Ersoy: “Hızlı Değil, Yoğun Kazı Yapıyoruz”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kahramanmaraş’ta kültür ve turizm gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2027’de 32 şehre ulaşacağını, deprem bölgesindeki kültürel mirasın yeniden ayağa kaldırılması için yaklaşık 34 milyar liralık yatırım yürütüldüğünü açıkladı. Arkeolojik kazılardan kültür varlıklarının iadesine, gastronomiden Ayasofya’nın restorasyonuna kadar birçok başlıkta bilgi veren Ersoy, “Biz hızlı kazı yapmıyoruz. Yoğun kazı yapıyoruz” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kahramanmaraş programı kapsamında gazetecilerle bir araya gelerek Bakanlığın kültür, sanat, arkeoloji ve restorasyon çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Deprem sonrasında Kahramanmaraş’ta yürütülen çalışmalara değinen Ersoy, kentte deprem izlerinin önemli ölçüde silinmeye başladığını belirtti. Ulu Camii çevresindeki tarihi dokunun yeniden ayağa kaldırılması için yerel yönetimlerle birlikte çalıştıklarını söyleyen Ersoy, ilk etapta 10 tarihi konağın restorasyonuna başlanacağını açıkladı.
Deprem bölgesindeki kültürel mirasa 34 milyar lira
Ersoy’un verdiği bilgilere göre depremden etkilenen illerde kültürel mirasın korunması ve yeniden işlevlendirilmesi amacıyla yaklaşık 34 milyar liralık yatırım programı yürütülüyor.
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından 79 işin tamamlandığını, 17 çalışmanın sürdüğünü ve projelendirmesi tamamlanan 4 yeni işin daha ihale aşamasına geldiğini belirten Ersoy, bu çalışmalar için yaklaşık 12,2 milyar liralık kaynak ayrıldığını söyledi.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün sorumluluğundaki 678 tescilli eserden 377’sinin depremde farklı düzeylerde hasar gördüğünü belirten Ersoy, bunların 209’unun tamamlanarak yeniden hizmete açıldığını açıkladı.
Ersoy, yıl sonuna kadar 58 eserin daha tamamlanmasının, kalan 110 eserin ise 2027’nin ilk yarısında hizmete açılmasının planlandığını belirtti.
Tarihi yapılara 5 milyon liraya kadar hibe
Deprem bölgesindeki özel mülkiyete ait tescilli yapıların restorasyonu için de destek verildiğini anlatan Ersoy, vatandaşların proje hazırlama aşamasında Bakanlıktan destek alabildiğini söyledi.
Proje desteğinin 750 bin liraya kadar çıkabildiğini belirten Ersoy, uygulama aşamasında ise hasarın durumuna göre 5 milyon liraya kadar doğrudan hibe sağlandığını kaydetti.
“Bu bir kredi değil. Doğrudan hibe” diyen Ersoy, 300’ün üzerinde yapı sahibinin proje sürecini tamamlayarak restorasyon için uygulama sözleşmesi imzaladığını bildirdi.
Kahramanmaraş’ta kütüphane alanı altı katına çıkacak
Kahramanmaraş’taki kütüphane yatırımlarının da genişletildiğini belirten Ersoy, deprem öncesinde yaklaşık 5 bin 200 metrekare olan kütüphane alanının yeni yatırımlarla 31 bin 600 metrekareye çıkarılacağını açıkladı.
Bakan Ersoy, devam eden 5 büyük kütüphanenin de tamamlanmasıyla kentin kütüphane kapasitesinin deprem öncesine göre yaklaşık 6 katına ulaşacağını söyledi.
Kültür Yolu Festivali 2027’de 32 şehirde
Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2027 yılında 32 şehirde düzenleneceğini açıklayan Ersoy, böylece bütün büyükşehirleri kapsama hedefine ulaşılacağını ifade etti.
Programdaki 32 şehrin 30’unun büyükşehir olduğunu, Nevşehir ve Çanakkale’nin ise alan başkanlıkları ve özel kültürel önemleri nedeniyle programa dahil edildiğini belirten Ersoy, festivalin Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 65’ine ulaşacağını söyledi.
Ersoy, festivalin yalnızca konserlerden oluşan bir etkinlik olmadığını; şehirlerin sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına katkı sağlayan kapsamlı bir organizasyon olduğunu vurguladı.
Gastronomi için “Lezzet Noktaları” modeli
Festival kapsamında gastronominin de önemli bir başlık haline geldiğini belirten Ersoy, Türkiye’nin yöresel mutfak mirasının korunması amacıyla “Lezzet Noktaları” uygulamasını hayata geçirdiklerini söyledi.
Seçilen restoranların yalnızca ticari başarılarına değil, yöresel yemekleri ve geleneksel tarifleri yaşatmalarına da bakıldığını belirten Ersoy, uygulamanın temel amacının gastronomi turizmini desteklemenin yanında kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu ifade etti.
“Amacımız yalnızca restoranın cirosunu artırmak değil; o şehrin gastronomik mirasını gelecek nesillere aktarmak.”
Arkeolojide 12 aylık çalışma modeli
Türkiye’nin arkeolojik kazı politikasındaki değişime de değinen Ersoy, yaklaşık sekiz yıldır uygulanan 12 aylık kazı modelinin sonuç vermeye başladığını söyledi.
Bu modelin yılın 12 ayında sürekli toprak kazılması anlamına gelmediğini vurgulayan Ersoy, kazı sezonunun dışında belgeleme, raporlama, restorasyon ve bilimsel çalışmaların devam ettiğini belirtti.
Kazı başkanlığı sayısının 157’den 267’ye çıkarıldığını ifade eden Ersoy, yabancı kazı başkanlıklarının tamamına Türk koordinatör kazı başkanları atandığını da söyledi.
