Konyaaltı Sahili’nde Plastik Atıklara Karşı Yeni Proje
Yeryüzü Vakfı, Antalya’nın Konyaaltı Sahili’nde plastik atıkların denize ulaşmadan toplanması ve geri kazanım sistemine kazandırılması amacıyla yeni bir proje başlattı. Akdeniz’de plastik kirliliğinin azaltılmasını hedefleyen proje, uluslararası BeMed Mikro Girişimler Programı tarafından destekleniyor. 18 ay sürecek olan “Konyaaltı Sahil Plastik Ortaklığı Projesi”, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Konyaaltı Belediyesi’nin katkılarıyla yürütülecek. Projenin amacı, sahilde oluşan plastik atıkların denize karışmasını önlemek, atıkları kaynağında ayrıştırmak ve resmi atık yönetim sistemi üzerinden geri dönüşüme kazandırmak.
Yeryüzü Vakfı Başkanı Serpil Arslantaş, çevre sorunlarını yalnızca temizlik faaliyetleri olarak değerlendirmediklerini belirterek, “Kıyı ekosistemleri, turizm, yerel yönetimler ve toplumsal davranışları kapsayan bütüncül bir dönüşüm modeli oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.
Projeyi, Yeryüzü Vakfı Başkanı Serpil Arslantaş ile konuştuk.
Yeryüzü Vakfı olarak bu projeyi nasıl konumlandırıyorsunuz?
Yeryüzü İklim Değişikliği ile Mücadele Vakfı olarak iklim değişikliği konusunda farkındalığı artırmak, toplumsal projeler geliştirmek ve sürdürülebilir yaşam kültürünü güçlendirmek için çalışıyoruz. Vakfımızın odak alanları arasında iklim değişikliği ile mücadele, sıfır atık, doğal kaynakların korunması, eğitim ve farkındalık, adil geçiş ve sürdürülebilirlik başlıkları bulunuyor. Biz çevre meselesini yalnızca temizlik ya da atık toplama olarak değil; kent yaşamı, turizm, kıyı ekosistemleri, toplumsal davranış ve yerel yönetim iş birliğiyle birlikte ele alınması gereken bütüncül bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz.
Antalya bugün çok özel bir süreçten geçiyor. COP31’in bu yıl Antalya’da yapılacak olması şehirde çevre, iklim, denizlerin korunması ve sürdürülebilirlik alanlarında ciddi bir hareketlilik yarattı. Kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör aynı gündem etrafında daha fazla bir araya geliyor. Vakfımız da COP31 sürecinde Mavi Bölge’de gözlemci sivil toplum kuruluşu olarak programı yakından takip edecek. Bu bizim için yalnızca uluslararası bir zirveyi izlemek değil; Antalya’da sahada yürüttüğümüz çalışmaları küresel iklim gündemiyle ilişkilendirmek anlamına geliyor.
Bu noktada Antalya Valimiz Sayın Hulusi Şahin’in eşi Sayın Ebru Şahin’in himayesinde yürütülen ve “Antalya’da Deniz Hep Temiz” çağrısıyla güçlenen Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi’ni de çok kıymetli buluyoruz. Bu inisiyatif, deniz ve kıyı temizliğini sadece dönemsel bir kampanya olmaktan çıkarıp şehir ölçeğinde sahiplenilen bir çevre hareketine dönüştürüyor. Bizim Konyaaltı Sahil Plastik Ortaklığı projemiz de bu şehir hareketini tamamlayan, sahada ölçülebilir ve uygulanabilir bir model ortaya koymayı hedefleyen bir çalışma.
Projenin fonlayıcısı kim?
Konyaaltı Sahil Plastik Ortaklığı projemiz, Akdeniz’de plastik kirliliğinin azaltılmasına yönelik çalışan Beyond Plastic Med – BeMed Mikro Girişimler Programı kapsamında destekleniyor. BeMed, Akdeniz’in plastikten arındırılması hedefiyle yerel ölçekte uygulanabilir, somut ve yaygınlaştırılabilir projelere destek veren uluslararası bir program.
