• 08 Ağustos 2026
  • 0
  • 7 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Öğrencilere Mektuplar-2: Sevgili Öğrenci Arkadaşım, Belki de Tercih Edeceğin Meslek Henüz Ortaya Çıkmadı - Prof. Dr. Nazmi Kozak

Bu haberi dinleyin
08 Ağustos 2026 Öğrencilere Mektuplar-2: Sevgili Öğrenci Arkadaşım, Belki de Tercih Edeceğin Meslek Henüz Ortaya Çıkmadı - Prof. Dr. Nazmi Kozak

Bugün elinde tercih kılavuzu var.

Belki bilgisayarın başında son kez puanına bakıyorsun.

Belki ailene danışıyorsun.

Belki öğretmenlerinin önerilerini dinliyorsun.

Belki de arkadaşlarınla aynı üniversiteyi tercih edip etmeyeceğini düşünüyorsun.

Hayatının en önemli kararlarından birini vermek üzeresin.

Çünkü bugün yalnızca bir üniversite seçmiyorsun.

Aslında nasıl bir hayat yaşayacağını da seçiyorsun.

Eğer tercihlerinin arasında Turizm İşletmeciliği, Gastronomi ve Mutfak Sanatları, Turizm Rehberliği, Seyahat İşletmeciliği veya turizmin herhangi bir alanı varsa, sana bu sektörde kırk yılı aşkın süredir çalışan, araştıran ve binlerce öğrenci yetiştirmiş bir akademisyen olarak birkaç şey söylemek istiyorum.

Öncelikle şunu bilmeni isterim.

Bugün tercih edeceğin bölüm büyük ihtimalle değişmeyecek.

Ama mezun olduğunda yapacağın meslek bugünkünden çok farklı olacak.

Bu cümleyi özellikle tekrar okumeni isterim.

Çünkü sen üniversiteyi bitirdiğinde, bugün bildiğimiz birçok görev değişmiş olacak; buna karşılık bugün henüz adını bile duymadığın yeni meslekler ortaya çıkacak.

İşte bu mektubu sana bunun için yazıyorum.

Turizm, dünyanın en hızlı değişen sektörlerinden biridir.

Bundan elli yıl önce insanlar seyahat acentelerine giderek broşürlerden tatil seçiyordu.

Yirmi yıl önce rezervasyonlar internetten yapılmaya başlandı.

Bugün ise cep telefonundaki birkaç dokunuşla dünyanın herhangi bir yerindeki otelde oda ayırtabiliyor, uçak bileti satın alabiliyor ve restoran rezervasyonu yaptırabiliyoruz.

Şimdi ise çok daha büyük bir dönüşümün içindeyiz.

Yapay zekâ...

Büyük veri...

Robotik sistemler...

Artırılmış gerçeklik...

Sanal gerçeklik...

Akıllı oteller...

Dijital kimlik uygulamaları...

Belki bu kavramların hepsi sana biraz uzak geliyor.

Ama inan bana, dört yıl sonra mezun olduğunda bunlar turizm sektörünün günlük çalışma araçları olacak.

Bu değişimi bazı insanlar korkuyla izliyor.

"Yapay zekâ işlerimizi elimizden alacak."

"Robotlar insanların yerini alacak."

"Turizmde insan çalışmayacak."

Ben aynı fikirde değilim.

Yaklaşık kırk yıllık meslek hayatım bana şunu öğretti:

Teknoloji insanın yerine geçmez.

Teknolojiyi kullanabilen insan, kullanamayan insanın önüne geçer.

İşte bütün mesele budur.

Sana küçük bir hayal kurdurmak istiyorum.

Bugün tercih yaptığını düşün.

Dört yıl sonra mezun oldun.

İlk iş günündesin.

Ama çalıştığın yerde kartvizitinde "Resepsiyon Görevlisi" yazmıyor.

Onun yerine şunu okuyorsun:

Yapay Zekâ Misafir Deneyimi Uzmanı.

Görevin, otelin dijital asistanlarını yönetmek.

Yapay zekânın misafirlere doğru öneriler sunmasını sağlamak.

Chatbotların verdiği cevapları geliştirmek.

Her misafire kişiselleştirilmiş tatil deneyimi hazırlamak.

Belki bugün böyle bir meslek sana yabancı geliyor.

Fakat dünyanın önde gelen otel zincirleri bu sistemleri kullanmaya başladı bile.

Belki sen Turizm Veri Bilimcisi olacaksın.

Her gün milyonlarca rezervasyonun oluşturduğu verileri analiz edeceksin.

Yapay zekâ ile hangi ülkeden kaç turist geleceğini tahmin edeceksin.

Otellerin fiyatlarını belirleyen algoritmaları yöneteceksin.

Eskiden yöneticiler tecrübelerine güvenirdi.

Gelecekte ise tecrübe ile veriyi birlikte kullanan yöneticiler başarılı olacak.

Belki Akıllı Otel Sistemleri Yöneticisi olacaksın.

Oteldeki bütün odalar sensörlerle çalışacak.

Enerji tüketimi otomatik olarak izlenecek.

Robotlar oda servisi yapacak.

Temizlik sistemleri dijital olarak yönetilecek.

Sen ise bütün bu teknolojinin koordinasyonundan sorumlu olacaksın.

