Coğrafya Kader mi?
Üzerinden onlarca yıl geçti. Ağustos ayının ilk günleriydi, Güney Ege’de rastgele açılan öğle “ajansında”; bu sabah erken saatlerde Irak silahlı kuvvetleri Kuveyt’i işgal etti anonsunu duymuştum.
İrkildim.
Oysa her şey yolundaydı.
Günde bir kez akşamları İstanbul’dan geç saatlerde gelen ve ertesi sabah erkenden dönen, THY uçak seferi yerini çoktan yabancı bayraklı taşıyıcıların her gün artan, “charter” uçuşlarına bırakmıştı.
Antalya özellikle Alman Pazarının en çarpıcı destinasyonları arasında giriyordu.
İzmir’de Çiğli’den yeni yerine taşınan hava alanı, adını da değiştirerek, Adnan Menderes olmuştu.
Dalaman’da özendirici fiyat tarifeleriyle teşvik edilen, uçuşların yerini sezon boyu dolacak yurtdışı seferler almıştı. Marmaris’in Belediye Başkanı; “bize turist lazım, yerli müşteri istemiyoruz” anlamına gelecek demeçler veriyordu.
Anonsu duyar duymaz, birlikte kısa bir tatile çıktığımız arkadaşıma, eşime ve henüz 4 yaşındaki oğluma; “toplanalım hemen dönmemiz gerekiyor,” dedim. “Bölge ateş topuna dönecek. Bakalım işin içinden çıkabilecek miyiz?”
TÜRSAB’ın başkanlığını üstlendiğim günlerdi.
İstanbul-Ankara uçaklarında uyuklayacağım zamanlar başlamıştı.
Türkiye’nin çatışma bölgesinde olmadığını anlatmak için gidilmedik fuar, uluslararası toplantı kalmadı diyebilirim. Aynı enerjiyi bölgede iş yapan müteahhitlik şirketlerinin, ABD’nin örgütlediği tazminatların tamamını alma isteklerine karşı, mücadele için de harcamıştık.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırmalarını ardından, Başbakan Akbulut ve Cumhurbaşkanı Özal’ı sektörün kayıplarının karşılanmasına ikna için yaptıklarımız aklıma geldi.
Başta Bakanlık ve sektörün meslek kuruluşları vakit kaybetmeden, savaşın yaygınlaşma ve Türkiye’nin bölgeye yakınlığı nedeniyle ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı ciddi önlemleri n alınmasını tartışmalılar.
İlk akla gelen; konaklama sektörünün geçtiğimiz yıl yaklaşık iki katına yükselen, kredi hacimleri yüzünden, zor duruma düşebileceklerinin dikkate alınmasıdır.
Bu yıl talebin düşme olasılığı yüzünden, ödeme güçlüğü doğabileceği unutulmamalı.
Özellikle çalışanların işsiz kalmalarını önleyecek, SGK primleri ve Vergilerin bir süre ertelenmesi de gündeme alınmalıdır.
İbn-i Haldun “Mukaddime” adlı unutulmaz eserinde; “coğrafya kaderdir” der. Aradan yüzlerce yıl geçti. Dilerim; turizmcilerin kaderleri bu kez krizi kısa sürede atlatmalarına yarar.
Malum coğrafya aynı..







Lütfen Bekleyin.