• 14 Ağustos 2012 12:00
  • 0
  • 2 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Siz hangi baharı istersiniz; sanal mı, gerçek mi?

Bu yazıyı dinleyin
Nazmi Kozak 14 Ağustos 2012 Siz hangi baharı istersiniz; sanal mı, gerçek mi?

 

İnsanoğlunun en sevdiği mevsim, bahardır.. Bizim sözde aydın olan takım da Bahar aylarını pek sever, Bolşevik Devrimi’nin Ekim ayında olmasından da mıdır bilinmez; ama bir karşı devrim havasında olan Prag Baharı”nı da pek sevmiştir. Şimdilerde ise Arap Baharı’nın peşine takıldık gidiyoruz.

Bastığı topraklar ile aldığı eğitiminin etkisi sonucu olacak; kafasının ayrı “hava”larda olması dolayısıyla “öngörüleri” de pek çok kez tutmaz. Elbette ki, bozuk bir saatin günde iki kez doğruyu göstermesi gibi onların da öngörülerinin tuttuğu zamanlar olur ve tutan bir-iki öngörüyü ömürleri boyunca örnek gösterir dururlar!..

Bizim sözde aydınlarımız Arap Baharı”nı pek sevmişlerdi başında.. Hoş hâlâ da sevenleri çok ya.. “İşin rengini” ortaya çıkmaya başlayınca, biraz aklı selim olanları susmayı tercih etti, diğerleri ise akşam ben yatarken konuşulardı, uyandım; hâlâ da konuşuyorlar!..

İşin turizmle ilgili olan ucuna gelince, bu Bahar”ı yaşayan ülke, yanıyor. Ortada pek turizm adına bir şey kalmıyor. Biz derslerimizde anlatırız; deriz ki “turizm talebini olumsuz etkileyen unsurlar arasında terör, savaş, salgın hastalık, deprem, vb. önemli yer tutar”.

Ancak öyle görülüyor ki, kendini ekonomist, uluslararası ilişkiler dehası, stratejist, falan fişman uzmanı ilan edan bir sürü zevat, işin buralara gitmeyeceğini sanıyor. Hoş onlara kalırsa, bu iş bilgisayar ortamında oyun oynanması gibi bir şey!.. Öyle ya; bunların çoğu “internet kuşağı”..

Her şeyi sanal zanneden, internetten alışveriş yapan, protestosunu Twitterdan, Facebooktan yapan, arkadaşıyla SMS ile görüşen, kızınca SMS ile kızgın insan resmi gönderen bir kuşak.. Eh bunların Arap Baharı’ndan anladıkları ve öngörüleri de bu kadar olacaktır.. Konvansiyonel dünyanın kurallarının geçerli bir olduğu bir dönemdeyiz hâlâ; sanal alemin kuralları şimdilik bu kadar takılıyor!..

Adına Arap Baharı denilen bu her neyse, neye hizmet ediyorsa, turizm sektörlerine de şekil vereceği kuşkusuzdur.. Kanlı veya kansız, ama mutlaka etkisi olacaktır..  İnanmayan var ise, baksın Mısır’daki gelişmelere.. Hem birbirlerine yakın iki kültür, hem de aynı pazarlara seslenen iki rakip ülke.. Sonuçlarına bakın, bir kenara not edin, sonra da bir süre sonra not ettiklerinizi yaşamaya başlayın!..

Filler boğuşurken çimenler ezilirmiş.. Arap Baharı’nda turizm sektörlerinin durumu da pek farklı olmayacak anlaşılan..