Hippiler-18: Türkiye’de ve Dünyada Hippilerin Bıraktıkları Etkiler
Beatnik, Hippi ve 1968 Kuşağı’nın etkileri yalnızca yaşadıkları dönemle sınırlı kalmadı. Ortaya çıkış nedenleri pek çok konuda benzer olan hippi ve 1968 öğrenci hareketlerinin sonuçları günümüzde de devam ediyor. Dünyayı yöneten güçler, hippilerin destek verdikleri protestolardan ve 1968’lerde yaşanan olaylardan dersler çıkararak, ileriki yıllarda benzer gelişmelerin olmaması için birtakım “düzenlemeler” yapmayı ihmal etmediler!
Hippilerin dünya üzerinde bıraktıkları etkileri ve değişimlerini birkaç başlık altında derlemek mümkün görünüyor. Bazılarının net sonuçları olsa da, bazı etkilerin sonuçları zamana yayılı. Hippi hareketi basit bir olay değildi, bugüne de yansıyan sosyal ve siyasal etkileri oldu. Bir burjuva gençliği hareketini, yalnızca uyuşturucu bağımlılığı ile anlamaya ve anlatmaya çalışmak biraz sığ kalıyor.
Örneğin üniversitelerde verilen eğitim, hippi ve 1968 Kuşağı’ndan sonra yeniden düzenlendi. Üniversitelerin çoğunluğunun yüksek meslek okulu haline getirilmesine giden nedenler için hippilere ve 1968 Kuşağı’nın sonuçlarına bakmak doğru olur. Hippi akımı ve 1968 Kuşağı, dünyayı yöneten güçlerin üniversite kavramını tekrar gözden geçirmeleri için bir gerekçe oldu. Üniversitelerde toplumu, dünya siyasetini ve ekonomiyi sosyal etkileri boyutuyla anlaşılmasına katkıda bulunan dersler ve konular müfredatlardan ağır ağır kaldırıldı. Bu bağlamda Ekonomi Politik dersleri ya tümüyle kaldırıldı veya derslerin okutulması çeşitli gerekçelerle engellendi; Sosyoloji, Sosyal Psikoloji derslerinin içerikleri yeniden düzenlendi. Makro İktisat gibi derslerin içerikleri piyasa ekonomisinin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirildi. Bu dersleri veren hocalar arasında derslerinin kaldırılması dolayısıyla işsiz kalanlar dahi oldu. Ekonomi dersleri artık para, döviz, altın ve borsa hareketlerini ampirik içerikte inceleyen bir alan haline geldi. Bütün bu uygulamalar önce ABD, sonrasında da Avrupa üniversitelerinde ağır ağır uygulamaya konuldu. Bizde de 1982 yılında yürürlüğe giren Yüksek Öğretim Yasası da bu konuda kendi üzerine düşeni yaptı!...
Hippilerin somut katkıları arasında yer alan barış ve savaş karşıtlığı, en azından Vietnam Savaşı için amacına ulaştı. Hippilerin ve 1968 gençliğinin yoğun protestoları neticesinde Vietnam Savaşı hedeflenen sonuçlara ulaşılamadan erken sona erdi. Bu bağlamda ABD, 1970 ve hatta 1980’li yıllarda sıcak savaşlara doğrudan dahil olma konusunda eskisi gibi pek istekli davranamadı. Ek olarak, Sovyetler Birliği’nin Çekoslovakya ve Macaristan işgalleri hippilerce samimiyetle ve cesaretle lanetlendi.
Hippilerin diğer etkisi de uyuşturucunun serbest bırakılması üzerine oldu. 1960’lardan itibaren uyuşturucu kullanımı ABD gençliği arasında hızla yaygınlaştı. Birtakım uyuşturucu içerikli hapların serbestçe satışı yapılır hale geldi. Bunun siyasi ve sosyal pek çok etkisi oldu. İlk olarak hippilerin yoğun uyuşturucu kullanımları dolayısıyla toplum gözündeki olumlu imajları yıkıldı. Böylelikle hippilerin pek çok haklı protestosuna soru işareti ile yaklaşıldı. Hippiler arasında yaygın olan “1960’ları hatırlıyorsan, o zaman gerçekten orada değildin” sözü, hippiler arasındaki uyuşturucu kullanma yaygınlığını açıklayan bir deyim olmasının yanı sıra, bu akımı da tüketen ve sona erdiren bir neden oldu.
Hippilerin uyuşturucu ve özellikle eroin kullanmaları Amerika Birleşik Devletleri’nde muhafazakârların dikkatlerini 1968’lerde gençler üzerine çekti. Gençlerin uyuşturucu kullanımı, muhafazakârların bu gelişmelerden rahatsız olmalarına yol açtı. Bu gelişmeler o dönemde ABD Başkanlık seçimine Cumhuriyetçi Parti’den başkan adayı olarak girecek olan Nixon’un dikkatinin eroinin hammaddesi olan haşhaş ekimi yapan ülkelere yönlendirilmesine neden oldu. Dünyadaki en kaliteli afyonu üreten Türk çiftçisi ABD’li muhafazakârların hedefi haline geldi. Nixon yönetimi, uyuşturucu konusunda dehşet verici durumu büyük ölçüde haşhaş üreticisi ülkelerden, özellikle Türkiye’den ABD’ye yapılan afyon kaçakçılığına bağlamaktaydı(1). Aslında, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in sözüyle Türkiye’nin ürettiği yıllık 120 ton afyon, ABD gençliğinin bir haftalık ihtiyacını ancak karşılayabilecek kadar olmasına karşılık, Nixon’u Türkiye’de haşhaş tarımının yasaklanması talebinden vazgeçiremedi. Başbakan Demirel, ABD’nin giderek olumsuzlaşan tutumunu biraz olsun yumuşatmak ve oy deposu olan taşrayı kaybetmemek için 30 Haziran 1970 tarihli bir kararname ile haşhaş ekilen illerin sayısını yediye indirdi. Buna göre 1970 - 71 Ekim döneminde Afyon, Burdur, Denizli, Isparta, Kütahya ve Uşak illerinin tamamı ile Konya’nın Akşehir, Ilgın, Beyşehir ve Doğanhisar ilçelerinde haşhaş ekimine izin verilirken, Amasya, Merzifon, Gümüşhacıköy, Taşova, Suluova, Çorum, Osmancık, İskilip, Mecitözü ve Ortaköy’de haşhaş ekimi yasaklandı. Kararnamede ayrıca, 1971 Sonbaharı’ndan itibaren Denizli, Uşak, Akşehir, Ilgın, Beyşehir ve Doğanhisar’da da haşhaş ekiminin yasaklanacağı bildirildi.
1968’lerde itibaren Türkiye’de haşhaş tarımının yasaklanmasına ilişkin ABD’nin ısrarlı talepleri, 12 Mart 1971 Askeri Muhtırası’na kadar devam etti. Her nasılsa 12 Mart 1971 sonrasında yönetime gelen Nihat Erim Hükümeti, yönetime getirildikten üç sonra Türkiye’de haşhaş ekimini yasakladı!
San Francisco’da doğan ve ardından bütün ABD’yi ve Avrupa’yı saran hippi hareketi mensuplarının uyuşturucu düşkünlüğü, adını haşhaş bitkisinden elde edilen Afyon’da ve diğer pek çok ildeki on binlerce çiftçi ailesinin kazanç kapısının 1971’de kapanmasına yol açtı. Ardından 1973 yılında kurulan Ecevit Hükümeti birtakım sınırlamalar getirerek afyon ekimine yeniden izin verdi. Sonraki yıllarda Türkiye’deki haşhaş üretimi ABD gençlerini “zehirlemeyecek” bir düzeye indirgendi!... Ama haşhaş tarım alanları İran, Pakistan ve Afganistan’a kaydı. Dahası özellikle Afganistan’daki haşhaş tarımı devletin değil, illegal örgütlerin kontrolünde yapılmaya, buradan elde edilen gelir de terörü finanse etmeye başladı ki Afganistan’daki ve diğer bazı terör örgütlerinin finansmanında haşhaş tarımı önemli bir kaynak oldu. Olan Afyonlu çiftçiye oldu… (2)
Ellerinde sihirli değnekleri yoktu ama dokundukları her şeyi değiştirmeye çalıştılar, arkalarını büyük güçlere dayamadılar ama inandıkları şeyler uğruna sonuna kadar gidebildiler. Hayal etmek ve inanmak en çok onların yaşadığı dönemde anlamını buldu. Anne babalarının da içinde bulunduğu pek çok insan tarafından uyuşturucu kullandıkları, aşka ve özgür sekse inandıkları için kıyasıya eleştirildiler. Yine de hiçbir kuşak inançlarını hayata geçirmek için onlar kadar inat etmedi. Budist öğretinin onlara söylediği gibi kendilerini yaşamın akışına bıraktılar ve bu akış onları gitmeleri gereken yere götürdü. 1967 yılının haziran ayı sonunda Beat Kuşağı olarak da bilinen bir grup insanın San Fransisco’nun Haight Ashbury semtinde başlattıkları hareket internetin ve teknolojinin olmadığı bir çağda en özel ve kişisel iletişim yollarından biri olan müzikle yayıldı. “Bir gitar çığlığıyla Woodstock çayırında milyonlarca insan bir araya geldi. Seks önündeki geleneksel bütün sınırlamalar ‘milletin’ gözü önünde kırıldı. Aile, ulusal kimlik, askerlik ve din tabu olmaktan çıktı. Hindistan’a, Tibet’e, Nepal’e, Katmandu’ya oto-stopla, bisikletle, hatta atla, deveyle, katar katar kontramisyonerler gittiler(3).
Sonrasında bu akıma inananların önemli bir kısmı “Yuppy(4)” oldu. Uyuşturucu ile dünyayı değiştireceklerdi, ama uyuşturucu onları değiştirdi. Düzene uydular. Pek çoğu uyuşturucudan 1960’larda, 1970’lerde dünyadan göçtüler, geri kalanları ise dünyanın çeşitli bölgelerinde “sessiz-sedasız”, inandıkları gibi yaşıyorlar. İnandıkları yaşamı açık olarak yaşayanlar olduğu gibi, “sessiz ve derinden” hippi felsefesine inançlarını sürdürenler de var!...
Yararlanılan kaynaklar: (1) https://cemiletarhan.wordpress.com/tag/afyon/; (2) https://tr.wikipedia.org/wiki/Afganistan%27da_afyon_%C3%BCretimi; (3) http://donhanzala.blogspot.com.tr/2014/02/istanbuldan-katmanduya-hippi-yolculugu.html; (4) https://en.wikipedia.org/wiki/Yuppie.
Not: Bu yazının tam metni için bkz.: Kozak, N. (2018). Hippiler. İçinde: (Kozak, N., Editör), Dünden Bugüne Türkiye’de Turizm: Kurumlar, Kuruluşlar, Turizm Bölgeleri ve Meslekler. İstanbul: Yıkılmazlar Matbaası.







Lütfen Bekleyin.