Turizmcinin Anlam Arayışı ve Yavaş Macera (Slow Adventure) Turizmi
Bu yazının başlığına esin kaynağı olan eser, Viktor E. Frankl’ın dünyaca ünlü “İnsanın Anlam Arayışı” adlı kitabıdır. Kitap, kısaca “bireyin hayat amacını keşfetmesiyle kurduğu psikolojik dayanıklılığı” gözler önüne seriyor. Peki, turizm deneyimlerini yalnızca görmek, tüketmek ve hızla bir sonraki noktaya geçmek üzerinden değerlendirmek yerine, onlara bir anlam yüklemek mümkün müdür?
Belki de bu sorunun cevabını Everest’e uzanan ilginç bir hikâyede bulabiliriz.
İngiliz bir dağcı ekibinin Himalayalar’da Everest’in zirvesine doğru ilerlediğini düşünün. Hava koşulları son derece elverişliydi. Ekip, beş günde tamamlamayı planladığı rotayı beklenenden çok daha hızlı bir şekilde, yalnızca üç günde kat etmiş ve zirveye ulaşmak için önlerinde çok az bir mesafe kalmıştı. Ancak dağcıların yüklerini taşıyan Şerpalar, belirli bir mesafeye ulaştıklarında durmuş ve yere oturmuşlardı. İngiliz dağcılar, hava koşulları uygun olduğu için bir an önce zirveye ulaşmak istemişler, ancak Şerpalar oturmaya devam etmişlerdi. Dağcılar, Şerpaların tekrar yola koyulmaları için onlara daha fazla para teklif etmişlerdi. Ancak Şerpalar bu tekliflerle hiç ilgilenmemişlerdi. Dağcılar, Şerpalara neden oturduklarını sorduklarında ise şu cevabı almışlardı:
“Tahminimizden daha hızlı ilerledik. Ruhumuz geride kaldı. Ruhumuzun bize yetişmesi için oturup onu bekliyoruz.”
İngilizler için belki saçma, ancak Şerpalar için kesinlikle anlamlı bir bakış açısı.
Dağcılar önce bunun geçici bir dinlenme olduğunu düşünmüşlerdi. Fakat zaman geçmesine rağmen Şerpalar ayağa kalkmamışlardı. Onları yeniden yola çıkarmak için daha fazla para teklif edilmişti. Ancak Şerpaların para tekliflerine ilgisi yoktu. Onlar için mesele, daha fazla kazanmak ya da zirveye bir an önce ulaşmak değildi.
Şerpalardan günümüze geldiğimizde, günümüzün lüksünün sakinlik, yavaşlık ve dinginlik olduğunu görüyoruz. Yavaşlık kavramı biraz olumsuz bir çağrışım da içerdiği için daha çok sakinlik ve dinginlik kavramlarını kullanmayı tercih etsem de konumuz “yavaş macera turizmi” olduğu için “yavaş yavaş” devam ediyorum.
Yavaş turizm, alanyazında araştırılan bir konu. Ancak yavaş macera turizmine ilişkin Türkçe alanyazında yaptığım araştırmalarda herhangi bir çalışmaya rastlayamadım.
“Yavaş macera turizmine örnek bir destinasyon var mı?” diyeceksiniz. Kendisini bu konuda konumlandırmış ülkelerden biri İrlanda. İsterseniz birlikte İrlanda’ya biraz daha yakından bakalım. İrlanda, kendisini “Sürdürülebilir Yavaş Seyahat Destinasyonu” olarak tanımlıyor.
Yavaş Macera
“Yavaş macera nedir?” sorusunun cevabı, aslında isminde gizlidir. Yavaş macera; uzak, vahşi ve doğal açıdan zengin destinasyonlarla etkileşim kurmayı, yavaş ve sürükleyici deneyimler yaşamayı destekleyen bir kavramdır. Bu deneyimler, doğayla daha yakından etkileşim kurma fırsatı sunar. Aynı zamanda yerel bölgenin ürünlerini, yaban hayatını ve doğal çevresini tanımanızı sağlayan aktivitelere katılmanıza olanak tanır.
Yavaş Sürükleyici Yolculuklar
Yavaş sürükleyici yolculuklar, hızlı ve yüksek adrenalin içeren macera deneyimlerinden uzak duran bir turizm biçimidir. Bunun yerine, vahşi ve doğal alanlarda yaşayarak ve seyahat ederek, doğayı kendi ritminde, mevsimlerinde ve hava koşullarında deneyimlemeye dayalı, yavaş ve sürükleyici yolculuklardır. Bu yolculuklar genellikle yabani yiyecekleri, yaban hayatını ve açık havada konforlu deneyimleri içerir. Aynı zamanda insanların doğayı daha iyi anlamalarını, insan gücüyle veya doğanın gücüyle gerçekleştirilen seyahat biçimlerini tercih etmelerini ve ziyaret edilen yerle daha güçlü bir etkileşim kurmalarını amaçlar.
