• 05 Ocak 2026 22:53
  • 0
  • 4 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Wellness’ten Longevity’ye

Bu yazıyı dinleyin
Mehmet Han Ergüven 05 Ocak 2026 Wellness’ten Longevity’ye

Alman Medikal Wellness Derneği (Deutsche Medikal Wellness Verband) Başkanı Lutz Lungwitz ile 21–24 Kasım 2025 tarihleri arasında Bursa’da düzenlenen Uluslararası Sağlık Turizmi, Turizm ve Ticaret Zirvesi’nde karşılaştık ve birçok konuda bilgi alışverişinde bulunma fırsatı yakaladık. Lutz ile 11-13 Ocak 2024 tarihleri arasında Denizli’de düzenlenen “Uluslararası Termal Sağlık Turizmi Forumu” etkinliğinde tanışmıştık.Lutz ve diğer uluslararası katılımcıların organizasyona yaklaşımlarında oldukça rahat bir tutum sergilediklerini gözlemledim. Bu durum bende, bugüne kadar benzer birçok etkinliğe katılmış olmaları ve bu tür süreçlere alışkın olmalarından kaynaklandığı izlenimini uyandırdı.

Almanya’da yaşadığım dönemde wellness ve medikal wellness kavramlarının doğuşuna ve gelişimine tanıklık etme fırsatım olmuştu. Lutz’un bu alandaki çalışmalarını da yakından takip ediyordum. Bursa’daki zirvede hem wellness, hem medikal wellness hem de günümüzün moda kavramı olan “longevity” üzerine sohbet etme imkânı bulduk. Türkiye’ye sık sık gelmesi nedeniyle ülkemizi ve bu alanlardaki gelişim süreçlerini yakından bilen Lutz, longevity konusuna gelindiğinde bazı kesimler için wellness kavramının eskidiğini, bunun yerine yeni bir “etiket” olarak longevity’nin pazara sunulduğunu paylaştı. Richard W. Butler’ın turizm destinasyonları için ortaya koyduğu ürün-yaşam eğrisi yaklaşımının, benzer biçimde tüm ürün ve hizmetler için de uyarlanabilir olduğu kanaatindeyim.

Biraz da longevity kavramına değinmek gerekiyor. Bu yeni kavram, bende ciddi bir merak uyandırdı. Yaklaşık on yıl önce yapılan bir araştırmada, Almanya’da dünyaya gelen her iki kız çocuğundan birinin 100 yaşına ulaşma potansiyeline sahip olduğunu okumuştum. Günümüzde gelişmiş ülkelerde yaşayan bireyler zaten uzun bir yaşam potansiyeline sahip. Avrupa’nın önde gelen gelecek araştırmacılarından Sven Gabor Janszky ise longevity perspektifinden bakıldığında, bugün dünyaya gelen çocukların uygun koşullar sağlandığı takdirde 120 yaşına kadar yaşayabileceğini savunuyor.

Peki, nedir bu longevity? Bursa’daki zirvede, benim de davetli konuşmacı olarak bulunduğum ve yaklaşık 20 uzmanın katıldığı “Sağlıklı yaşam, wellness ve longevity” adlı bir çalıştay da düzenlenmişti. Çalıştayda, bu üç kavramın nasıl tesisleşeceği ve kurulacak tesislerin kapsamının nasıl belirlenmesi gerektiği ele alındı.

Longevity, kelime anlamı itibarıyla “uzun yaşam” olarak tercüme edilse de açıklamaya ihtiyaç duyan bir kavramdır. Çünkü longevity, yalnızca uzun yaşamayı değil, sağlıklı bir şekilde uzun yaşamayı ifade etmektedir.

Uzun yaşamı destekleyen ürün ve hizmetlere olan talep giderek artıyor. Pazardaki tüketicilerin yüzde 60’a varan bir bölümü, sağlıklı yaşlanmayı “en önemli” ya da “çok önemli” bir öncelik olarak görüyor. Bu yaklaşım; uzun yaşamak, kronik hastalıkları önlemek ve enerji seviyelerini yüksek tutmak gibi farklı beklentileri de beraberinde getiriyor. Uzun vadeli cilt sağlığını korumayı ve kırışıklıkları önlemeyi amaçlayan cilt bakım ürünlerinden, hücresel yaşlanmayı yavaşlattığı iddia edilen takviyelere; sanal fizik tedavi çözümlerinden daha birçok uygulamaya kadar geniş bir ürün ve hizmet yelpazesi bu ihtiyaca yanıt vermeye çalışıyor.

Uzun yaşama odaklı ürün ve hizmetler yalnızca yaşlı tüketicilere yönelik değildir. Genç kuşaklar arasında, sağlıklı yaşlanmaya reaktif değil proaktif bir yaklaşımla bakma yönünde belirgin bir kültürel değişim yaşanıyor. Bu ürün ve hizmetler genç tüketicilere hitap etmeyi sürdürecek olsa da bu kitlenin beklentilerini karşılamak ve onları elde tutmak önemli zorluklar barındırıyor. Öte yandan, ileri yaştaki tüketicilere yaşlarını sürekli hatırlatmak rahatsız edici olabildiğinden, uzun yaşama yönelik pazarlama anlayışının yalnızca “daha genç hissettirme” vaadi yerine, somut ve gerçek ihtiyaçlara odaklanması gerekiyor. Bu nedenle derslerimde “yaşlı” kavramı yerine ileri yaş, üçüncü yaş ya da üst yaş grubu gibi ifadeleri tercih ediyorum. Sonuçta herkes yaş almak ister, ancak yaşlanmak istemez diye düşünüyorum. 

Lutz’un da ifade ettiği gibi longevity, her ne kadar yeni bir etiket olarak görülse de bir yandan ülkemiz için yeni turizm ürün ve hizmet çeşitleri sunarken, diğer yandan sürdürülebilirliğe duyarlı yeni destinasyonların turizm ve ekonomiye kazandırılmasına önemli katkılar sağlayabilir.

 

 

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz