Umman'da Turizm Yine Hastalandı
Oysa pandemi krizi daha bir kaç yıl önce bitmişti.
Şubat ayının sonunda otellerimizde 3.300 misafir varken, bir hafta içinde oteller boşalıvermişti.
Yılın üçüncü çeyreği yüzümüzü güldürünce, Ekim ayından itibaren işlerimiz eski düzenine dönecek diye umutlanmıştık.
Oysa kırmızı kravatlı adamın planları farklıydı.
Tam, “el sıkıştılar artık, barış kapıda” demiştik ki, Abd Hürmüz yakınlarına 60 binden fazla asker yığmaya başladı.
İran da mağaralarında muhtemelen ekonomik dronelar üretiyordur.
Orta Doğu’dan İran’a doğru kalkacak bir füze, İran’ın Abd üssü olan tüm ülkelere karşılık vereceği anlamına gelir ki, üzerinde patlayıcılar uçuşan ülkelere haklı olarak kimse tatile gelmek istemeyecektir.
Nine Kılığındaki Kurt
Oysa başlarda, kurtun kırmızı başlıklı kızı kandırmaya çalıştığı gibi bizi nasıl da aldatmışlardı.
Hani molla rejimini değiştirip İran’ı özgürleştireceklerdi.
İran’ın nükleer silahları dünya için bir tehditti.
Falan filan.
28 Şubat günü İran’ın Minab kentindeki bir ilkokula füze salladı Abd.
Çoğunluğu kız çocukları olmak üzere 200 kadar sivil öldü, 700 kadar kişi de yaralandı.
Bu anlamsız saldırı molla ve rejimin muhaliflerini birleştiriverdi.
Kore’de, Vietnam’da, Afganistan’da aklı başına gelmeyenler şimdilerde bir de İran’da şanslarını deniyorlar.
İran, öyle havadan füze atılarak teslim olacak bir ülke de değil ki.
Kara harekatına conileri ve onların ana-babalarını ne ile motive edecekler acaba?
Kara harekatına cesaret ederlerse eğer, daha ilk günlerden Abd’ye bayrağa sarılı olarak dönecek olan tabutların hesabını o çocukların ebeveynlerine nasıl verecekler?
İran yeraltı zenginliklerini Venezuela gibi kolayına teslim etmeyecektir.
Yoksa Epstein Adası’nda olanlar mı gizlenmeye çalışılıyor?
Ghislaine Maxwell (1961) itirafçı oluverse de anlayabilsek neler olup bittiğini?
Gizemli Maxwell, 2042’ye kadar yaşar mı acaba Texas kodeslerinde?
Pekiyi Kimlere Yaradı Bu Kriz?
Orta Doğu ülkelerinde günde yaklaşık olrak 600 milyon Dolar ciro kaybına yol açan bu kriz, doğal olarak başka ülkelere yaradı.
Avrupa’ya yakın ülkelere bakacak olursak, İspanya, Hırvatistan, Malta, Yunan Adaları, Arnavutluk, Mısır bu krizden nemalandı.
Daha uzaklaşırsak da Japonya, Güney Kore, Vietnam, Karaipler’e iyi geldi bu kriz.
İyi De Ne Zaman Bitecek Bu Kriz?
Azılı bir iyimser olarak bir türlü savaşın daha da büyüyebileceğini, uzayabileceğini, yayılabileceğini düşünemiyorum.
Ya da düşünesim yok.
“Biri biterken öbürü de başlar, vermesin Allah” demişti ya hani 1974 yılında “Fesuphanallah” adlı şarkısında Erkin Koray (1941-2023).
Durumumuz nasıl da benziyor.
Bir Türk turizmcisi olarak krizlerle büyüdük zaten.
Yapacak bir şey yok.
Hazırlıklı olacağız.
Gevşemek de yok.
Hep aynı şarkıyı mırıldanmak kolay tabii.
Ama önemli olan Mehmet Ali Erbil’in “değiştir” adlı oyununda olduğu gibi, acil durumlarda söylemeye alıştığımız şarkıyı aniden değiştirebilme becerimiz var mı, yoksa yok mu?
Değiştiremezsek eğer, bizi değiştirebilenle değiştiriverirler.
İyi Günde Kötü Günde..
Tıpkı evliliklerde olduğu gibi, çalıştığımız işyerlerinin de iyi ve kötü günleri olabiliyor.
Aslında işyerlerimiz ile bir tür kâr ortaklığı yapıyoruz.
İşler iyi olunca ciro artıyor, bizler de anlaştığımız çerçevede paralar kazanıyoruz.
Kriz dönemlerinde de üzerimize düşen sorumluluğu farketmemiz şarttır.
Nasrettin Hoca’nın dediği gibi, kazanın doğuracağına inanıyorsak eğer, kazanın bir gün ölebileceğini de göze almalıyız.







Lütfen Bekleyin.