• 28 Ocak 2026 22:32
  • 0
  • 3 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Turizmde Yeni Tartışma Üzerine

Bu yazıyı dinleyin
Bahattin Yücel 28 Ocak 2026 Turizmde Yeni Tartışma Üzerine

TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği) geçtiğimiz günlerde yargıya başvurdu. İç pazardaki otel rezervasyonları karşılığında komisyon geliri elde eden bazı uluslararası otel rezervasyon sitelerine erişim engeli getirilmesini istedi. Bu tür sitelerin kayıt dışı, yasal denetim ve vergi yükümlülüğü olmadan faaliyette bulunarak haksız rekabet oluşturması ve bu uygulamaya seyirci kalınması başvurunun dayanağını oluşturuyor..

Dünya ekonomisinin hızla farklılaştığı günümüzde, sınır tanımayan dijital rezervasyon sitelerinin, ulusal pazar ekonomileri ile yaşayacakları sorunların somut bir örneği ile karşı karşıyayız. 

Son dönemde yasaklardan bunalan farklı kesimlerin, bu girişim karşısında tepkilerini seslendirmeleri doğal. Ancak bu kez tepkinin hedefinde TÜRSAB var. Ses konaklama sektöründen yükseldi. Yargı yoluyla talep edilen erişim engelini, işletmelerinin yurtdışı tanıtımına vurulan darbe olarak nitelediler.  Aslında engellenen yurtdışı tanıtım değil. Çünkü yurtdışından bu siteler aracılığıyla Türkiye otellerine rezervasyon yapılmasının önünde bir engel yok. Ama yine de, böyle bir yasaklamanın imaj olarak Türkiye turizmini olumsuz etkileyeceği de aşikar. 

TÜRSAB’ı eleştirenlerin, yakın geçmişte sektörü derinden etkileyen acı olaylar karşısında beklenen tepkileri verdikleri ise söylenemez. Dış basında “Dünya otelciliğinin yaşadığı 10 büyük felaket” arasında gösterilen Kartalkaya faciası karşısında sessiz kaldılar, örneğin. Yargıdan kaçırılan Bakanlık yöneticilerinin, ülke turizmine verdikleri zararı görmezden geldiler.

Geçtiğimiz yılın ilk üç ayında sadece İstanbul ve Ankara’da alkol zehirlenmesinden hayatlarını kaybedenler, Türkiye’de kamuoyunun ilgisini çekmezken, yüzü aşkın yurttaşımızın ölümleri uluslararası medyada yaygın biçimde yer almış ve Türkiye turizminin imajının derinden yaralamıştı. Ülkemize çok sayıda turist gönderen yabancı tur operatörleri yolcularına bu konularda uyarılar yapıyorlardı. 

Hazır söz yasaklardan açılmışken, sürdürelim. Turizmciler demokrasilerde rastlanmayan ifade yasakları ve gösteri kısıtlamalarına ilişkin görüşlerini de paylaşmadılar. Uluslararası rezervasyon sitelerinin faaliyetlerini yakın geçmişte “dijital kapitülasyon” olarak niteleyen resmi kamu görevlilerini de görmezden geldiler. 

Ancak;

TÜRSAB’ın üyesi seyahat acentalarının çıkarlarını savunmak ve haksız rekabetin önlenmesi için yaptığı bu hukuki girişimin, öte yandan içeride uluslararası rekabetten yoksun ve niteliksiz hizmet verilmesinin önünü açtığı ve farklı bir şekilde haksız rekabete yol açan kayırmacılığa dönüştüğünü da eş zamanlı olarak hatırlamak ve buna ilişkin önlemleri de düşünmek gerekiyor. 

“Uber”in yasaklanmasında olduğu gibi, İstanbul’da taksi plakası rantından yararlanan bir avuç spekülatörün çıkarlarını korumanın, ülkeye verdiği zararlar kesinlikle göz önünde bulundurulmalı. İstanbul ‘da taksi şoförlerinin tutumlarının, yurtdışında televizyon yayınlarına konu olduğu da unutulmamalı. 

Sonuç olarak; 

Bir takım önlemlerle uluslararası rekabete kapatılacak iç pazarda, tekelleşmeye yarayacak kısıtlamaların, Türkiye’deki seyahat acentelerinin çıkarlarını koruma kaygısıyla alındıklarına, kamuoyunu inandırmak sanıldığı kadar kolay olmayabilir.

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz

Diğer Yazılar

Cumhuriyet Caddesi 05 Ocak 2026

Sezon Biterken (2) 28 Kasım 2025

Papa Neden Geliyor? 07 Kasım 2025

Sezon Biterken - 1 18 Ekim 2025

Bodrum 23 Temmuz 2025

Sezon Nasıl Geçiyor? 16 Temmuz 2025