• 03 Eylül 2026 15:27
  • 0
  • 3 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Turizm Tarihinden-37 / Urfalı’nın Gönlü Otobüslerin Gövdesinden Büyüktü: Hac Yolcusuna Açılan Evler

Bu yazıyı dinleyin
Nazmi Kozak 03 Eylül 2026 Turizm Tarihinden-37 / Urfalı’nın Gönlü Otobüslerin Gövdesinden Büyüktü: Hac Yolcusuna Açılan Evler

Bugün hac ve umre yolculukları çoğunlukla uçaklarla yapılıyor; terminal salonlarında sıralanan valizler, birkaç saat süren yolculuklarla Medine ya da Cidde’ye varış… Modern hayatın hızı kutsal yolculuğun adımlarını bile hızlandırdı.

Oysa çok değil, birkaç on yıl önce Türkiye'den hacca gitmek, otobüslerle günler süren uzun bir yolculuk demekti. O yolculuğun en önemli duraklarından biri ise Şanlıurfa’ydı. Çünkü Urfa, hacı adayları için sadece bir geçiş noktası değil, bir konaklama beldesi, bir misafirperverlik durağı, ruhu olan bir şehirdi.

O dönemlerde Urfa’da yeterli sayıda konaklama tesisleri yoktu. Kafile otobüsleri şehre ulaştığında yüzlerce hacı adayının kalacak yeri olmazdı. Fakat bu, Urfalılar için bir sorun değil, bir fırsattı —hacıya hizmet etme fırsatı.

Şehirde haber yayıldığı anda aynı cümle duyulurdu: “Hacılar gelmiş!”

Evlerin kapıları ardına kadar açılır, herkes misafir edebileceği kadar hacı adayını kendi evine götürür, misafir etmekle iftihar ederdi. Çünkü Urfa’da hac yolcusu ağırlamak, sadece bir ev sahipliği değil, bir bereket kabul edilirdi.

Hacı adayları kapıdan girer girmez onlara temiz yatak hazırlanır, sular ısıtılır, yemekler yapılırdı. Urfalı anneler kazanlarla çorba kaynatır, çocuklar misafirlere hizmet etmek için adeta yarışırdı.

Bu misafirlik kimi zaman bir gece, kimi zaman otobüs arızaları veya gecikmeler nedeniyle birkaç gün sürerdi. Ama kimse “yük” olarak görmezdi.

O evlerde kalan hacılar şehirden ayrılırken gözleri dolar, kimi yıllar sonra dönüp teşekkür etmek için yine Urfa’ya uğrardı.

Şanlıurfa’ya gelen hacı adaylarının bir geleneği de vardı: Balıklıgöl’ü ve Hz. İbrahim Makamı’nı ziyaret etmek.

Şehrin kalbinde yer alan Balıklıgöl, “ateşin suya, odunların balığa dönüştüğü” mucizenin mekânı olarak görülür. Hacı adayları gölün kenarında dua eder, balıklara yem atar, Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı rivayet edilen makamı huşu içinde ziyaret ederdi.

Urfa’da geçirilen o birkaç saat veya gün, hac yolcularının zihninde küçük bir mola değil, kutsal yolculuğa ruh hazırlığı gibi yer ederdi. Çünkü bu şehir, peygamberler tarihinin kokusunu taşır; Balıklıgöl’de edilen dua, sanki haccın bir ön provası gibidir.

Bugün Urfa’da konaklama imkânları çok gelişti; hac kafileleri artık bu şehirden geçmiyor. Ama Urfalıların gönlünde o misafirlik günlerinin izleri hâlâ duruyor.

Bir evin avlusunda birlikte içilen çayın buharında, sıcak yaz akşamlarında toplanan mahalle çocuklarının gözlerinde, hac yolcularına duyulan o saygı hâlâ yaşıyor.

Yararlanılan kaynaklar: Ajans Urfa. (2021). Şanlıurfa’da hacılar kapılardan belli olurdu. https://www.ajansurfa.com/haber/9137629/sanliurfada-hacilar-kapilardan-belli-olurdu (Erişim tarihi: 04.03.2026); Bayyiğit, M. (1998). Sosyo-kültürel yönleriyle Türkiye’de hac olayı. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları; Ersoy, S. (2007). Dünü ve bugünü ile Türkiye’de hac organizasyonu. Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları; Güran, K. (1996). Hac. İçinde: Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (Cilt 14, ss. 382–410). Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları; Haber7. (2012, 4 Şubat). Şanlıurfa’da hacı evleri. https://www.haber7.com/yasam/haber/814777-sanliurfada-haci-evleri (Erişim tarihi: 04.03.2026); Okur, H. (2020). Hac yolları ve Osmanlı dönemi hac güzergâhları üzerine notlar, Tarih Araştırmaları Dergisi, 39(1): 121–145; Sanliurfa63. (2016). Urfa’da hacı evleri. https://www.sanliurfa63.com/urfa-da-haci-evleri/1913/ (Erişim tarihi: 04.03.2026); Şanlıurfa Kültür Atlası. (t.y.). Şanlıurfa kültüründe misafirperverlik ve hayırseverlik. https://www.urfakulturatlasi.com.tr/yazi/sanliurfa-kulturunde-misafirperverlik-ve-hayirseverlik-wp7825 (Erişim tarihi: 04.03.2026).

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz