Turizm Tarihinden - 6 / 1893 Şikago (Chicago) Fuarı’nda Osmanlı: Beyaz Şehir’de Bir “Küçük İstanbul”
Bugün “EXPO”, “trade fair” deyip geçiyoruz ama 19. yüzyılın dünya sergileri (fuarları), ülkelerin kendini dünyaya anlattığı dev sahnelerdi. 1893 Şikago Dünya Sergisi – resmî adıyla Kolomb Dünya Sergisi – bu sahnelerin en görkemlilerinden biriydi. Ve o sahnede, “Beyaz Şehir” denen dev mimari dekorun içinde, küçük ama iddialı bir köşe de Osmanlı İmparatorluğu’na aitti.
Kristof Kolomb’un Amerika’ya gelişinin 400. yılı vesilesiyle düzenlenen sergi, 3 Mayıs–31 Ekim 1893 arasında Jackson Park’ta 686 bin metrekarelik bir alanda kuruldu; 27 milyonu aşkın ziyaretçi çekti. Yapıların neredeyse tamamı neoklasik üslupta, parlak beyaz sıvalarla kaplandığı için alan, kısa sürede “White City – Beyaz Şehir” diye anılmaya başladı. Bu üslup, daha sonra ABD’deki pek çok resmî binanın mimarisini belirleyecek kadar etkili oldu.
Osmanlı İmparatorluğu bu fuara tesadüfen katılmadı. ABD Başkanı Cleveland’ın özel elçisi Salomon Hirsch üzerinden gönderilen davet, II. Abdülhamid için Avrupa dışındaki dünyaya da görünme fırsatıydı. İstanbul sadece Viyana, Paris, Berlin fuarlarının müdavimi bir imparatorluğun başkenti değildi artık; Atlantik’in ötesine de “biz de buradayız” demek istiyordu.
Osmanlı’nın ana pavyonu için seçilen model, yine İstanbul’un siluetine kazınmış bir yapıydı: III. Ahmed Çeşmesi. Daha önce 1873 Viyana Sergisi’nde de bir replikası yapılan çeşme, bu kez Şikago’da yeniden yorumlandı. Köşelerdeki kavisli sebiller sadeleştirildi, ortadaki girişe merdiven eklendi. Arkaya, asıl sergi mekânı olacak dikdörtgen planlı büyük bir yapı inşa edildi.
Bu ana pavyon, geniş saçaklı çatısı, köşelerde yükselen küçük kubbeleri ve ortasında Osmanlı sancağının dalgalandığı ana kubbesiyle, Amerikalı ziyaretçinin zihnindeki “Şark” imgesine uygun ama aynı zamanda düzenli ve ölçülü bir mimari dille tasarlandı. Bir bakıma, Beyaz Şehir’in neoklasik sütunları arasında yükselen, kontrollü bir “Doğu silueti”ydi bu.
Resmî pavyonun yanında, bir de “Osmanlı Mahallesi” kuruldu: Sultanahmet Meydanı’ndaki Dikilitaş’ın bir kopyası, içinde gerçekten namaz kılınabilen küçük bir cami, Mısır Çarşısı’nı andıran kapalı bir çarşı, restoran, kahve, Türk tiyatrosu, ara sokaklarda büro ve konut olarak kullanılan evler, sokak başlarında satış yapan küçük köşkler… Yani Amerikalı ziyaretçi, fuar alanının bir köşesinde adım adım “küçük bir İstanbul” dolaşıyordu.
Şikago Sergisi, Osmanlı fuarcılığı açısından da bir dönüm noktasıydı. İlk kez özel sektör bu kadar görünür bir rol üstlendi. Çarşı içinde 20 metrekarelik 40 dükkân yapıldı ve bunlar 200 Osmanlı lirası bedelle kiraya verildi. Manifaturacı, kuyumcu, tütüncü, şekerci, kebapçı, tespihçi, tuhafiyeci… Yani Babıali yokuşundan, Kapalıçarşı’dan, Mısır Çarşısı’ndan aşina olduğumuz bütün esnaf türleri oradaydı.
Tüm katılımı düzenleyen 32 maddelik talimatname, “stand” yerine “mahall-i mahsus” ifadesini kullanıyordu ama işlevi bugünküyle aynıydı: Kim neyi, nasıl sergileyecek, kim ne kadar yer kullanacak, ne kadar ücret ödeyecek… Modern anlamda ilk “fuar yönetmeliğimiz” sayılabilecek bir metindi bu.