Belki Robot Operasyon Uzmanı olacaksın.

Çünkü gelecekte robotlar çalışacak ama onları insanlar yönetecek.

Robotların bakımını yapacak, yazılımlarını güncelleyecek, misafirlerle uyum içinde çalışmalarını sağlayacak uzmanlara ihtiyaç duyulacak.

Belki Dijital Concierge Tasarımcısı olacaksın.

Misafir daha uçağa binmeden onun ilgi alanlarını analiz eden sistemler geliştireceksin.

Balayı çiftine farklı, çocuklu aileye farklı, gastronomi meraklısına farklı, engelli ziyaretçiye bambaşka öneriler sunan dijital asistanlar tasarlayacaksın.

Belki de en heyecan verici alanlardan biri seni bekliyor.

Deneyim Tasarımcılığı.

Eskiden oteller oda satardı.

Bugün deneyim satıyor.

Yarın ise duygu satacak.

Bir otelin kokusu...

Lobide çalan müzik...

Odanın ışığı...

Kullanılan dijital ekranlar...

Sunulan gastronomi deneyimi...

Hepsi birlikte unutulmaz bir hikâye oluşturacak.

Bu hikâyeyi tasarlayan insanlar geleceğin en değerli turizmcileri olacak.

Turizm yalnızca otellerden ibaret değildir.

Gastronomi de değişiyor.

Yakın gelecekte restoranlarda yapay zekâ damak tadını analiz ederek kişiye özel menüler önerecek.

Artırılmış gerçeklik teknolojisi sayesinde tabağı sipariş vermeden önce üç boyutlu olarak görebileceksin.

Robot mutfaklar standart üretimi üstlenecek.

Ancak şefler daha yaratıcı olacak.

Çünkü tarif üretmek kolaylaşacak ama kültürü tabağa yansıtmak hâlâ insanın işi olacak.

Belki sen Dijital Gastronomi Deneyimi Tasarımcısı olacaksın.

Turist rehberliği de bambaşka bir boyuta taşınacak.

Müzelerde artırılmış gerçeklik gözlükleri kullanılacak.

Yapay zekâ onlarca dilde anlatım yapabilecek.

Ancak hiçbir teknoloji bir rehberin bilgi birikimini, yorum gücünü ve insan ilişkisini tamamen yerine koyamayacak.

Bu nedenle geleceğin turist rehberi yalnızca anlatan kişi olmayacak.

İçerik üreten, dijital platformları kullanan, yapay zekâyı yöneten, kültürel deneyim tasarlayan bir uzman olacak.

Bir başka önemli alan ise sürdürülebilirlik.

Bugünün otelleri yalnızca oda satmıyor.

Karbon ayak izini hesaplıyor.

Su tüketimini izliyor.

Atık miktarını ölçüyor.

Enerji verimliliğini artırıyor.

Bu nedenle gelecekte Dijital Sürdürülebilirlik Uzmanı, Karbon Ayak İzi Analisti ve Yeşil Otel Danışmanı gibi yeni meslekler ortaya çıkacak.

Çünkü artık başarılı turizm işletmeleri yalnızca daha fazla kazanan değil, dünyayı daha az tüketen işletmeler olacak.

Sevgili öğrenci arkadaşım,

Belki bu satırları okurken hâlâ "Acaba turizm okunur mu?" diye düşünüyorsun.

Ben sana başka bir soru sorayım.

İnsanlar seyahat etmeyi bırakacak mı?

Yeni yerler görmekten vazgeçecek mi?

Yeni tatlar keşfetmeyecek mi?

Farklı kültürleri tanımak istemeyecek mi?

Elbette hayır.

İnsan var olduğu sürece seyahat de var olacak.

Turizm de var olacak.

Değişecek olan turizm değil; turizmde çalışan insanların bilgi ve becerileri olacak.

Bu yüzden sana birkaç tavsiyem var.

İngilizceyi çok iyi öğren.

Mümkünse ikinci bir yabancı dil öğren.

Yapay zekâyı rakibin olarak değil, çalışma arkadaşın olarak gör.

Veri okumayı öğren.

Teknolojiyi öğren.

İnsan psikolojisini öğren.

İletişim kurmayı öğren.

Empati kurmayı öğren.

Ve en önemlisi…

Merak etmeyi hiç bırakma.

Çünkü geleceğin turizm profesyonelleri, en çok bilenler değil; en hızlı öğrenebilenler olacak.

Belki bugün tercih listene yalnızca bir bölüm adı yazacaksın.

Ama aslında geleceğini yazıyorsun.

Kim bilir…

Belki on yıl sonra bir kongrede karşılaşacağız.

Belki bir havalimanında.

Belki dünyanın başka bir ülkesindeki bir otelde.

Belki de sen, bugün henüz adını bile bilmediğimiz bir mesleğin ilk temsilcilerinden biri olacaksın.

İşte o gün bana sadece şunu söylemen yeterli olacak:

"Hocam, tercih döneminde yazdığınız o mektubu okumuştum."

İnan bana…

Bir öğretim üyesi için bundan daha büyük bir mutluluk yoktur.

Sevgiyle ve başarı dileklerimle,

Prof. Dr. Nazmi Kozak

Türkiye Turizm Ansiklopedisi ve The Encyclopedia of World Tourism

Koordinatörü

 

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz