• 11 Mayıs 2020 12:32
  • 0
  • 7 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Bir almanya analizi

Bu yazıyı dinleyin
Yusuf Hacısüleyman 11 Mayıs 2020 Bir almanya analizi

Almanya Dış İşleri Bakanlığı Covid19 nedeniyle 14 Haziran tarihine kadar bir seyahat uyarısı yayınladı. Seyahat uyarısının iki önemli anlamı var, devlet vatandaşına diyor ki; “Uyarıya söz konusu olan ülkelere veya yerlere bu tarihler içinde gidersen seni geri getirmek zorunda değilim. Bu dönem içinde ve yerlere seyahat etmek için ödediğin parayı geri alabilirsin’’. Bu nedenle Alman seyahat endüstrisinin büyük bir bölümü bu uyarıya kilitlenmiş ve eli kolu bağlı bekleme durumundadır. Almanya’da, seyahat uyarısı seyahat yasağı demek değildir. Almanya’da havalimanları ve hava trafiği açıktır. Demiryolu ulaşımında da bir kısıtlama yoktur. Sınır kapılarında bazı ülkelere olan karayolu ulaşımı kapalıdır sadece. Şimdi Almanya’daki Seyahat Pazarının ve Sosyodemografik verilerinden bazılarını alt alta yazalım, sonra da değerlendirmemizi yapalım.

ALMANYA SEYAHAT PAZARI

-2019 yılında ana tatil olarak seyahat süresi 5 günden fazla ve 14 yaş üzerindekileri dikkate aldığımızda toplam 70,8 milyon tatil gerçekleştirilmiş, bunların %74’ü yurtdışına…

-2019 yılında 5 gün ve 14 yaş üzerindekileri dikkate aldığımızda, yapılan tatillerde kişi başına ağırlıklı harcama ortalaması 1.033.-Euro’dur (Yurtdışı ortalama 1.188.-Euro, yurtiçi ortalama 602.-Eurodur.)

-2019 yılında en çok tercih edilen yurtdışı tatili; İspanya %12.7, İtalya % 8.7, Türkiye %6.3, Avusturya %4.7, Yunanistan % 4.1… İç pazarın payı ise %26 olup, uzak destinasyonların payı ise %8’dir.

-2019 yılında yurtdışı tatillerde ortalama kalış süresi 13,2 gündür.

-2019 yılında yurtdışı tatillerinde uçakla ulaşım %58 ve Otellerde konaklama oranı %57’dir.

-2019 yılında bu tatillerde paket turun, dinamik paketleme dâhil, payı %45, tekil olarak konaklama rezervasyonunun payı %35’dir.

-2019 yılında rezervasyon yaptırma şekli; online %44, yüz yüze görüşerek %39, telefon ile %15, e-mail ile %10, mektup veya faks ile %1’dir.

ALMANYA SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLER

-Toplam nüfus 83,1 milyondur.

-Toplam nüfus içinde 65 yaş üstü oran %17.88, 60-64 yaş arası %5.49, 0-14 yaş arası %11,28.

-16.5 milyon insan yalnız yaşamaktadır, bunların %35inin yaşı 65 üstüdür, yani 5.8 milyondur.

-Doğurgan yaşına göre Kadın nüfus başına düşen doğum /çocuk katsayısı 1.57’dir.

-Toplam nüfusta başlıca ölüm nedenleri Kalp ve Kan dolaşımı hastalıkları, yani Covid19’un ana hedef grubu olan hastalık sınıfı.

-2020 yılında okulların yaz tatiline ilk girecek olan eyaletler;

*22 Haziran Mecklenburg,

*25 Haziran Berlin, Brandenburg ve Hamburg,

*29 Haziran Kuzey Ren Vestfalya.

-2020 yılında okulların yaz tatiline son girecek eyaletler;

*27 ve 30 Temmuz Baden Würtemberg ve Bavyera.

Okulların yaz tatili süresi 6 haftadır.

 

ALMANYADAN BU YIL KAÇ KİŞİ GELİR?

Bu sorunun yanıtını vermek çok bilinmeyenli bir denklemin yanıtı gibi karmaşık hesaplardan geçer. Sadece hesap da değil, bu kez işin içinde değişik duygular da var, özgürlük, meydan okuma, endişe ve korku bunların yalnızca uç noktaları. Ama yine de bu soruyu kendimize sormak ve bir tahmin de bulunmak zorundayız. Çünkü Sektör bazı sayıları referans olarak alıp planlarını buna göre yapmak zorundadır.

