Otel Grupları Daha Az Bilinen Kırsal Destinasyonlara Yöneliyor
Turizmde aşırı yoğunluk ve istikrarsızlık, büyük otel gruplarını daha az bilinen kentlere ve kırsal bölgelere yöneltiyor. Wyndham, IHG ve Hilton gibi uluslararası gruplar, kalabalık turizm merkezlerine alternatif oluşturan ikincil destinasyonlarda büyüme fırsatlarını değerlendiriyor.
Kitle turizminin yoğunlaştığı geleneksel destinasyonların yanı sıra, daha az bilinen kentler ve kırsal bölgeler otel gruplarının yatırım radarına girmeye başladı. Daha sakin, özgün ve deneyim odaklı seyahatlere yönelik talebin artması, ikincil destinasyonları otel yatırımları açısından daha cazip hale getiriyor.
Bu eğilimin son örneklerinden biri Wyndham Hotels & Resorts oldu. Grubun Avrupa'dan sorumlu yöneticisi Dimitris Manikis, Financial Times'a yaptığı açıklamada, ikinci ve üçüncü kademe şehirlerde daha küçük ölçekli tesisler aradıklarını söyledi. Manikis, bu stratejinin aşırı turizm baskısının daha az hissedildiği ve turistlerin daha az yoğun destinasyonlara yönelik artan ilgisinden kaynaklandığını belirtti.
IHG de Avrupa'daki varlığını daha az keşfedilmiş destinasyonlara taşıma planları yapıyor. Grubun CEO'su Elie Maalouf, Avrupa'da büyümeyi sürdürmek amacıyla daha küçük veya gelişmekte olan kentlerde yeni tesisler açmayı planladıklarını açıkladı.
Hilton'dan İzlanda Hamlesi
İkincil destinasyonlara yönelen bir diğer büyük grup ise Hilton. TopHotelNews'te yer alan bilgilere göre Hilton, İzlanda hükümetiyle birlikte turizm hareketlerinin daha dengeli dağılmasını ve son yıllarda uluslararası ziyaretçi sayısındaki hızlı artış nedeniyle yoğunluk yaşayan Reykjavik üzerindeki baskının azaltılmasını amaçlayan bir proje üzerinde çalışıyor.
Bu stratejinin bir parçası olarak, Hilton'un Curio Collection markası altında Akureyri kırsalında yeni bir tesis de hizmete girdi. Yeni tesis, markanın geleneksel şehir merkezlerinin dışına çıkarak kırsal bir destinasyona ulaşmasını sağlarken, doğayla ve yerel çevreyle daha fazla etkileşim sunan deneyim odaklı konaklama talebine de yanıt veriyor.
Büyük otel grupları açısından ikincil destinasyonlar yalnızca yeni yatırım alanları değil, aynı zamanda mevcut turizm merkezlerine olan bağımlılığı azaltma ve değişen tüketici taleplerine yanıt verme fırsatı sunuyor. Daha az bilinen kentler ve kırsal bölgeler, kalabalık turizm merkezlerine alternatif arayan gezginlerin ilgisiyle birlikte uluslararası otelcilik markalarının büyüme stratejilerinde daha fazla yer buluyor.
Kaynak: ttgitalia








Lütfen Bekleyin.