• 11 Mayıs 2020 11:10
  • 0
  • 5 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

We are open = açıldık

Bu yazıyı dinleyin
Yavuz Ataç 11 Mayıs 2020 We are open = açıldık
 
Turizmde corona virüsü sertifikası hiç bulaşmak istemediğim bir konuydu. Mayıs ayının ilk  haftası, Hollanda’dan bir otelden “We are open (Açıldık)” diye bir mesaj gelince, WhatsApp’dan darısı başınıza diyerek otelci bir arkadaşıma gönderdim. Cevap olarak gülücük emojisi ile 109  sayfalık ”Konaklama Tesislerinde Covid-19 Yönetim Kılavuzu” diye bir çalışma dosyası aldım.
 
Neyse, ilk olarak o açıldık mesajını gönderen, Hollanda’nın en gözde sayfiye otelinin salgınla mücadele konusunda almış olduğu önlemlere bir göz attım. Elin oğlu, ayrıntılarla falan uğraşmayıp, hepsini bir sayfaya sığdırmış.. Bir iki dakika içinde okunuyor.
 
Otelimiz açılmıştır diye başlık attıktan sonra, lütfen otelimizin içinde ve tüm genel alanlarında sos-yal mesafeye dikkat ediniz. Check-in, check-out süresi alışmış olduğunuzdan fazla vakit alabilir. Asansör beklemeniz uzun sürebilir ama merdivenleri kullanabilirsiniz. Plajımızda tüm müşterilerimiz için yeterli alanımız mevcuttur ve mümkünse ödemelerinizde para yerine kart kullanınız uyarısını. Hijyen konusu 8 ve yeme-içme meselesine 10 başlık ayırmış. Her başlık en fazla on kelimeden ibaret ve malum konular. Yani ayrıntıya girmek bile imkansız.
 
Denize düşen yılana sarılır derler! Özellikle “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” şeklinde bir söylemden başka bir şey bulamayan turizm duayenleri ile “Tatil alışkanlıkları mutlaka değişecek, hemen hazırlıklara başlamalıyız” diyen danışmanları ‘ağızı açık dinleyen’ otelcilerimize yazımın başındaki Hz. Mevlânâ'nın sözünü tekrar hatırlatmak istiyorum...
 
“Aklı keskin adam, tencerede tatlı yemek mi var, sirkeli ve ekşi aş mi? Dumanından anlar..”
 
Şimdi gelelim karantina günlerinde Instagram, Periscope, Youtube vs. üzerinden canlı olarak yapılan ‘Corona-Show’ yayınlarına. Sormadığınız sorulara cevap alamazsınız derler ama kafası  sürekli meşgul görünen bizim duayeni unutmuşlar…
 
Corona virüsünün ülke ekonomisine vereceği zararın boyutu, daha önce yaşamış olduğumuz  krizlerle kıyaslanmaması gerektiğini anlatırken, hızını alamayıp; İkinci Dünya Savaşı'ndan beri en büyük krizle karşı karşıyayız dedi. 
 
Gülmemek için dudaklarını birbirine bastıran Talk-Show sunucusu ‘hocam’ diye hitap ettiği üçüncü kişiye kaş göz işareti yaparak, “İkinci Dünya Savaşına Türkiye girmedi ki” anlamına gelen bir şeyler söyledi. Gerçekten hoca mı bilmiyorum ama vermiş olduğu cevap, “Ses etme, bırak konuşsun” şeklinde olduğunu tahmin ediyorum. iPad’den izlediğim için, dudak hareketlerinden öyle anlaşılıyor...
 
Bu ekürinin isimlerini vermeyeyim. Çünkü mağdur olabilirler. Ama uzun yıllar önce aynı eküri ile bir toplantıya katılmıştım. O zamanlar çok daha sakin görünüyordu.. Gülmemek için dudaklarını birbirine bastıran duayenimiz. Türkiye’de turizm gelirleri ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki üzerine iki çift laf edip. “Türk turizmine yeni bir yol haritası gerekiyor” diye konuşmuştu.
 
Derin düsüncelere dalıp, bu adam şimdi neden bahsetiyor diye merak ediyorsanız, sakın ola ki internete girip arama motorlarına falan bakmayın. Çünkü Google'da "Turizmde Yol Haritası" diye yazdığınızda karşınıza çıkan sonuç sayısı 21 milyonun üzerinde...
 
Şu kadarını söyleyeyim; Babakale'den tutunda Başkale'ye kadar uzanan yol haritaları var. İşin tuhaf yönü her il, ilçe, bucak, belde, köy kendi yol haritasını hazırlamış. Cumhurbaşkanının bir zamanlar yapmış olduğu periyodik toplantılara niye muhtarları çağırdığını şimdi çok daha iyi anlıyorsunuz.
 
Oysa geçmiş yıllarda, bu güzel toplantılar “Turizm Haftaları" sebebiyle yapılırdı. İyi de olurdu. Devletimizin büyükleri, Belediye Başkanları, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanları, Emniyet Müdürleri, Jandarma Komutanları, Kültür ve Turizm Müdürleri, Emlakçılar Derneği Başkanları, Mal müdürleri, Muhtarlar ve turizm bölge sektör temsilcileri bir araya gelirdi..
 
Yazımı burada kesiyorum. Çünkü bulaşmayacağım üç konudan birisini budur. Gizli, saklı bir şeyim yok. Birincisi Turizmde Yol Haritası. İkincisi otellere verilecek Corona sertifikası. Üçüncüsü ise tesislerimizde yapay zeka kullanılması mevzusu. 
 
Kimse kusura bakmasın. Sırf bu sebepten dolayı tarafıma gönderilen dosyayı okumadım. Ama iPad’ime yüklerken açılan, 45’inci sayfadaki resimlerde gösterilen, “Ayak ile kapıyı acabilen pasif sisteminin” artık demode olduğunu söylemeliyim. 
 
Çin’de cep telefonu ile açılan acayip akıllı kapı kilidi sistemleri var…