Peki içeride ne vardı? Yaklaşık 13 bin kalem ürün: Tophane ve Tersane-i Âmire’den zırhlı gemi modelleri, torpil yuvaları, pervaneler, ip ve halatlar; Feshane’den ve diğer fabrikalardan dokuma ürünleri; çelik ve pirinç aksamlar, sanayi makinesi parçaları; halılar, kilimler, deriler, kürkler; tütün, lokum, şekerleme, konserve, ıtriyat; Kütahya çinileri, el işi ahşaplar, müzik aletleri, ziynet eşyaları…
Yani sergi, sadece “Şark egzotiği” satmıyordu; geleneksel el sanatlarının yanında modernleşen Osmanlı sanayiinin de vitriniydi.
Sergilenecek ürünler, bir yandan vilayetlerden, ticaret odaları üzerinden bedeli ödenerek toplandı, bir yandan da devlet fabrikaları ve özel atölyelerden seçildi. Amaç, sadece “bakın bizde de neler var” demek değildi; yeni pazarlara açılmaktı.
Tersane-i Âmire’nin denizcilik ürünlerine kadar uzanan ürünler, Osmanlı’nın “sadece ham madde üreticisi bir tarım memleketi” olmadığını gösterme gayretiydi. Fuar boyunca yayınlanan Musavver Şikago Sergisi Mecmuası da hem içeride kamuoyunu bilgilendiren hem de dışarıda imajı pekiştiren bir tanıtım aracı oldu.
Sergi, girişimcilere de yeni kapılar açtı. Amerika pazarına ürün satma, makine ve teknoloji satın alma, yeni ortaklıklar kurma ihtimali, dönemin iş dünyası için az bulunur bir laboratuvardı.
Osmanlı katılımı, sadece mimari ve ticari değil, kültürel bir temsil de içeriyordu: II. Abdülhamid’in fotoğraf koleksiyonundan örnekler, Osman Hamdi Bey’in büyük boy tabloları, “Türk tiyatrosu” adıyla kurulan gösteri mekânı…
Amerikalı ziyaretçinin gözünde, Osmanlı’yı hem resim ve fotoğraf üzerinden “medenî bir devlet” olarak tanıtıyor, hem de tiyatro ve canlı gösterilerle oryantalist bir sahne sunuyordu.
Beyaz Şehir’in içindeki Türk çarşısında, fesli satıcılarla, nargile dumanıyla, lokum tepsileriyle dolaşan ABD’liler, belki de hayatlarında ilk kez “İstanbul”u bir deneyim olarak tatmış oldular. Öte yandan, sergi içinde Şirket-i Hamidiye tarafından düzenlenen Osmanlı hipodromu, Arap atlarıyla yapılan gösteriler ve Doğu temalı eğlencelerle, bugünden bakınca tartışmalı bir “Şark eğlencesi” estetiği de üretti.
Bugünden bakınca, 1893 Şikago Fuarı’ndaki Osmanlı pavyonu, Cumhuriyet döneminin Karadeniz Vapuru Seyyar Sergisi’ne, İzmir Fuarı’na, hatta bugünkü uluslararası fuar organizasyonlarımıza uzanan çizginin erken halkalarından biri gibi duruyor.
Beyaz Şehir çoktan yıkıldı, “Türk köyü”nden geriye bir iki fotoğraf, birkaç katalog ve arşiv belgesi kaldı. Ama 1893’te Şikago’da atılan o adım, İstanbul’un ve Osmanlı ürünlerinin Atlantik’in ötesine ilk kez bu kadar sistemli biçimde çıktığı anlardan biriydi.
Yararlanılan kaynaklar:Dursun, M. T. (2021). Fuar performansı, hizmet algısı, algılanan değer ve davranışsal niyet arasındaki ilişkinin incelenmesi (Doktora Tezi). Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.; Ergüney, Y. D. (2018). Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında dünya fuarlarında Osmanlı Devleti’nin mimari temsili. DER Yayınları.; Ergüney, Y. D. (2019). Chicago Dünya Fuarı. Kozak, N. (Editör), Online Türkiye Turizm Ansiklopedisi içinde. https://turkiyeturizmansiklopedisi.com/chicago-dunya-fuari, Erişim tarihi: 5 Aralık 2025.; Memiş, Ş. (2020). Chicago Dünya Fuarı. Kozak, N. (Editör), Online Türkiye Turizm Ansiklopedisi içinde. https://turkiyeturizmansiklopedisi.com/chicago-dunya-fuari, Erişim tarihi: 5 Aralık 2025.; Yıldız, G. (2019). Osmanlı İmparatorluğu’nda uluslararası sergilere katılım ve temsil stratejileri, Tarih İncelemeleri Dergisi, 34(1): 121-148.







Lütfen Bekleyin.