-2019’da Türkiye’ye gelen Alman Vatandaşı ziyaretçi sayısı 5.027.472 kişi olmuş ki bunların yaklaşık %25’i Alman Pasaportlu Türklerdir.

-2019’da en fazla gelinen yer Antalya, 2.673.545 kişi.

-Almanya nüfusunun %23.37’si 60 yaş üzerindedir. Covid19’un hedef kitlesi. Bu grubun ve Kronik hasta grubunun Seyahat eğiliminin çok düşük olacağı kabul edilebilir mi? Evet, edilebilir.

-Almanya’nın seyahat uyarısı şu anda 14 Haziran’a kadar, uzatılmayacağını düşünürsek, gelir grubu yüksek olan ve gurbetçilerin de yoğun yaşadığı Berlin, Hamburg ve Sanayi Eyaleti olan (NRW)Kuzey Ren Vestfalya eyaletlerindeki okul tatilleri Haziran içinde başlayacağından ürkek de olsa bir potansiyel akış beklenebilir mi? beklenebilir. Almanya’nın güneyinde olan iki büyük eyaletinde okul tatilleri temmuz sonunda başlıyor, yani seyahat ve tatil alanında birçok deneyim kazanıldıktan sonra başlıyor, bu pozitif bir etki yaratır mı? evet yaratabilir.

-Çocuklu ailelerin, İspanya ve İtalya’nın önünde, normalde de birinci tercihinin Türkiye olması bir avantaj mıdır? Tüm eyaletlerde Okul yaz tatilleri henüz başlamadığı için evet avantajdır.

-Yukarıda sayıları belirtilen Türkiye’ye gelen Almanların %64’ü Temmuz-Aralık ayları arasında gelmiş, yani yarısından fazlası yılın ikinci yarısında gelmiş. Sayısal olarak ağırlık zaten ikinci yarıda. Pozitif bir beklenti yaratır mı? Evet, yaratır.

-Tur operatörlerinin başlangıçta ihtiyatlı davranıp uçak koltuk kapasitelerini düşük planlayacakları düşünülebilinir mi? Evet, öyle olacağını kabul edebiliriz.

-Fiyat cazibesi bir rol oynar mı? Evet, maalesef her zamanki gibi… Arz-talep dengesizliği bu kez de yine talepten yana.

-Ortalama kalış süresi düşer mi? Düşmez diyebiliriz, genelde bu yaz tatilini tek seferde ve uzun kullanmak düşüncesi ağırlık basar.

-Uçakla ulaşım tercihi değişebilir mi? Azalma yönünde değişebilir, arabayla seyahat etmek daha güvenli algısı sanki daha yaygın.

-Müşteriler böyle bir ortamda genelde güvendikleri ve daha önce aşina oldukları yerlere giderler. İster ülke, ister otel, ister restoran, cafe-bar, kuaför olsun bu tercih her iş alanı için geçerlidir. Daimî misafir oranı yüksek olan Türkiye avantajlı mıdır? Evet, Almanlar için normalde birinci ve ikinci sıradaki tatil ülkesi olan İspanya ve İtalya’daki olumsuz sağlık sistemi imajından dolayı destinasyon seçiminde ibre az da olsa diğer ülkelere kayacaktır.

-Türkiye, Yunanistan, Hırvatistan deniz güneş kum tatili için daha çok tercih edilen olacaktır. Fransa ve Mısır da imajdan dolayı oyuna sonradan girebilecektir. Uzak destinasyonlar ise kaybedenler kulübüne dahil olacaklardır.

-Daimî misafir oranı yüksek olan oteller misafir nezdindeki güven endeksinden dolayı daha avantajlı olacaklardır, tanıdık mekân tanıdık personel efekti etkili olacaktır.

-Bütün bu pozitif ve negatif etkenler dikkate alındığında böyle zamanlarda yanılma payı çok yüksek olma tehlikesini de göze alarak bir tahminde bulunacak olsak:

-Bu yıl Türkiye’ye Almanya’dan gelecek sayının 1.8 - 2 milyon kişi dolayında olacağını, bu sayının içinde yaklaşık %35’inin memlekete gelmekten kolay kolay vazgeçmeyecek olan Alman pasaportlu Türklerin de  olacağını, turizmin başkentine de 800-900 bin kişi düşeceğini tahmin etsek çok yanılır mıyız?

İlk sayısal denemeyi ben yapmış olayım, sıra sizde, alın kalem kâğıdı önünüze….

 

Diğer Yazılar