili şunları söylediğini belirtiyor:
“Hacca sadece AKP üyesi olanların öncelikle gönderildiği iddiası yaygın... Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu konuya açıklık getirmesi gerekiyor. AKP üyesi olanların kimlik numarasıyla, hacca gidenlerin kimlik numaralarının karşılaştırılmalı...”
Saygı Öztürk’ün konuyla ilgili yazısı için tıklayın https://www.turizmgazetesi.com/yazi/hac-kuralarinda-neler-donuyor/4037
Diyanet’ten açıklama
Bu arada Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Remzi Bircan konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Hiç kimseye yönelik bir ayrımcılık asla söz konusu değildir, bu bizim kırmızı çizgimizdir." dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığının hac ve umre organizasyonlarında kanunun verdiği yetki kapsamında işlemler yaptığını aktaran Bircan, bununla birlikte hac ve umrenin karar merci denilebilecek "Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu"nun bulunduğunu belirtti.
Bircan , Hac kontenjanlarının nasıl belirlendiği konusunda şunları söyledi:
" 1989'da Ürdün'ün başkenti Amman'da Müslüman ülkelerin dışişleri bakanlarının aldığı karar gereği, ülkedeki Müslüman nüfuslarının binde 1'i oranında her ülkeye kontenjan veriliyor. Bizim nüfusumuz 74 milyon iken kotamız 74 bindi, nüfusumuz 80 milyon oldu kotamız 80 bine çıktı, 2024 güncellemesinde ise 85 milyon nüfusumuz için kota aldık. Bu kota uygulaması sadece bize özgü değil tüm ülkeler için böyledir. Mesela Endonezya'nın Müslüman nüfusu 230 milyon olduğu için onların kotası 230 bindir."
Kontenjan 84 bin, yıllık başvuru 200 bin
Hacca gitmek isteyen kardeşlerimizin taleplerini almak ve onları kuraya dahil etmek için her sene ön kayıt alıyoruz. Bunun da ortalaması yıllık yaklaşık 200 bin kişi civarındadır.
2013'ten bekleyenlerin sayısı 204 bin 335 kişi. 2014 ve 2015'te ön kayıt almadık bu nedenle 2016'daki ön kayıt sayımız 581 bin oldu. 2023'te 220 bin kişi, 2024'te 135 bin kişi başvurdu.
Bu sistem başvuranların bekleme oranlarına dikkat edilmeden, herkesin aynı şartlarda kuraya dahil edilmesi ve çıkması durumunda kutsal topraklara götürülmesini kapsıyor.”
Sıra 130 yıl sonra gelecek
Remzi Bircan, bir diğer sistemin ise "sıra sistemi" olduğunu belirterek, "Bu sistemde başvuranlar, başvuru yıllarına göre sıraya konuluyor, sırası geldiğinde kutsal topraklara gidiyor. Bunun en bariz örneği Malezya'da yaşanıyor. " dedi.
Bircan, Malezya'da bugün itibarıyla hacca başvurulduğunda sıra gelme süresinin "130 yılı" bulduğunu ifade etti.






