• 25 Eylül 2011 17:17
  • 0
  • 3 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Anadolu mirası anadolu'da kalmalıdır

Bu yazıyı dinleyin
Bener E. Kavukçuoğlu 25 Eylül 2011 Anadolu mirası anadolu'da kalmalıdır


Bener E. Kavukçuoğlu

Geçen hafta Berlin’de bulunan Pergamon Müzesi’ni konu etmiştik. Hazır konusu açılmış iken biraz daha deşelim istedik.

Bergama Sunağı’nın Anadolu’dan Almanya’ya götürülüşü ile ilgili birkaç farklı rivayet var.  Biz rivayetleri bir kenara bırakıp, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmi söylemini ele alalım.

“Bergama Zeus Sunağı : Alman Arkeolog Human  1871 yılında izinsiz kazılar yapmış ve Zeus Tapınağı gizlice, 1874 Tarihi Eserler Kararnamesine uygun  olmayan bir şekilde Berlin’e taşınmıştır. “

1910 – 1930 yılları arasında yapılan müze İkinci Dünya Savaşının ardından, 1990 lı yıllara kadar , Demokratik Almanya Cumhuriyeti ya da Doğu Almanya sınırları içerisinde kalmış , Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından iki Almanya’nın birleşmesi sonrası  Federal Almanya Devleti sınırları içerisinde girmiştir.

Türkiye bu konuda Alman hükümetine müracaat ederek, diğer bir çok eser gibi Zeus Sunağı’nın da Türkiye’ye iadesini talep etmiştir.  Detaylarını bilmiyoruz ama görünen Federal Almanya’nın konuyu çok da ciddiye almadığı.

2011 yılından başlayarak bir yıl süre ile ana sunum olarak  Zeus Sunağı’nı  ön planda tutan yeni bir sergi açıyor olması da geri iade konusunu pek düşünmediğinin bir kanıtı olsa gerek.

Heryerde demokrasi, kültürel özgürlükler ve benzeri konular da akıl ve de öğütler vermekten geri durmayanların kendilerine ait olmayan varlıkları gasp etmeleri ne kadar, o çok öğündükleri, demokrasi kültürleri ile uyumludur ayrı bir tartışma konusu .

Ancak ana çekim unsuru Zeus Tapınağı olan Berlin Müze Alanı’nın UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesine alınmış olması belki de çok daha fazla tartışılması gereken bir konu olmalı.

Herşeyden önce “Miras”  tanımlaması  bile tek başına bu noktada çelişkili kalıyor.

Eğer UNESCO,   Dünya Mirası Listesi adı altında yürüttüğü bu iyi niyetli girişimini listeye girecek olan bir kalıtın orijinal yerini önemsemeden , salt  gelecek kuşaklara nerede  olursa olsun korunarak bırakılmasını göz önünde tutarak değerlendiriyorsa  konu biraz iyi niyetin dışına çıkmış oluyor.

Gerçi  UNESCO  Dünya Mirası Listesine girecek ürünlerin belirlenmesinde öncelikle ülkelerin kendi sınırları içierisinde olan bu tip  ürünlerinin  tespitini yapıp,  UNESCO ya bildirilmesini öngörüyor ancak bu,  hali ile biraz tartışmalı bir ifade. 

UNESCO ile beraber  çalışan Dünya Müzeler Koney’i  ya da Dünya Müzeler Birliği’nin (ICOM) belirlediği ahlak kurallardan bir tanesi  “bir  ülkenin ya da kişinin kendisine ait olduğunu savunduğu ve yurt dışına  yetkili kişi ve/veya kurumlardan izin alınmadan ya da ulusal ve uluslararası kanunları ihlal ederek çıkarılan  eserlerin  o ülke ya da kişinin kendi kültürel ve/veya doğal mirasları olduğunu ispat etmesi durumunda   ilgili müzenin eseri derhal geri vermesi gerektiği”nin altını  çiziyor. Herhalde UNESCO’nun bakış açısının da bu ahlaki kural ile çelişmemesi gerekir.

 “Alman Arkeolog Human  1871 yılında izinsiz kazılar yapmış ve Zeus Tapınağı gizlice, 1874 Tarihi Eserler Kararnamesine uygun  olmayan bir şekilde Berlin’e taşınmıştır. “

Bakanlığın bu tespiti ICOM’un belirlediği ahlaki kural ile birebir uyuşuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu ve benzeri eserlerin tekrar Türkiye’ye iadesi konusunda çalıştıklarına inanıyoruz, ancak sadece resmi kanallar üzerinden yürütülen bu tip çalışmalar hali ile istenilen hızda yürüyemiyor. 

Aklımıza gelen bir öneriyi burada paylaşalım istedik:

ITB Berlin’e az  bir süre kalmışken  TUROFED ve TÜRSAB Bakanlık ile beraber bir dosya hazırlayarak ITB süresince konuyu gündeme getirse, konu üzerinde ilgili tüm tarafların da katılacağı bir tartışma, belki - ufak çaplı-  bir sempozyum düzenlese,  konu hem  uluslararası bir platformda da gündeme gelmiş olur, hem  Alman kamuoyu da az da olsa bilgilenmiş olur.

Sonuçta iyi bir çalışma ile Türkiye adına ciddi  bir kamuoyu oluşturulma şansı yakalanabilir. 

Diğer Yazılar

Stockholm sendromu 28 Mayıs 2020

Turizm yalanları 17 Mart 2020

Boş senaryo 13 Ocak 2020

Yok eden turizm 28 Ağustos 2019

Ateş bacayı sarmadan 13 Kasım 2011

İzindeyiz 29 Ekim 2011

'turkey ' siz turkey 16 Ekim 2011

Nemrut 04 Eylül 2011