• 23 Temmuz 2020 15:18
  • 0
  • 6 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

GEO Special gözüyle 1998 de Almanya’daki imajımız-3

Bu yazıyı dinleyin
Nizamettin Şen 23 Temmuz 2020 GEO Special gözüyle 1998 de Almanya’daki imajımız-3

9 Yıl sonra GEO SPECIAL TÜRKEİ ikici yayınında  Milenyuma 2 yıl kala Almanya’dan Türkiye’nin ve turizmin imajına bakalım. Kapak teması 1989 dan çok farklı; insan odaklılıktan küçük bir sahil kasabasına dönüşmüş. 1989’larda emekleme döneminde olan turizm için 1998 de artık bu sakin sahil manzaralarına bir veda niteliğinde.

Önsözü Wolfgang Vollmert yazmış ;Bu "Boğaziçi kıtası" 1989 Geo Special'den bu yana hızlı bir gelişme göstermiştir. Medya ortamı sanki volkanik bir patlamadan sonra değişti ve tüm tabuları geride bıraktı. Türkiye Cumhuriyeti, ordunun gözetimi altında demokrasinin yürürlüğe girmesinin doğum kusurundan müzdarip  olmaya devam ediyor, ancak ülke asla daha modern olmadı, metropol olmadı İstanbul bugünden daha kozmopolit - dünyanın her yerinden gezginler için rüya gibi bir yer”  Derginin içeriğini incelediğimizde görüyoruz ki,Türkiye’nin gelecekte karşılaşacağı problemlere tek tek parmak basılmış. Şimdi içerikteki detaylara ve ortaya konulan imaja gelmeden turizm ile ilgili bir ilan hemen bu önsözle aynı sayfada göze çarpıyor.

GTI German Travel Int. Talha Görgülü ve Ömer Toroslu’nun önceleri ortak olarak kurdukları turoperatörü.2013 yılında bünyesindeki Sky Airlines ile birlikte iflas etmişti.

Böyle bir derginin arka kapağını ise Almanya’nın o gün ve bugün de en büyük kuruluşu  TUI ve İberotel  Belpark Viilage Belek ilanı. Fiyat ve konaklama tarzı ilginizi çekecektir hatırlayalım 2 hafta Yarım Pansiyon Uçak dahil kişi başı 1.509 Alman Markından başlayan fiyatlarla…  Daha da ucuzunu bir zamanların güney Almanya’nın güçlü turoperatörü Kreutzer’de var Side Blue Watters 2 hafta Yarım Pansiyon 1.062 alman mark.ı Bu arada Kreutzer’in Türkiye Sloganı hayli ilginç Döner-Wetter, Türkei neyi çağrışım yaptırıyor derseniz Almanca “sağanak” anlamına gelen ama argo da “müthiş” anlamında kullanılan “donner wetter” sloganlardan açılmışken LTU Havayollarının “Türkisches Bad statt Freibad” kelime oyunu ile Almanya’daki “açık havuz yerine Hamam” göndermesi yapıyor. Bununla da kalmıyor. Bir Alman deyimi olan ve İncil’de geçencennete “ süt ve balın bol  aktığı yer” Bal /Hönig , Lokumun Almanca karşılığı türkischer Hönig ile çok espirili bir slogan üretmiş. Pamukkale’nin travertenlerinin olduğu görselde. Bugünlerde turizmin başkenti sloganı yetmiyormuş gibi “Güneşin Başkenti” gibi espriden bile uzak, garip bir sloganını kendine yakıştıran Antalya aklıma geldi…

1998 de Türkiye’nin erkek egemen toplum yapısı çok derinden ele alınmış. Bir tarafta modern yaşama geçiş sürecini hızla batı kopyacılığı ile karıştıran İstanbul gece hayatı diğer tarafta varoşlarda yaşanan dram. Hele bir İstanbul Beyoğlu analizi var ki,  tam bir “İstanbul Panoraması” Çelişkileri ortaya koyan geleneksel ataerkil yapı anlatılırken o yapıya tamamen ters Bülent Ersoy’un toplumda her kesimce tutkuyla sevilişi bir kaç sayfada fotoğraflarla anlatılıyor …

Bir grup erkek girişimci ile başlatılan kadın “tesettür modası” markası olan Tekbir ile ilgili ilginç söyleşiler fotoğraflarla yer alıyor. O günlerde Türkiye’de bile çok az kişinin dikkatini çektiği ve bildiği bu hareketin bugün geldiği noktayı düşündüğümüzde derginin editörünün geleceği okuduğunu düşünebiliriz. Diğer taraftan “Die Osmanen sind Los” “ Osmanlı Devam ediyor” başlığı ile Mehter takımı fotoğraflarıyla sanki geleceğe  yorum yapıyor Yazının bir bölümünde o dönemde Eyüp Kültür Müdürünün şu sözünü aktarıyor “ İstanbul Osmanlının kalbi ve Eyüp islamın çekirdeği” Diğer taraftan 35 yaşında başötüsüyle erkek hastaları da muayene eden bir doktor hanım ile onun toplum ve aile içindeki yaşantısını anlatan  uzun söyleşi yer alıyor. O zaman çok genç bir politikacı olan Türk kökenli Yeşiller Partisi Milletvekili Cem Özdemir için küçük bir kare içinde yine dinsel kaygıya vurguyla ilginç bir yorum yapılıyor “kesinlikle radikalizme karşı toleranslı değil her ne kadar İslam üzerine insani yazılar yazsa da..”

Bir zamanlar Kuşadası Kısmet Otelinin de sahibi olan Osmanlı ailesinin son kuşaklarından olan Hümeyra Özbaş ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı olan Ülkü Adatepe ile ilginç söyleşi içinde en ilginç konu Padişah ailesi ile Cumhuriyetin ilanıyla yurtdışına giden ve sonra vatan özlemiyle ülkesine dönen ve turizm ile uğraşan Hümeyra Hanımın bir Atatürk hayranı olmasıdır.

Bu dergide Çamlıhemşin den bir fotoğraf var anlatmam olanaksız. Hayatta gördüğüm nadir gülüşe sahip 77 yaşındaki Salih Orhon ve arkasında adeta kameraya poz vermiş inek… Karadeniz’in doğal güzellikleri  fotoğraflar eşliğinde sayfalarca anlatılıyor.

Politik göndermelerin merkezinde o dönemde çok güçlü lobisi bulunan Kürt hareketi var. Mardin ve çevre bölgelerdeki feodal yapıya geniş yer vererek bölgedeki PKK ile devletin denetimindeki güçlerin çatışmaları silahlar, silahlar  anlatılıyor.

Türkiye turizminin hızla kitle turizmine dönüştüğü yıllarda Bodrum ve Mavi Yolculuğun mucidi Cevat Şakir Kabaağaçlı ‘nın tarihi üzerine güzel bir yazı adeta bize aman dikkat bu güzellikleri bozmayın ikazında bulunuyor. Ne yazık ki bu uyarılar da bize bir şey ifade etmedi Rant, talan hala devam ediyor…

Kuşkusuz bu sayıda da Türkiye’nin arkeolojik zenginliğiyle ilgili çok güzel yazı ve fotoğraflar var. Side, Efes, Bergama sayfalarca anlatılıyor

GEO’nun Türk ve Almanlar üzerine yaptırdığı  bir anket de var. Özellikle Avrupa Birliği kapısında yarım asırdan fazla bekleyen Türkiye için ilginç sonuçlar veriyor. Türkler hangi ülkeleri sempatik bulur? 

Almanya yüzde 23.8Fransa yüzde 29.9 İtalya yüzde 37Polonya yüzde 6.3 Amerika yüzde 1.1 İran yüzde 0,5 İsrail  yüzde 1.4 

Şimdi Almanlar hangi ülkeleri sempatik bulur sorusuna verdikleri cevaba bakınız Türkiye yüzde 10.2 Fransa yüzde 29.7 İtalya yüzde 28.7 Polonya yüzde 2,6  Amerika yüzde 26 İran yüzde 0.8 İsrail yüzde 0.4 

Bakın o tarihte “Türkiye Avrupa’nın bir parçası mı?” sorusuna Almanlar yüzde 69.9 evet  ve Türkler yüzde 98,2 evet cevabı vermiş.

22 yıl sonra Almanya’da yapılacak anketten nasıl bir Türkiye imajı çıkacaktır?

Tahminleriniz ile sizi baş başa bırakıyorum.

 

Görseller