Bizim için bu destek yalnızca finansal bir kaynak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Antalya’da geliştirdiğimiz yerel bir çevre çözümünün Akdeniz ölçeğinde görünür hale gelmesi ve benzer kıyı kentlerine örnek olabilecek bir modele dönüşmesi açısından da çok değerli. Çünkü plastik kirliliği yalnızca bir ülkenin ya da bir belediyenin meselesi değil; Akdeniz’e kıyısı olan tüm şehirlerin ortak sorumluluğu.
Projenin toplam bütçesi 13.000 Avro. Bu bütçenin 9.000 Avroluk kısmı BeMed desteğiyle karşılanıyor. Yeryüzü Vakfı olarak biz de projeye öz kaynak ve saha koordinasyonu katkısı sağlıyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Konyaaltı Belediyesi’nin ayni katkısı ise özellikle saha koordinasyonu, resmi transfer noktalarının belirlenmesi ve belediyenin yetkili atık yönetim sistemiyle bağlantının kurulması açısından önemli.
Bu yönüyle proje; uluslararası bir fon desteği, yerel yönetim iş birliği ve sivil toplum koordinasyonunun bir araya geldiği küçük ölçekli ama etkisi ölçülebilir bir Akdeniz kıyı koruma çalışması olarak şekilleniyor.
Proje ne kadar sürecek? Bu süre içinde başlıca ne tür çalışmalar yapmak istiyorsunuz?
Projemiz 18 ay sürecek. Planlanan uygulama dönemi 1 Haziran 2026’da başlayıp 30 Kasım 2027’de tamamlanacak. Bu süre boyunca Konyaaltı Sahili’nde plastik atıkların denize ulaşmadan toplanması, ayrıştırılması, kayıt altına alınması ve belediyenin resmi atık yönetim sistemi üzerinden lisanslı geri kazanım kanallarına yönlendirilmesi için çalışacağız.
İlk aşamada belediyelerle operasyonel iş birliği mekanizmasını netleştireceğiz. Hangi sahil bölümlerinde çalışılacağı, toplama rotaları, transfer noktaları, kayıt sistemi ve görev paylaşımı belirlenecek. Ardından sahada çalışacak küçük bir atık toplayıcı grubu seçilecek ve bu kişilere güvenli toplama, kişisel koruyucu ekipman kullanımı, temel ayrıştırma ve kayıt tutma konularında eğitim verilecek.
Proje boyunca plastik atıklar sahada düzenli olarak toplanacak, temel türlerine göre ayrıştırılacak, tartılacak ve kayıt altına alınacak. Aynı zamanda sahil işletmeleri, büfeler, satıcılar, plaj hizmeti veren işletmeler ve ziyaretçilerle de temas kuracağız. Çünkü sahildeki plastik kirliliği yalnızca belediye temizlik ekiplerinin değil, sahili kullanan herkesin davranışıyla ilgili. Bu nedenle görünür bilgilendirme, kısa saha bilgilendirmeleri ve pratik yönlendirmelerle kaynakta ayrıştırma ve denize atık ulaşmadan müdahale kültürünü güçlendirmek istiyoruz.
Projenin çıktıları ne olacak?
Projenin en önemli çıktısı, Konyaaltı Sahili için uygulanabilir, ölçülebilir ve daha sonra başka sahillere de aktarılabilir bir plastik atık önleme modeli oluşturmak olacak. Bu model yalnızca “temizlik yaptık” demekle sınırlı kalmayacak; hangi atığın nereden toplandığı, ne kadar toplandığı, nereye teslim edildiği ve resmi sistem içinde nasıl değerlendirildiği kayıt altına alınacak.