“Hızlı kazı yapmıyoruz, yoğun kazı yapıyoruz”
Kazı çalışmalarındaki yaklaşımını, “Biz hızlı kazı yapmıyoruz. Yoğun kazı yapıyoruz” sözleriyle özetleyen Ersoy, daha fazla ekip ve ekipmanla aynı anda birden fazla noktada çalışma yürütüldüğünü belirtti.
Ersoy, bilimsel metodolojiden taviz verilmediğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Eskiden Efes gibi devasa bir antik kentte tek noktada 10 kişilik bir ekip çalışabiliyordu. Bugün aynı anda 10 ayrı noktada, daha büyük ekiplerle çalışma yapıyoruz. Kaynak, ekip ve ekipman sağladığınızda kazı süreci doğal olarak hızlanıyor. Ama bilimsel metodolojiden taviz vermiyoruz.”
Geleceğe Miras Projesi kapsamında yaklaşık 3-4 bin uzman, arkeolog, sanat tarihçisi ve teknik personel ile yaklaşık 6 bin işçinin sahada görev yaptığını belirten Ersoy, Türkiye’deki arkeolojik alanların henüz küçük bir bölümünün gün yüzüne çıkarıldığını söyledi.
Taş Tepeler’de 20 Neolitik alan
Göbeklitepe’nin de içinde bulunduğu Taş Tepeler projesine ilişkin bilgi veren Ersoy, kamuoyuna açıklanan 12 alanın yanı sıra henüz açıklanmayan 8 alan daha bulunduğunu ve toplam sayının 20’ye ulaştığını açıkladı.
Şanlıurfa ve çevresinin Neolitik Çağ açısından dünya çapında önemli bir merkez olduğunu belirten Ersoy, farklı ülkelerden bilim insanlarının da bölgedeki çalışmalara katıldığını söyledi.
Türkiye’ye yaklaşık 9 bin eser iade edildi
Yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarının Türkiye’ye getirilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirten Ersoy, bugüne kadar yaklaşık 9 bin kültür varlığının Türkiye’ye iadesinin sağlandığını açıkladı.
İade süreçlerinde bilimsel kanıtların ve hukuki dayanakların büyük önem taşıdığını belirten Ersoy, Türkiye’nin 14 ülkeyle kültür varlıklarının iadesine yönelik iş birliği bulunduğunu söyledi.
Bazı ülkelerde yıllarca sürebilen hukuki süreçlerin ikili protokoller sayesinde önemli ölçüde kısaltılabildiğini belirten Ersoy, kaçakçılıkla mücadele ekiplerinin müzayede evleri, internet siteleri ve sosyal medya platformlarını yakından takip ettiğini anlattı.
Ersoy, kültür varlıklarının yasa dışı piyasadaki talebinin azaltılmasının mücadelede kritik olduğunu vurguladı.
Ayasofya’da restorasyon için 2027 hedefi
Bakan Ersoy’un açıklamalarındaki bir diğer önemli başlık ise Ayasofya’nın restorasyonu oldu.
Ayasofya’da Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyonlarından birinin yürütüldüğünü belirten Ersoy, çalışmaların yalnızca ziyaretçilerin görebildiği alanlarla sınırlı olmadığını, yapının altındaki ve erişilemeyen bölümlerde de incelemelerin sürdüğünü söyledi.
Ana kubbede yüzyıllardır bu ölçekte kapsamlı bir çalışma yapılmadığını belirten Ersoy, çatlaklar nedeniyle oluşabilecek su sızıntılarının mozaik ve bezemeler açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
Kubbenin kontrollü biçimde açılmasıyla radar ve lazer taramalarının yapılacağını belirten Ersoy, böylece yapının görünmeyen bölümlerindeki çatlak, boşluk ve yapısal sorunların tespit edilerek gerekli güçlendirmelerin gerçekleştirileceğini söyledi.
Ayasofya’nın yer altı galerileri inceleniyor
Ayasofya’nın altında geniş galeriler, geçitler ve tüneller bulunduğunu belirten Ersoy, bazı bölümlerde temizlik ve güçlendirme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.
Çamur ve balçığın temizlenmesi, nemin kontrol altına alınması ve yapısal güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Ersoy, restorasyon ve bilimsel incelemelerin tamamlanmasının ardından uygun bölümlerin ziyarete açılmasının değerlendirilebileceğini söyledi.
Bu çalışmaların tamamlanmasıyla Ayasofya’nın bugün ziyaretçilerin göremediği tarihi katmanlarının da turizme kazandırılabileceğini belirtti.
Ayasofya: Hedef 2027 sonunda iskelelerin büyük bölümünü kaldırmak
Ayasofya’nın dış cephesindeki çalışmaların da sürdüğünü belirten Ersoy, farklı noktalarda eş zamanlı çalışma yürütüldüğünü söyledi.
Bakanlığın hedefinin, 2027 yılı sona ermeden Ayasofya’nın dış görünümünü büyük ölçüde eski haline getirmek ve iskelelerin önemli bölümünü kaldırmak olduğunu açıklayan Ersoy, yapının alt bölümleri ile görünmeyen alanlarında çalışmaların daha uzun süre devam edebileceğini ifade etti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Kahramanmaraş’taki açıklamaları; deprem bölgesindeki kültürel miras yatırımlarından arkeolojik kazılara, gastronomiden Kültür Yolu Festivali’ne ve Ayasofya’nın restorasyonuna kadar Türkiye’nin kültür politikalarındaki geniş kapsamlı çalışma başlıklarını ortaya koydu.








Lütfen Bekleyin.