• 03 Haziran 2020 14:10
  • 0
  • 2 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Fırtınalı yılların deneyimi Türk turizmine yol gösterecek

Bu yazıyı dinleyin
Nazmi Kozak 03 Haziran 2020 Fırtınalı yılların deneyimi Türk turizmine yol gösterecek

Turizmgazetesi.com’un yeni yüzü devreye girince, dayanamadım. “Bir yazı da ben yazayım” dedim. Bilenler bilir, 2004 – 2012 yılları arasında epey yazım turizmgazetesi.com’da yayımlanmıştı.

Dünya tarihinde örneği yaşanmamış bir dönemden geçiyoruz. Bu olağanüstü dönem, aslında 30-35 yıl önce başlamıştı. Sonuçlarını yeni yaşıyoruz, ancak şimdi fark ettik. Nüfus artışı, çevre kirliliği, dünyanın güç dengelerinin değişmeye başlaması, teknolojinin insan yaşamının içine bodoslama girmesi…

Neyse, biz bugüne bakalım, Türk turizmine bakalım.

Şunu herkes biliyor; bu, Türk turizminin yaşadığı ilk sorun değil. Elbette bu denli küresel değildi önce sorunlar. 

Düşünün, 1985’lerde yoktan var olan bir sektör. Ne yatırımcı var, ne işletmeci, ne kalifiye eleman, ne yönetici… Çok değil 35 yıl öncesinden söz ediyoruz.

Şunu da inkâr etmemek lazım; 1960’lardan beri biriken deneyimler, yetişen kadrolar vardı, ama o kadar azdılar ki, pek gören yoktu!

Tam bir şeyler oluyor derken, 1990’daki Körfez Savaşı. Her şeyi, o güne kadarki birikimi yok etti. Bu Kriz’in bir faydası oldu. İç turizmi keşfettik, iç turizm gelişmeye başladı.

Sonrası, terör yılları. Her gün yaşanan bir sürü olay. Turizm de bundan doğrudan etkilenen bir sektör. 1995’lerin ortasından itibaren turizm sektörü kendine yeni yollar, modeller aramaya başladı. 

Buldu da.

Her şey dahil…

İşte o günlerin terör ortamını pas geçirtecek bir model oldu. Elbette bu sistemin öncesi vardı, ancak bir “kurtarıcı” oldu o günlerde. Sonrası, dünyada ilk 10’a giren bir sektör…

Yaşanan bir sürü küçüklü-büyüklü olay. 2000’ler Türk turizmi açısından önemli gelişmeleri beraberinde getirdi. Artık Türk turizmi alanına vakıf, işletmeci, yatırımcı ve yöneticiler çağına giriyordu. 

Turizmi bir “macera” ve “çok para” alanı görenler yatırımcılar birer birer sektöre terk ettiler. Kendi mecralarına çekildiler. 

Öyle sanıyorum ki, günümüzde Türk turizm sektörünün sahip olduğu deneyim başka hiçbir sektörde yoktur. Dünyadaki ülkelerde bile bu denli girişken, dünya pazarlarını avucunun içi gibi bilen yönetici kadroları olduğunu sanmam. 

İşte Türk turizmini girilen bu küresel badireden en az zararla çıkaracak olanlar da turizm sektörünün uzman, kalifiye kadroları olacaktır. 

Ortada 35 yıllık fırtınalı yılların birikimi var çünkü…