Somut olarak belediye iş birliği protokolü ve saha uygulama prosedürleri oluşturulacak, belirlenmiş sahil bölümleri ve transfer noktaları netleşecek. Altı atık toplayıcının eğitim alması, kişisel koruyucu ekipmanla daha güvenli koşullarda çalışması ve belediye sistemiyle düzenli bir ilişki içinde hareket etmesi hedefleniyor. Proje süresince yaklaşık 15 ton plastiğin resmi toplama ve geri kazanım hattına aktarılması hedefleniyor; bu hedef saha başlangıç verilerine göre revize edilebilir.
Ayrıca aylık veri setleri, ara rapor ve final raporu hazırlanacak. Sahilde faaliyet gösteren 30-50 işletmeci veya satıcıya ulaşılması, en az altı saha bilgilendirme çalışması yapılması, kirlilik yoğunluğu görülen noktalarda önce-sonra gözlemleri yapılması ve proje sonunda başka sahil ya da ilçelerde kullanılabilecek kısa bir uygulama rehberi hazırlanması da planlanan çıktılar arasında.
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Konyaaltı Belediyesi projenin ortakları olarak ne yapacaklar?
Bu proje, sivil toplumun tek başına yürütebileceği bir temizlik çalışması değil. Sahadaki atığın resmi sistem içinde toplanması, transfer edilmesi ve lisanslı kanallara yönlendirilmesi için belediyelerle güçlü bir iş birliği gerekiyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ile yapılan mutabakat çerçevesinde proje uygulaması için gerekli izinler, koordinasyon, belirlenen kıyı alanlarında saha faaliyetlerinin yürütülmesi, görünürlük ve iletişim desteği, eğitim ve toplantılar için uygun alanların sağlanması gibi konularda destek sağlanması öngörülüyor.
Konyaaltı Belediyesi ise projenin sahadaki teknik uygulama ortağı niteliğinde. Konyaaltı Sahili’nde çalışılacak bölümlerin belirlenmesi, mevcut belediye temizlik güzergâhları ve yüklenicilerle çakışma olmaması, resmi transfer noktalarının tanımlanması ve toplanan plastiklerin belediyenin yetkili atık yönetim hattı üzerinden lisanslı tesislere yönlendirilmesi bu iş birliğinin temel parçaları. Burada amaç, sahada toplanan plastiğin kayıt dışı bir akışa değil, belediyenin resmi ve izlenebilir sistemine girmesi.
Yeryüzü Vakfı olarak biz de projenin genel koordinasyonunu, sahadaki atık toplayıcıların belirlenmesini ve takibini, eğitimleri, kişisel koruyucu ekipman teminini, saha kayıtlarını, bütçe ve raporlamayı, günlük saha ödemelerini ve paydaşlarla iletişimi üstleneceğiz. Böylece belediyenin kurumsal yetkisi ile sivil toplumun saha esnekliği bir araya gelmiş olacak.
Plastik atıkların denize ulaşmadan önlenmesi önemli bir atık ayrıştırma projesi. Kaynakta bertaraf edilmesi isteniyor anladığımız kadarıyla. Bu nasıl olacak?
Burada “kaynakta bertaraf” ifadesinden çok “kaynağında ayrıştırma ve resmi sisteme yönlendirme” demeyi daha doğru buluyorum. Çünkü hedefimiz plastiği sahilde, yani denize ulaşmadan önce yakalamak; onu karışık atık haline gelmeden ayırmak, tartmak, kaydetmek ve belediyenin yetkili toplama hattına teslim etmek.
Konyaaltı Sahili çok yoğun kullanılan bir kamusal alan. Turizm sezonunda ziyaretçi hareketliliği, sahil işletmeleri, paket servis ürünleri, tek kullanımlık şişeler, bardaklar, ambalajlar ve poşetler plastik kirliliğini artırabiliyor. Hafif plastikler rüzgârla, yüzey akışıyla ya da dalga hareketiyle kısa sürede denize ulaşabiliyor. Bu nedenle müdahalenin sahilde ve günlük işleyişe yakın noktada yapılması gerekiyor.
