TÜRSAB'ın Uluslararası OTA'lara Karşı Açtığı Bayrak Tartışma Konusu Oldu: Peki Kim Ne Diyor?
Pazartesi günü TÜRSAB sitesinde yayınlanan ama taraflar hakkında isim verilmeyen hukuki girişime ilişkin açıklamayı sayfalarımıza, dava açılan OTA'ların isimleriyle taşımıştık. Ardından hemen tüm sitelerde paylaşılan ve ulusal basın ile TV'lere de taşınan haberin ardından tartışmalar da başladı. Otelci meslek kuruluşları da tartışmaya katıldı.
TÜRSAB ne istiyor?
TÜRSAB, 2017'de açıp kazandığı Booking.com davası ardından, benzer argümanlarla Airbnb, Expedia, Hotels.com ve benzeri 10 büyük çevrimiçi rezervasyon ve turizm portalına karşı dava açmıştı. TÜRSAB, bu sitelerin Türkiye’de kayıt dışı, yasal denetim ve vergi yükümlülüğü olmadan faaliyette bulunarak haksız rekabet yarattığını savunuyor ve erişimlerinin engellenmesini talep ediyordu.
Booking.com kararı emsal
Hikaye 2017’de TÜRSAB'ın, Booking.com’a karşı açtığı dava ile başlamıştı. Dava sonucunda İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ihtiyati tedbir kararı verdi. Booking.com’un Türkiye’deki oteller için Türkiye içinden rezervasyon alması durduruldu. Bu karar Booking.com'un yurt dışından Türkiye içindeki otellere, ya da Türkiye içinden Türkiye dışındaki otellere rezervasyon yapmasını engellemiyordu.
Mahkemenin gerekçesi neydi?
Mahkeme, Booking.com’un TÜRSAB üyesi olmadan Türkiye’de seyahat acentacılığı faaliyeti yürüttüğüne hükmetti. Bu faaliyetin 1618 sayılı Kanun’a aykırı olduğu ve yerli acentalar aleyhine haksız rekabet yarattığı kanaatine vardı. Dava sonuçlanana kadar telafisi güç zarar doğacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbir olarak Türkiye içi otel rezervasyonlarına erişimi durdurdu.
Booking.com, şirket kurmayı değil, seyahat acentası olarak faaliyet göstermeyi istemedi
Mahkeme kararı sonrasında yapılan ikili görüşmelerde Booking.com kendisine önerilen çıkış yolu olarak gösterilen Türkiye’de tam yetkili acenta olmayı tercih etmedi. Booking.com Türkiye’de zaten kurmuş olduğu şirkete seyahat acentası belgesi alarak Türkiye seyahat hukukuna girmeyi istemedi. Hukuka uyum yerine pazardan fiilen çekilmeyi seçti Yalnızca yurt dışı oteller için rezervasyon almaya devam etti.
Emsal olarak gösterilen bir başka uygulama: UBER
Booking.com kararı öncesinde bir başka uluslararası platform olan UBER'e karşı da, bu kez İstanbul Taksi Esnaf Odası tarafından dava açılmış ve uygulama durdurulmuştu.
Ne olmuştu?
İstanbul Taksiciler Esnaf Odası ve çeşitli birlikler: “Ruhsatsız taşımacılık”, “Haksız rekabet”, “Kamu düzeninin bozulması” gerekçeleriyle 2014 yılında dava açtı.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi: Uber’in taşıma faaliyeti yaptığı, ancak taksi ruhsatı / plaka sistemi dışında çalıştığı, bu nedenle haksız rekabet yarattığı mevcut mevzuata göre yasal boşluk olmadığı, Uber’in buna uymadığı gerekçeleriyle UBER'in faaliyetini durdurdu.
TÜRSAB'ın Yeni Hukuki Girişimine Karşı Otelci Meslek Kuruluşlarından Farklı Tepkiler
TÜRSAB'ın 10 OTA için açtığı davaya TÜROFED ve TÜROB gibi otelci meslek kuruluşlarından tepki geldi. Ancak tepkiler, daha çok yasaklamanın bir çözüm olmadığı noktasında yoğunlaşıyor, Türkiye imajına zarar verdiği belirtiliyor ancak TÜRSAB'ın dava açma gerekçelerinden temelde farklı argümanlar da içermiyor.
TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı
Yağcı, Turizm Ekonomi gazetesine yaptığı açıklamada, "OTA’ları fiziki bir seyahat acentesi gibi konumlandırmak yerine, bunlara ilişkin hukuki ve yasal zemin oluşturulması ve nasıl çalışacaklarına ilişkin çözümler üretilmesi gerektiğini" ifade ediyor ama bunun var olan mevzuata göre nasıl olacağına ilişkin bilgi vermiyor. Yağcı görüşlerini şu biçimde temellendiriyor: "Çünkü tüm dünya artık dijital platformlara kayıyor ve trendler değişiyor. Yasaklayıp kapatarak bu işi çözemeyiz. Tersine, bunların kapatılması durumunda bir kayıp yaşanacaktır. Çünkü bunların açık oldukları denklemde elde edilecek vergiye de bu ülkenin ihtiyacı var. O nedenle bir masa etrafında oturup, ortak akılla bunları kapatmak yerine nasıl çalışacaklarına kafa yormamız gerekiyor. Yani esas sıkıntıyı ortaya koyup onu çözecek yöntemi bulmak durumundayız. Öte taraftan, bu platformların kapanmaması ülke imajı açısından da önemli. Çünkü bu firmalar globalde dünyanın en büyük turizm firmaları. Nasıl Uber’i kapatınca taksi sorununu çözemediysek, bu platformların kapatılması da bu sorunları çözmeyecek.”
TÜROB Başkanı Müberra Eresin
Müberra Eresin'in gazetemize gönderdiği açıklama ise şöyle:
"Bugün dünyanın çok hızlı bir şekilde değiştiğini hep birlikte görüyoruz. Turizm de teknoloji de artık sınır tanımıyor. Bu nedenle konuyu yalnızca “bir platform kapatılsın mı, kapatılmasın mı” ekseninde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum.
"Açık konuşmak gerekirse; Expedia, Agoda gibi dünya genelinde yaygın olarak kullanılan uluslararası online platformların kapanması, Türk turizmini doğrudan ve olumsuz etkiler. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Dünyanın neredeyse her ülkesinde faaliyet gösteren bu platformlar, rastgele değil; ofisleriyle, muhataplarıyla, vergi yükümlülükleriyle ve belirli kurallara tabi olarak çalışıyorlar.
"Benim itirazım da tam bu noktada başlıyor. Mesele yasaklamak değil, bu yapıları Türkiye’nin sistemine doğru şekilde entegre edebilmektir. Türkiye’de faaliyet göstereceklerse, burada ofis açmaları, sorumluluk almaları ve ülkemizin kuralları çerçevesinde çalışmaları gerekir.
"Dünyada bu sürecin nasıl yönetildiğine, hangi ülkelerin bu platformları nasıl regüle ettiğine bakmalı; uygulanabilir ve makul modelleri Türkiye’ye uyarlamalıyız. Çünkü bu platformlar kapatıldığında kaybeden onlar olmuyor; asıl kaybı Türk turizmi yaşıyor. Tanıtımda, erişimde ve rekabette geriye düşüyoruz.
"Dolayısıyla çözüm, kapanma değil diyalogdur. Yasak değil, düzenlemedir. Vergi konusunda eksikler varsa elbette buna itiraz edilmelidir; ancak bunun yolu kapatmak değil, “Türkiye’de kazanıyorsan, burada sorumluluk da almalısın” diyebilmektir ki bu kısma iyi bakmak lazım bahsi geçen online satış kanallarının en yüksek digital hizmet vergisini Türkiye’de ödediklerini biliyorum.
"Benim durduğum nokta son derece net: Dünyaya bakmalı ve dünyadaki çalışır, dengeli uygulamaları Türkiye’ye uyarlamalıyız. Bunu başardığımızda hem sektörümüzü korur hem de Türk turizmini dünyadan koparmamış oluruz."









Lütfen Bekleyin.