Hafıza ve Mendiller
Bugün hafıza dediğimiz şey, çoğu zaman bir ekran kaydırma hareketine indirgenmiş durumda. Elimizdeki akıllı telefonla bir görüntüye bakıyor, birkaç saniye duruyor, sonra hızla geçiyoruz. Beğeniyor, paylaşıyor, unutuyoruz. Güncel medya, hatırlamaktan çok dolaşıma sokmayı önemsiyor; kalıcılığı değil, hızı kutsuyor. Oysa geçmiş, kendini bu kadar kolay ele vermiyor. Onun direnci, bazen bir arşivde, bazen bir sandıkta, bazen de bir mendilin liflerinde saklı.
İstanbul Büyükdere’deki Sadberk Hanım Müzesi’nde “İftihâr ve Yâdigâr” ismiylesergilenen H. Oğuz Aydemir Hatıra Mendilleri Koleksiyonu, tam da bu noktada günümüzün görsel hafızasına güçlü bir itiraz yükseltiyor. Bu mendiller, bir zamanlar “görülsün ve unutulmasın” diye üretilmiş. Bugünün imgeleri ise çoğu zaman “görülsün ve hemen tüketilsin” diye dolaşıma sokuluyor. Aradaki fark yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda etik ve politik.
Güncel medyada tarih, genellikle yıldönümlerine sıkışır. Bir gün konuşulur, ertesi gün başka bir başlıkla silinir.

H. Oğuz Aydemir dostumuzun yıllar boyunca sabırla biriktirdiği bu mendiller ise, hafızanın aceleye gelmeyeceğini hatırlatıyor. Çünkü her biri, belirli bir anı değil, bir dönemin ruhunu taşır. Üzerlerindeki portreler, sloganlar ve simgeler; yalnızca olan biteni değil, nasıl hatırlanmak istendiğini de anlatır.
Bugünün dijital görselleri çoğunlukla bağlamından kopuk dolaşır. Bir fotoğraf, kaynağından ayrılır; bir video, anlamını yitirir. Oysa bu mendiller, bağlamlarıyla var. Hangi savaşın, hangi taç giyme töreninin, hangi zafer anlatısının parçası oldukları bellidir. Üstelik bu bağlam, masum değildir. Mendiller, propaganda yapar, yönlendirir, yüceltir; bazen de siler. Bu yönüyle, bugünün medyasından sandığımız kadar uzak değiller.
Aradaki farkı şöyle açıklayabiliriz… Hatıra mendilleri, unutulmamak üzere üretilmiş nesnelerdi. Güncel medya ise çoğu zaman unutulmak pahasına çoğalıyor. Akış sonsuz, hafıza kırılgan. Bir mendil yıllarca saklanabilir; bir haber birkaç saat sonra görünmez olur. Oğuz Aydemir Koleksiyonu’ndaki mendiller, tam da bu geçicilik kültürüne karşı duran maddi tanıklar olarak karşımıza çıkıyor.
İftihâr ve Yâdigâr” sergisi, H. Oğuz Aydemir’in yıllar içinde oluşturduğu, uygun koşullar altında itinayla koruyup geleceğe aktarılması için Şubat 2018’de Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi’ne bağışladığı hatıra mendillerini sanata, kültüre ve yakın tarihe ilgi duyan ziyaretçilerle buluşturuyor. Sergideki hatıra mendilleri yalnızca tasarımlarıyla değil, anlattıkları hikâyelerle de dikkat çekiyor.

Hatıra-i Zafer adı verilen mendil de bunlardan biri. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden zorlu yolda büyük fedakârlıklarla elde edilen başarıları, önemli dönüm noktalarını ve Millî Mücadele kahramanlarını tarihe kaydetmek, aynı zamanda yaşananları belleklerde canlı tutmak amacıyla hazırlanmış olan mendil büyük bir zaferin hatırası. En üstünde Hatıra-i Zafer yazan mendilin merkezinde büyük bir ay yıldız motifi bulunuyor. Yıldızın içinde Millî Mücadele’nin önderi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, hilalin içinde de bu zorlu sürecin önde gelen komutan ve siyasetçilerinin portreleri yer alıyor. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kalpaklı fotoğrafının merkezinde olduğu yıldızın beş kolunun içine, üst koldan başlayarak saat yönünde ve kronolojik bir sırayla Millî Mücadele’nin dönüm noktaları kaydedilmiş. Yıldızın üst kolunda “Büyük Millet Meclisi’nin ilk ictimâı (toplantısı) 23 Nisan 1336 (23 Nisan 1920)”; sağ üstteki ikinci kolda “Birinci İnönü Muzafferiyeti 10 Kânûn-i sâni 1337 (10 Ocak 1921)”; sağ alttaki üçüncü kolda “İkinci İnönü Muzafferiyeti 31 Mart 1337 (31 Mart 1921)” yazıyor.
Koleksiyonda yer alan mendillerin bir bölümü döneminde seri halde, yüzlerce hatta binlerce adet üretilmiş örnekler. Ne var ki hatıra mendili yaptırmak, saklamak ya da hediye etmek bugün neredeyse tamamen ortadan kalkmış; en fazla sınırlı çevrelerde sürdürülen bir alışkanlık haline gelmiş durumda. Bu nedenle söz konusu mendiller, artık gündelik yaşamda karşılığı kalmamış, işlevi unutulmuş nesneler olarak başlı başına korunmaya değer bir kültürel miras niteliği taşıyor.
Sadberk Hanım Müzesi, bu tür tekstil eserlerin yaşatılması konusunda uzun yıllara dayanan bir uzmanlığa sahip. Deneyimli restoratör ve konservatörlerin yürüttüğü çalışmalar sayesinde mendiller onarılıyor, koruma altına alınıyor ve zamanın yıpratıcı etkilerine karşı direnç kazandırılıyor. Böylece yalnızca bugünün ziyaretçileriyle değil, geleceğin izleyicileri ve araştırmacılarıyla da buluşmaları sağlanıyor.
Müzenin sergi yaklaşımı da bu çizgiyle örtüşüyor. Alışılmış temaların ötesine geçen, nadir karşılaşılan nesneleri ve beklenmedik hikâyeleri öne çıkaran sergiler, ziyaretçilerin ilgisini farklı yönlere çekiyor. Nitekim bu sergiyi gezen pek çok kişinin, “hatıra mendili” diye bir geleneğin varlığından bugüne dek haberdar olmadıklarını dile getirmesi de bunun bir göstergesi. Görünen o ki hem koleksiyon hem de sergi, izleyiciler için geçmişi yeniden düşünmeye ve kültürel hafızanın az bilinen alanlarına merakla yaklaşmaya imkân tanıyor.
“İftihâr ve Yâdigâr”, 30 Haziran 2026 tarihleri arasında, çarşamba hariç her gün Sadberk Hanım Müzesi’nde ziyaret edilebilir.







Lütfen Bekleyin.