Proje kapsamında atık toplayıcılar belirlenmiş sahil bölümlerinde çalışacak. Toplanan plastikler temel gruplar halinde ayrıştırılacak; örneğin PET şişeler, sert plastikler, ambalaj filmleri ve benzeri ayrımlar yapılacak. Sonra bu malzemeler tartılacak, kayıt altına alınacak ve belediyenin belirlediği transfer noktalarına teslim edilecek. Oradan da resmi sistem içinde lisanslı geri kazanım ya da geri dönüşüm tesislerine yönlendirilecek. Böylece atığın sahilden denize kaçması engellenirken, aynı zamanda atığın nereye gittiği de izlenebilir hale gelecek.
Bu yaklaşımın önemli tarafı şu: Biz sadece sahili temiz göstermeye çalışmıyoruz. Sahilde oluşan plastik atığın resmi, kayıtlı ve geri kazanıma uygun bir akışa girmesini sağlamaya çalışıyoruz. Temizlikten daha kalıcı olan şey, sistem kurmaktır.
Mikroplastikler de bu kapsamda değerlendiriliyor mu?
Evet, ancak burada doğru çerçeveyi çizmek gerekiyor. Bu proje bir deniz suyu analizi ya da mikroplastikleri laboratuvar ortamında ölçme projesi değil. Bizim temel odağımız, mikroplastik oluşumuna yol açabilecek plastiklerin denize ulaşmadan önce toplanması ve sistemli şekilde yönetilmesi.
Sahilde gördüğümüz küçük plastik parçalar, şişe kapakları, ambalaj kırıntıları ve plastik filtre içeren sigara izmaritleri denize ulaştığında zamanla parçalanarak mikroplastik riskini artırıyor. Bu nedenle mikroplastik meselesinde en etkili yaklaşımlardan biri, plastiği daha büyük parça halindeyken ve hâlâ toplanabilir durumdayken sahada yakalamaktır. Bizim çalışmamız tam olarak bu önleyici mantığa dayanıyor.
Ayrıca “Antalya’da Deniz Hep Temiz” çağrısıyla gündeme gelen dumansız sahil, izmaritlerin yayılmasının önlenmesi, deniz dibi temizlikleri ve kıyı temizliği çalışmaları da mikroplastik riskiyle doğrudan bağlantılı. Çünkü izmaritler ve küçük plastik parçalar çoğu zaman görünmez kirliliğin başlangıç noktasıdır. Biz Konyaaltı Sahili’nde bu riski kaynağa en yakın noktada azaltmaya çalışacağız.
Turizm sektörü açısından bu projenin önemi nedir?
Antalya bir turizm kenti ve Konyaaltı Sahili bu kentin en görünür alanlarından biri. Turizmde sürdürülebilirlik artık yalnızca otellerin enerji verimliliği ya da sertifikalarıyla sınırlı değil; destinasyonun tamamının çevre performansı önem kazanıyor. Bir kentin denizi, sahili, atık yönetimi ve çevre bilinci, ziyaretçinin algısını da doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle projemizi turizm açısından da stratejik görüyorum. Temiz sahil, temiz deniz ve izlenebilir atık yönetimi Antalya’nın marka değerinin parçası. COP31 sürecinde Antalya’nın dünyaya vereceği mesajlardan biri de bu olmalı: Bu şehir yalnızca iklim zirvesine ev sahipliği yapan bir kent değil; aynı zamanda denizini, kıyısını ve doğal kaynaklarını korumak için sahada çalışan bir kent.
Yeryüzü Vakfı olarak bu projenin, Antalya’da kamu, belediye, sivil toplum ve turizm paydaşlarının birlikte üretebileceği somut çevre çözümlerinden biri olmasını istiyoruz.








Lütfen Bekleyin.