• 05 Haziran 2026
  • 0
  • 5 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Tolon Sökmen: “Türkiye’de Rehberlik, Sadece Tarih Anlatmak Değil, Önyargıları da Aşmaktır”

Bu haberi dinleyin
05 Haziran 2026 Tolon Sökmen: “Türkiye’de Rehberlik, Sadece Tarih Anlatmak Değil, Önyargıları da Aşmaktır”

Turizm Gazetesi – Turizm Sohbetleri’nin konuğu, 62 yıldır aktif olarak turist rehberliği yapan duayen isim Tolon Sökmen oldu. Sökmen, 1964 yılında başladığı meslek hayatından bugüne rehberlik mesleğinin geçirdiği dönüşümü, Türkiye turizminin gelişimini ve sektörün unutulmaz isimlerini anlattı.

Türkiye’de rehberlik mesleğinin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Sökmen, mesleğe 1964 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açtığı ilk resmi kursla adım attığını söyledi. Ancak örgütlü rehberlik faaliyetlerinin daha eskiye dayandığını hatırlatan Sökmen, ilk meslek örgütünün 1955 yılında kurulan Profesyonel Tercüman Rehberler Derneği olduğunu ifade etti.

Derneğin kurucuları arasında İnci Pirinççioğlu, Nurten Ataseven ve Lütfi Balkan gibi isimlerin yer aldığını belirten Sökmen, bu isimlerin Türkiye’nin ilk kokartlı rehberleri arasında bulunduğunu kaydetti.

“67 Yıl Çalışan Cengiz Alatlı Unutulmamalı”

Mesleğin öncü isimleri arasında geçen yıl 93 yaşında hayatını kaybeden Cengiz Alatlı’nın özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Sökmen, “67 yıl aralıksız çalışan çok değerli bir rehberdi. Onun ardından 62 yıllık meslek hayatımla ben geliyorum” dedi.

Kendisinin hâlâ aktif olarak rehberlik yaptığını belirten Sökmen, geçmiş kuşaktan birçok meslektaşının farklı alanlara yöneldiğini, Atilla Tozkoparan ve Atilla Dorsay gibi isimlerin sektörde önemli izler bıraktığını söyledi.

Rehberlikte Oda Dönemi

Profesyonel Tercüman Rehberler Derneği’nin 1990’lı yıllara kadar faaliyetlerini sürdürdüğünü anlatan Sökmen, daha sonra hukuki statü kazanabilmek amacıyla oda yapılanmasına geçildiğini belirtti. Bu dönüşüm sürecinde Atilla Tozkoparan’ın önemli katkıları olduğunu ifade eden Sökmen, kendisinin de yaklaşık 19,5 yıl boyunca başkanlık görevini yürüttüğünü söyledi.

“Bazı Dillerde Fazla, Bazılarında Büyük Açık Var”

Rehberlik eğitiminde zaman zaman plansız uygulamaların sektörü olumsuz etkilediğini dile getiren Sökmen, ihtiyaç analizi yapılmadan açılan kursların bazı dillerde rehber fazlasına, bazı dillerde ise ciddi eksikliklere yol açtığını belirtti.

Bugün Rumca, Gürcüce ve Farsça gibi dillerde rehber açığının sürdüğünü ifade eden Sökmen, buna karşılık İngilizce rehber sayısının oldukça yüksek seviyelere ulaştığını söyledi.

Üniversitelerde açılan rehberlik bölümlerinin de doğru planlanmadığını savunan Sökmen, dil yeterliliği konusunda yaşanan eksikliklerin mezunların mesleki yeterliliklerini olumsuz etkilediğini kaydetti.

“Türkçe Rehberlik Kavramı Yanlış”

Son yıllarda ortaya çıkan “Türkçe rehberlik” uygulamasını da eleştiren Sökmen, rehber olmanın zaten Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayı ve Türkçe bilmeyi gerektirdiğini belirterek, bu kavramın gereksiz olduğunu söyledi.

