Dört Mevsim- Yedi Kıta!
Zaman zaman davet edildiğimiz üniversite konuşmalarında “Kültür Turizmi Neden Önemlidir?” sorusuna karşılık bulmaya çalışırız.
Cevap, kısaca “Kültür turizmi, günümüz dünyasında sadece bir seyahat türü olmaktan çok daha fazlasıdır; ülkeler, bölgeler ve toplumlar için stratejik bir değere sahiptir” olur.
Çünkü;
Kültür turizmi, turizm gelirlerini kıyı şeridinden iç bölgelere, küçük tarihi yerleşimlere ve az bilinen köylere yayar. Deniz-kum-güneş turizmine kıyasla daha geniş bir coğrafyaya ekonomik fayda sağlar, yerel halkın daha fazla pay almasına olanak tanır. Yeni iş imkanları yaratır, el sanatları, yöresel mutfak, konaklama ve rehberlik gibi sektörleri canlandırır.
Tarihi yapılar, antik kentler, geleneksel el sanatları ve somut olmayan kültürel miras (müzik, dans, yemek kültürü, festivaller) ancak ekonomik değeri olduğunda korunabilir. Kültür turizmi, bu mirasın bakım-onarımına kaynak yaratır ve gelecek nesillere aktarılmasını sağlar. Sürdürülebilir yönetildiğinde koruma ile ekonomi arasında olumlu bir döngü oluşur.
Farklı milletlerden insanlar birbirinin tarihini, geleneklerini, inançlarını ve günlük yaşamını deneyimlediğinde önyargılar azalır. Kültür turizmi, en etkili “yumuşak güç” araçlarından biridir; barış, empati ve karşılıklı saygıyı besler.
Bir ülkenin ya da şehrin kimliği, sahip olduğu kültürel zenginlik üzerinden dünyaya tanıtılır. UNESCO Dünya Mirası listeleri, antik kentler, camiler, kiliseler, müzeler ve geleneksel festivaller sayesinde destinasyonlar daha çekici ve prestijli hale gelir.
Kültür turizmi yapan gezginler pasif tatil yerine aktif öğrenme deneyimi yaşar. Yeni bakış açıları kazanır, ufku genişler ve hayata daha zengin bir perspektiften bakar hale gelir.
Kısaca, kültür turizmi ekonomik, kültürel, sosyal ve eğitsel boyutlarıyla modern turizmin en sürdürülebilir ve katma değerli alanlarından biridir. Türkiye gibi binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapan bir ülke için ise neredeyse rakipsiz bir rekabet üstünlüğü kaynağıdır.
Doğru yönetildiğinde hem bugünü zenginleştirir hem de yarınları güvence altına alır.

Bütün bunları yazmamın nedeni önceki gece İzmir’de AASSM’de tanık olduğum bir kutlama…
1985 yılında kurulan FEST Travel’ın 40 yılını kutladık. Faruk Pekin’in gezgin dostlarını yeniden gördük bu gecede… Geçmişi anlatan “Kırk Yılda Devrîalem, Geçmişten Geleceğe Kültür Turizmi” adlı kitabın lansmanının da yapıldığı gece FEST Travel’ın 40 yılını anlatan “Kırk Yılda Devrîalem” adlı film gösterimi ile başladı. Kamera ve kurgusu Dr. Hazan Havlucu’ya ait olan filmde Türkiye ve dünya gezilerinden farklı yolculuklara çıktık. Fuayede sergilenen “40 Yıldan 41 Kare” fotoğraf seçkisi ile de tamamı gezginlerin çektiği fotoğraflara baktık. Fotoğraf sanatçıları arasında değerli dostlarımız da vardı.
Sunuculuğunu FEST Travel Genel Müdürü Zekeriya Şen’in yaptığı gecede Turizm eski bakanlarından Bahattin Yücel’in anılarını dinledik.

Kırk Yılda Devrîalem kitabının editörü İlkay Baliç ise kitabın yazılma süreçlerini anekdotlarla anlattı. Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlanan kolektif bir eser bu. FEST Travel'ın 40 yıllık yolculuğunu, sadece şirketin kendi hafızasını değil, Türkiye'de kültür turizminin genel evrimini de kapsayacak şekilde aktarılmış. Yaklaşık 100'e yakın rehber, çalışan, iş ortağı ve gezginin hikâyeleri, anıları ve deneyimleriyle zenginleştirilmiş. Dünyanın dört bir yanından ilginç hikâyeler, tarihi gerçekler ve kültür turizmi perspektifleri içeriyor. Faruk Pekin öncülüğünde geliştirilen kültür turizmi anlayışını, Adım Adım İstanbul gibi yenilikçi gezi konseptleri dahil belgelemek ve gelecek nesillere aktarmak açısından önemli. Önsöz’de Faruk Pekin FEST Travel'ın 40 yıllık serüvenini, kültür turizmi anlayışını “Önemli olan görmek değil, algılamaktır” diyerek özetlemiş. Pekin bu kitabın “sadece bir belge değil, geleceğe yol haritası” olduğunu da vurgulamış. Bu kitap nedeniyle İlkay Baliç’i özel olarak kutluyorum.
Bence “Türkiye’de kültür turizminin babası” olarak tanımlanacak bir insan olan FEST Travel kurucusu Faruk Pekin’in konuşması da ayakta alkışlandı. Faruk Bey, 13 Ağustos 1985’ten bugüne FEST Travel’ın kuruluş felsefesinin ve Türkiye’de kültürel turizme kazandırdığı vizyonu ne güzel anlattı. Pekin’in şu düşüncelerine katılmamak elde mi: Binlerce gezginle aynı hayali paylaştık… Anlamlı yolculuklar, derin keşifler, unutulmaz anılar... 40 yıldır farklı coğrafyalarda, farklı kültürlerde aynı tutkuyla yürüdük. Her adımda yeni bir hikâye dinledik, yeni dostluklar kurduk, yeni ufuklar açtık. Bazen İstanbul’un sokaklarında tarihin izini sürdük, bazen dünyanın en uzak köşelerinde yeni dünyalar keşfettik. Birlikte büyüdük, birlikte öğrendik, birlikte hayran kaldık. Ve biliyoruz ki asıl yolculuk, birlikte çıktığımızdır.
Tebrikler FEST Travel !







Lütfen Bekleyin.