“Aşırı turizme tepkiler haklı, ama bu turizmofobiye dönüşmemeli”
En çok turist alan ülkelerden İtalya ve İspanya’nın bazı bölgelerinde başlayıp dünyanın değişik destinasyonlarına yayılan “Yeter, artık turist istemiyoruz” “Turist evine dön” gibi sloganlarla eylemler yapılıyor.
Bu eylemlerle yerel halk bölgelerine aşırı sayıda gelen turistlerden rahatsızlıklarını dile getiriyor.
Sektör temsilcileri günümüzde temel sorunlardan olan sürdürülebilirliğin de ifadesi olan aşırı ziyaretçi trafiğine yönelik tepkilerin haklı ve doğru olduğunu ancak bunun “turizmofobi”ye (korkunun kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkilemesi gösterilen tepki) dönüşmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.
Haklılık şeytanlaştırmaya dönüşmemeli
Aşırı turist trafiğine tepki eylemlerine sahne olan ülkelerden İspanya’nın kanarya Adaları Turizm Bakanı, bu eylemlerin ‘Turizmofobi’ye dönüşme olasılığından endişe ettiğini söyledi.
Bakanı Jessica de León, Tenerife'de katıldığı bir toplantı konuyla ilgili şunları söyledi:
" Aşırı ziyaretçi trafiğinden bölge sakinleri rahatsız. Haklılar, onları anlıyorum. Bu sorunla yüzleşmeli ve buna karşı mücadele etmeliyiz. Ancak bu çatışma konusu haline getirilmemeli. Kanarya Adaları'nda turizmofobinin endişe verici olmaya başladığını görüyorum. Pandemiden önce Kanarya Adaları'nın GSYİH'sının yüzde 35'ini temsil eden ekonominin ana motoru bir sektör şeytanlaştırılmamalı.”
Yanlış algıya neden oluyor
Daha önce TUI'de uzun başkanlık yapan şimdi Almanya Seyahat Acenteleri Birliği’nin (DRV) projeler bölümünde "Kültür ve Seyahat" grubu başkanı olan Günter Ihlau da, aşırı ziyaretçi trafiğine gösterilen tepkileri haklı bulduğunu ancak bunların son dönemde turizme düşmanlık halini almasını görmekten endişe duyduğunu söyledi.
Ihlau, Almanya’da yayınlanan fvw|TravelTalk dergisinin editörü Oliver Graue ile yaptığı söyleşide iklim aşırı ziyaretçi trafiğine gösterilen tepkileri haklı bulduğunu ancak son dönemde yaşanan iklim değişikliği, aşırı sıcaklar, orman yangınları gibi sorunların bile turizm düşmanlığı için kullanılmak istendiğine tanık olduğunu belirterek, bu aralar turizmin olumsuzluklarla anıldığını, turizm ile ilgili yanlış bir algı yaratılmak istendiğini bunun sektöre zarar verdiğini söylüyor.
Zamanında gereken önlem alınmadı
“Gazetelerden televizyon haberlerine kadar bazen seyahat kaçınılması gereken bir şey olarak gösteriliyor” diyen Ihlau şunları söylüyor:
Turizm sektörü katma değeri yüksek bir sektör. Bazı ülkeler turizm gelişmeden var olamaz. Bu alanda sorunlar var. Ama turizmin ekonomiye katkıları ve sağladığı yararlar nedeniyle başlangıçta bu tür sorunları kabul etmek istemedik.
Haklı talep olarak dile getirilen ve bu temelde gösterilen tepki tatilin olumsuz bir şeymiş gibi anlaşılmasına neden oluyor. Bu, yalnız turizmi değil birçok alanı etkiliyor.
Şimdi tepki gösterilen konuların çoğu yeni değil, her zaman farklı şekillerde var oldu. Yeni olan, çevre protestolarıyla eklenen ahlaki unsurdur. Daha önce de tepkiler vardı ama böyle olmamıştı.
Turizm olmasaydı
Gerçek olan seyahat etmenin ahlaki açıdan kınanacak bir şey olmadığıdır. Ama böyle bir imaj oluşturuluyor. Turizm sektörü şu ana kadar buna karşı koyamadı ve halkı ücretsiz seyahat, tatil ve dinlenmenin değeri konusunda bilinçlendirmeyi başaramadı. Turizm olmasaydı birçok destinasyonda yaşam koşullarının nasıl olacağını göstermek yeterlidir. Örneğin eski kartpostallarda Mallorca'daki nüfusun turizmden önceki yaşam koşullarını hala görebilirsiniz. Bu yoksulluk korkunçtu.
Konuyla ilgili kontrol mekanizmalarının zamanında devreye sokulması konusunda başarısızlık yaşandı. Bunun yerine destinasyonlarda ve kaynak pazarlarda kısa vadeli düşünme hakim oldu.
Turizme yönelik artan eleştirilerin şu andaki halinin yumuşak göründüğü, konular zor konulara dönüşeceğini görmek gerekir. Buna hazırlıklı olmalıyız.