İrlanda Adası’nda seyahat ederken yalnızca keyifli zaman geçirmekle kalmayıp, aynı zamanda karbon ayak izinizi azaltan ve yerel topluluklarla bağ kurmanızı sağlayan çevre dostu ve sorumlu seyahat tercihleri yapmak da mümkündür. Bunun için tempoyu düşürmek ve kendinizi ziyaret ettiğiniz destinasyona bırakmak gerekir. Yavaş seyahat, daha sürdürülebilir bir yolculuk biçimidir. Yapılacaklar listesini bir kenara bırakıp destinasyona odaklanmayı, yerel kültürü deneyimlemeyi ve ziyaret edilen yer ve yerel halkla anlamlı bir bağ kurmayı ifade eder.
Doğayı Keşfetmek ve İletişim Kurmak
Öncelikle bu tatil seçeneği, vahşi, açık ve doğal alanları keşfetme ve bu alanlarla etkileşim kurma fırsatı sunar. Nefes kesen manzaralar eşliğinde daha yavaş ve sürükleyici bir tempoda yolculuk yapmanıza olanak tanır. İkinci olarak, bir yere, onun geleneklerine ve topluluğuna zaman ayırarak anlamlı deneyimler aracılığıyla kalıcı anılar oluşturmanızı sağlar. Doğanın doğal güçlerine teslim olurken doğayla yeniden bağlantı kurmanıza ve doğaya daha fazla yakınlaşmanıza olanak tanır.
İnsanları Bir Araya Getirmek
Bu seyahat seçeneği, yaşadıkları yerin değerlerini ve duygusunu ziyaretçilerle paylaşmaktan keyif alan insanları bir araya getirir. Bunu geleneksel becerileri, yerel bilgileri ve hikâye anlatımını paylaşarak ve doğada birlikte zaman geçirerek gerçekleştirirler. Her bir macera, özenle seçilmiş kişiler ve işletmelerle iş birliği yapılarak benzersiz deneyimler sunacak şekilde tasarlanır.
Sorumlu Seyahat Seçenekleri
Bu seyahat anlayışının temel unsurlarından biri, çevre dostu ulaşım biçimlerinin tercih edilmesidir. Aynı zamanda farklı kültürler ve doğal çevreler hakkında bilgi edinme arzusunu, yerel kültürel ve doğal ritimlerle etkileşimi ve bunları anlama çabasını hem ziyaret edilen yerin hem de kişinin kendi yaşam alanının değerini takdir etmeyi içerir. Bu seyahat konsepti, yüksek kaliteli rehberli deneyimler aracılığıyla sorumluluklarını yerine getirmek isteyen ziyaretçilerin seyahat tercihlerine rehberlik etmek üzere tasarlanmıştır.
SAINT
Bu turizm konsepti, NPA (European Union's Northern Periphery and Arctic Programme– Avrupa Birliği’nin Kuzey Çevre ve Arktik Programı) kapsamında finanse edilen uluslararası bir araştırma ve geliştirme projesinden doğmuştur. SAINT (Slow Adventure in Northern Territories – Kuzey Bölgelerinde Yavaş Macera), Finlandiya, İsveç, Norveç, İzlanda, İskoçya, Kuzey İrlanda ve İrlanda’dan oluşan uluslararası bir ortaklıkla yürütülmüştür. Proje kapsamında 2018 yılında Yavaş Macera Turizmi için uluslararası bir marka tescil edilmiştir.
Marka
Turizm ürünlerinde bu özen anlayışını somutlaştırmak amacıyla bir kalite etiketi oluşturulmuş ve tescil edilmiştir. Bu marka, yeni yavaş macera deneyimlerinin ve bu alandaki işletmelerin oluşturulması için yapılandırılmış bir yaklaşım sunmaktadır. Aynı zamanda yüksek kaliteli ve rehberli yavaş macera deneyimleri aracılığıyla sorumluluklarını yerine getirmek isteyen ziyaretçilerin seyahat tercihlerine rehberlik etmek üzere tasarlanmıştır.
İrlanda, Şerpaların hikâyesini duydu mu bilmiyorum, ancak yavaş macera turizmini 2018 yılında hayata geçirmiş. İnternette Türkçe olarak “yavaş macera turizmi” ifadesini aradığımda herhangi bir sonuca rastlamadım. Bu durum, bilim insanları ve turizm girişimcileri için yeni bir araştırma alanına ve önemli bir fırsata işaret ediyor olabilir. Sizce de öyle değil mi?






Lütfen Bekleyin.