“Türkiye’de Rehberlik Avrupa’dan Daha Zor”

Türkiye’de rehberlik yapmanın Avrupa ülkelerine göre çok daha zor olduğunu vurgulayan Sökmen, bunun temel nedeninin turistlerin beraberinde getirdiği önyargılar olduğunu ifade etti.

“Türkiye’ye gelen turistlerin bir bölümü daha turun ilk saatlerinde Ermeni meselesi gibi siyasi konuları gündeme getiriyor. Rehber bunları çatışmaya girmeden, savunmacı bir tavır takınmadan ve dengeli bir şekilde anlatmak zorunda. Bu da ciddi bilgi, kültür ve deneyim gerektiriyor” dedi.

Avrupa’daki destinasyonlara gelen turistlerin ise genellikle hayranlık duygusuyla seyahat ettiğini belirten Sökmen, “İtalya’ya, Fransa’ya ya da Yunanistan’a gelen turist zaten o ülkeyi seviyor. Türkiye’de ise rehber yalnızca ülkeyi anlatmıyor, aynı zamanda önyargıları da kırıyor” diye konuştu.

Anadolu Turları Büyük Özveri Gerektiriyordu

1960’lı ve 1970’li yıllarda Anadolu turlarının oldukça yaygın olduğunu anlatan Sökmen, o dönemde turizmin bugüne göre çok daha zor şartlarda yapıldığını söyledi.

“Otobüslerde klima yoktu, yollar yetersizdi, konaklama kapasitesi son derece sınırlıydı. O yıllarda Türkiye genelinde yaklaşık 65 bin yatak kapasitesi vardı. Bugün bu sayı 1 milyon 600 bini aştı” diyen Sökmen, özellikle Fransız ve Alman turistlerin Anadolu’ya büyük ilgi gösterdiğini belirtti.

“Teknik İmkânlar Arttı, Misafirperverlik Ruhu Azaldı”

Geçmiş dönem turizmi ile bugünü karşılaştıran Sökmen, teknolojik ve fiziksel altyapının büyük ölçüde geliştiğini ancak sektörün bazı insani değerlerini kaybettiğini söyledi.

“Eskiden insanlar işi sahiplenirdi. Anadolu’da haber vermeden kırk kişilik bir grubu götürür, yarım saat içinde ağırlatabilirdiniz. Bugün teknik imkânlar çok daha gelişmiş durumda ama o misafirperverlik ruhu eskisi kadar güçlü değil” dedi.

Turizmin Kahramanları Unutulmamalı

Türkiye turizminin gelişiminde önemli rol oynayan isimlerin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sökmen, Cengiz Alatlı’nın yanı sıra Kapadokya’da Saffet Yatağan ve Afrodisias bölgesinde Zihni Doyurum’un sektöre büyük katkılar sunduğunu söyledi.

“Rehberlik Sevmeden Yapılacak Bir İş Değil”

62 yıldır mesleğin içinde olmasının nedenini ise tek cümleyle özetleyen Sökmen, “Rehberlik sevmeden yapılacak bir iş değil. Bu meslek sadece bilgi aktarmak değil; insanla, kültürle ve tarihle birlikte yaşamaktır” ifadelerini kullandı.

 

Turizm Sohbetleri serisinin 28. bölümünü izlemek için:

?si=_BKV9VVobeJt20Og

Turizm Sohbetleri serisinin 28. bölümünü dinlemek için: 

https://open.spotify.com/episode/5pxFzqCOmT32kS0BBL1gER?si=oIfa1ftXTRSlKuAZ8mLVZw

 

Turizm Sohbetleri Hakkında:

Turizm Sohbetleri, Turizm Gazetesi’nin sektöre yönelik yeni içerik projesi olarak YouTube ve Spotify üzerinden

yayınlanacak ve turizmin güncel gündemini ele alacak düzenli bir söyleşi serisidir. Her hafta yayınlanacak

programda, turizm sektörünün

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz